Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Temmuz '07

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
430
 

Ağaç ve küçük kuş

Ağaç ve küçük kuş
 

Hani inanırsınız ya güvenirsiniz içinizden geldiğince konarsınız onun dallarına, sonra o anın gelebileceği aklınıza gelmezken bir rüzgar esiverir düşersiniz daldan... Anlamadan, dinlenmeden, durulmadan, alışmışken, henüz yorulmamışken... Şaşkınlık mı, hayal kırıklığı mı, sözleri duyduktan sonra kaçıp gitme isteği mi sizdeki bilinmez, hiç bilemezsiniz. Bilinmezliklerdedir o, sizden çok çok uzaklarda, başka bir kıtada, denizlerin belki de en derininde, sizin yollarınızın en uzağındadır, siz böyle istememişken...

Ve yine şiirler yakaladı beni kollarımdan;

Bir küçük kuş oldum.
Kondum bir dala, rüzgarlar esti direndim.
Sonra yağmurlar yağdı, şimşekler çaktı.
Küçücük bedenimde.
Ve yine kuytubir köşede dinlenmeye çekilecektim.
Sessiz bir yerde, huzur yapraklarında dolaşan bir ağaç buldum kendime.
Dallarında çiçekler vardı, mis gibi çiçekler.
"Gel" dedi bana.
Sanki Mevlana gibi "Gel ne olursan ol gel" diyordu
Gülümsüyordu içten, kalpten ve gerçekti gülümsemesi.
O ağacın huzur dolu kollarında dinlenecektim.
Hergün birbirimize hikayeler anlattık.
O bana çetin kışlardan, yapraklarından bahsetti.
Ben ona dostlarımdan, anılarımdan...
Bir yakınlık duydum ona o da bana.
"Ayrılma benden" diyordu "hep dallarımda olmana razıyım."
İnandım, güvendim, paylaştım, korkmadım...
Daha ne yapabilirdim?
Alıştım mis gibi çiçeklerine, rüzgar estikçe daha güzel kokuyordu dalları.
Gün geldi sustu ağacım.
Derin bir sessizlik çöktü omzuna sanki.
"Neden" diye sormaktan korktum.
Sorular ayrılıkları hızlandırırdı bence.
Daha fazla kalmak istiyordum yanında onun dallarında uyumak istiyordum.
Olmadı...
Zaman bize yenik düştü.
Ben bir rüya mı görmüştüm yoksa bütün bunlar gerçek miydi?
Birgün "Uç dallarımdan" "Uzaklara git." dedi.
Etrafıma bakındım, şaşkınmıydım, yorgun mu bilmiyorum.
Neden! bütün nedenler anlamsızlaştı bende.
Ben küçücük bir kuştum.
Şimdi büyümeye çalışıyorum.
Dallarında dinlendiğim o ağaç olmadan.
Kendime sorular sormuyorum artık.
Kendi kendimin yoldaşı olup uzaklara uçmaya çalışıyorum.
Onsuz...
Her yaşanan bana birşeyler öğretti.
Özgür bir ağaçtı o.
Bağımlılığı sevmiyordu, bağımlı kalmak onu korkutuyordu.
Şimdi anlıyorum.

Hayat istemediğimiz yollara sürükleyebiliyor bizi, istemediğimiz anları yaşatabiliyor. Bunun için tedbir almamalı, her anı doyasıya, sorgusuz sualsiz yaşamalı fakat devam edebileceğini de garanti altına almamamız gerekiyor.
Her güzel şeyin muhakkak ki bir sonu olabiliyor, bir başlangıcı olduğu gibi herşeyin...
O ağaç şimdi uzaklarda ama bir yanında yaşadıklarını saklıyor, her yaşadığından pay çıkartarak yaşıyor, bazı şeylerin de bedeli olduğunu biliyor. Belki de o bedeli ödüyor veye ödemiyor...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bende ikinciyim galiba okuyan yazını...ne güzel anlatmışsın..Kutlarım ablamı.Seni çok seviyom..:)

dilara arhan 
 09.07.2007 17:24
Cevap :
teşekkür ederim canım :))  09.07.2007 20:20
 

ilk ben okudum ben

sivyus 
 08.07.2007 21:26
Cevap :
ne mutlu size :))  08.07.2007 22:22
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 69
Toplam yorum
: 91
Toplam mesaj
: 47
Ort. okunma sayısı
: 664
Kayıt tarihi
: 17.10.06
 
 

Ben 1982 İstanbul doğumluyum. Selçuk Üniversitesi Süt ve Ürünleri ve Anadolu üniversitesi Çalışma Ek..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster