Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Ekim '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
447
 

Ah nasıl bir içerlemektir bu?

Ah nasıl bir içerlemektir bu?
 

Nasıl bir içerlemektir bu yapış yapış? Sıvanmış da her yanına kurtulamazmışsın gibi. Kara bir çamur bu. Biraz batan dünyanın içine, biraz gören çamurun doğasını, saplanır içine. "Tamam" der "Hal böyledir." Ve yine "tamam" der "Şimdi bunu kabul et." Nasıl bir içerlemektir bu kendi sözünü dinlemeden üzerine üzerine akıp duran?

İnsan ruhu ne kadar garip, ne kadar kırılgan, ne kadar narin... Doğruları yalan olunca ve inandıkları kül, nasıl da dağılıveriyor havaya o sımsıkı yapıştığı ruh. Ve o katlanılmaz boşluk. Tıpkı çıkarıp odanın ortasına atılmış bir giysi gibi öyle kederli ve öyle kendi halinde. Nasıl bir içerlemektir bu üstesinden gelemediğin?

Ve bilmek değiştiremeyeceğini, ne katlanılmaz zulüm. Öyle eli kolu bağlı durmak ve küfretmek olan bitene ne garip? Sözler, renkler ve cümbüşü hayatın... Ah ne katlanılmaz zulümdür olan biteni görmeyen göz, duymayan kulaklar içinde nefes almaya çalışmak. Nasıl bir içerlemektir bu her nefeste içine dolup duran?

Öylece durmuşsun hayatın içinde de dört yanın yalana kesmiş. Tir tir titremiş de belli etmemişsin. Başın dimdik durmuşsun sanki şaşmaz gibi. Ah nasıl da katılaşmış dışın içindeki eriyen dökülmesin diye yerlere. Erimiş de yakmış içini oysa bir volkan gibi. Nasıl bir içerlemektir bu ser verip sır vermeyen?

Ve nasıl bir umuttur bu hayata dair? Tüm olan biteni bir kenara itip ve tüm kırılmış parçaları bir şiirle bir şarkıyla yapıştırıp birbirine nasıl bir bütün olmaya çalışmaktır hayatın içinde? Ve nasıl bir gülümsemedir bu dudağının kıyısında "Bir gün elbet..." diye başlayan cümleler kurarak?

Ah nasıl bir yaşamaktır bu dalgalı denizler üzerinde bir batıp bir çıkarak? Nasıl bir yaşamak...

Fotoğraf: http://www.deviantart.com/print/1589656/

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Belkide anlattığınız; yaşamın, hayatın ta kendisidir..hemde soluk soluğa bi yaşamın.. Saygılarımla...

mavi nü 
 18.10.2007 18:18
Cevap :
Öyle mi dersin? Kimbilir belki de... Çok çok sevgiler...  18.10.2007 19:40
 

Yazınızı okurken içimde isyankarlık duygusu oluştu. Yalana, dolana, çamura karşı bir başkaldırı ki; umudu besleyen, onu yaşatan bir mücadelenin simgesi benim için. Dalgaların içinde savrulurken, yaşamın küreklerini sımsıkı tutun ellerinizde, sakın bırakmayın.

Hakan Şahin 
 18.10.2007 10:54
Cevap :
İsyan belki de içimizdeki en itici güç. Kendini bırakmamanın ve umutla yol alışın ilk adımı. Asıl kötüsü ne biliyor musunuz Sevgili Hakan Bey isyansız kabullenişler. İşte o zaman o çamura saplanıp kalır bacaklar. Adımlar ise hayal olur... Umutla ve korkmadan yola düşmeli şimdi...Sevgimle saygımla...  18.10.2007 11:04
 

Bir şarkı gibiydi hayat.Bazen içine en tatlı yalanları kattığımız,bazen en acısıyla değiştirdiğimiz,mırıldandığımız,kimi an haykırdığımız,kimi an da içimizden söylediğimiz bir şarkı...Öyle bir yaşamak,şarkı söyler gibi,susup dinler gibi,susturup haykırır gibi...Yüreğine sağlık.Sevgilerimle Fulya'm..

guguk kuşu 
 17.10.2007 22:59
Cevap :
Ah o şarkı bazen nasıl da kederli bir gırtlaktan dökülür. Sanırsın ki için dayanmaz o kedere... Bazen de nasıl umut saçılır hayata... siler atar tüm o kederi... Sevgimle canıma...  18.10.2007 8:53
 

İyi ki var. Yoksa çekilmezdi hayat ve dört yanını kesmiş yalan hakim olurdu ruhuna... Bazen bir acı hiç bırakmamacasına yapıcır ruhuna ve dilinden dökülen " bu acı geçtiğinde....." umut hep var... Ve o içimizdeki umut ışığının sönmemesi dileğimle... Sevgimle...

Hoşsada 
 17.10.2007 20:54
Cevap :
Bırak o yalanların kara çamurunu o çamura batan utansın sen yüzünde ışığın, kalbinde umudun yaşa yaşa yaşa... Dünya o kadar da yalana kesmedi... Derinlerde bir yerlerde hala masumiyet var... Sevgimle...  17.10.2007 21:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 408
Toplam yorum
: 4068
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 1068
Kayıt tarihi
: 17.06.06
 
 

Gazetecilik okudum... Ama gazeteciliği sırf yazabilme serüvenine bir adım daha yaklaşabilmek için ok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster