Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Ekim '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
2534
 

Nereden baktığına bağlı...

Nereden baktığına bağlı...
 

“Bana tepeden bakarsaniz, bir aptal görürsünüz. Bana asagidan bakarsaniz, tanrinizi görürsünüz. Bana tam karsimdan bakarsaniz, kendinizi görürsünüz” Charles Manson

Bu cümleyi ilk okuduğumda kimlere, nasıl ve nereden baktığım üzerine epey bir süre kafa yordum. Tepeden bakmak üzerine, aşağıdan bakmak üzerine ve tam karşısından bakmak üzerine... Kimlere nasıl bakıyorduk ve bunu hangi durumlarda nelere dayanarak yapıyorduk?

Mesela aşk konusuna bakışımız nasıldı? Çok klasik bir yönden bakarsak yani "aşk; bir köle efendi ilişkisidir." şöyle bir tablo ortaya çıkıyor; Aşık olduğumuz kişinin dizleri dibinde gibiyizdir. Neredeyse onu tanrımız(haydi Tanrımız demeyelim de efendimiz diyelim) haline getiririz. O dünyada olmuş ve olabilecek en harika varlıktır. Herkesten herşeyden üstündür hatta kendimizden bile. Onun dizleri dibinde olduğunuz sürece bize dev görünür. Tamam şimdi bu sersem sepet aşık hallerini bir fiske vurarak değiştirelim. Aşık olduğumuz adam/kadın öyle can yakıcı birşey yaptı ki aşk falan toz duman oldu. Şimdi durum ne oldu? Kim dev kim cüce? Şimdi yukarıdan bakan kim aşağıda olan kim?. Aşk toz duman. Zaten tüm aşklar karşıdan bakamamaktan toz duman olmaz mı? Eğer onu devleştirmesek tam karşısından bakmayı becerebilsek ve onda kendimizi görmeyi becerebilsek belki herşey çok daha yolunda gidecek. (bu efendi-köle durumunu aşmak lazım)

Peki ya arkadaşlar, yakın dostlar? Karşıdan baktığın ve baktığında kendini gördüğün değil midir onlar? Senden ona yansıyan ve ondan sana yansıyanlar... Belki de onu kendin gibi benimseyebilmenin tek koşuludur bu. Peki ya anne ve babalar? Onlar biz daha küçük bir çocukken gözümüze dev görünürler. Herşeyi bilen ve her sorunu çözebilen yetişkin kocaman insanlar. Hem beden olarak hem de ruh olarak büyüktürler. Zaman geçer birer yetişkin oluruz onlar da yaşlanmaya başlarlar. Ve herşey tersine döner. Anne ve babalarla tam karşıdan bakmak mümkün müdür?

Sonuç olarak hayatımızdaki insanlara hangi yönden baktığımız önemli belki de yaşanan sorunlar açısından. Yukarıdan ya da aşağıdan bakmak yerine tam karşıdan bakmayı bilmek ve onlarda gördüğümüz hataların bizde de, sırf insan olmaktan dolayı, mevcut olabileceğini, bizim de o hataları yapmamıza neden olacak durumlar içinde bulunacağımızı bilmek, önyargılarımızdan arınabilmek çok önemli. Belki de tüm iletişim sorunlarımızın çözümü nereden baktığımıza bağlıdır.

Konu Testi:

İlk satırlardaki sözleri söyleyen Charles Manson kimdir?

A- Nobel ödüllü bir yazar (eh bu bilgece sözleri de ancak böyle biri söyleyebilir.)

B-Emekli bir sigortacı ( Eh sigortacılık işinde öyle çok insan tanımış ki hayatı okumuş adam.)

C-Bir rock şarkıcısı ( Şarkı dediğinin felsefesi olmalı.)

D-Bir politikacı (Sözleri bir daha okumama bile gerek yok. Kesin yalandır.)

E- Bir seri katil (Neeeeeee?)

Siz hangi seçeneği işaretlediniz bilemiyorum ama yukarıdaki sözler bir seri katile ait. Şimdi lütfen bu sözleri tekrar, bunu bir seri katilin söylediğini düşünerek okuyunuz. Önyargı kapılarınızı açmak istemediğim için Manson'un kim olduğunu söylemeyi en sona bıraktım. Hatta daha iyisini yapalım; Sözleri tüm seçenekleri göre okumayı deneyin. Yani bir yazarın söylediğini düşünerek, emekli bir sigortacının söylediğini düşünerek, bir rock şarkıcısının söylediğini düşünerek, bir politikacının söylediğini düşünerek... Önyargı algılama üzerinde neler yapıyor deneyiniz ve kendi gözlerinizle görünüz. Buyrun efenim...

Fotoğraf: http://www.deviantart.com/print/9288/

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu sözü ilk okuduğum anda çok kişisel bir duyguyla söylenmiş olduğunu düşündüm. Kendini savunmak amacı ile söylenmiş gibi geldi. Ama inanın yine de bir seri katilin söyleyebileceğini düşünmedim. Demek ki çok okuyan üstelik felsefe okuyan bir katilmiş. İnsanlara hangi açıdan baktığımız her nekadar bizim karekterimiz ile ilgili olsa da karşımızdakinin toplumsal duruşu da bunu etkiliyor buna eminim.

Meltem Şahin 
 18.10.2007 15:01
Cevap :
Delilik ve deha arasında incecik bir sınır var derler. İnanırım bu söze. Felsefe okur muydu Manson bilmem ama hayatı bambaşka bir açıdan gördüğü kesin. Aslında insanlara nereden baktığımız hem kendimize hem de koşullara bağlı galiba. Belki çok daha karmaşık birşeylere... Sevgilerimle...  18.10.2007 16:49
 

Önemli olan, insanın kendine nasıl baktığıdır. Kişi başkalarınının haline ve pozisyonumuza göre biçimlendirir kendini istemez. Halbuki başkalarının haline kafa yormaktansa, kendisi ile barışık olmaya çabalamalıdır. Kendinden emin olduğu, tutarlı olduğu bir duruşun mücadelesini vermelidir. Üzerinde çok konuşulması gereken bir konuyu yazmışsınız. Not: Yazınızın başındaki özdeyişi bir yazarın söylediğini düşündüm, öyle olması gerekti sanki, ama soruyu sorduğunuz satırda yanıtın E şıkkı olabileceğini tahmin ettim. "Neeee?" tepkinizden ötürü. Son olarak, şimdi adını anımsayamadığım bir Fransız yazara söylenen övgü dolu sözlere verdiği yanıt aklıma geldi. "Hayır, ben sadece mutsuz bir kadının yazdıklarını yazıyorum."

Hakan Şahin 
 18.10.2007 11:27
Cevap :
Sevgili Hakan Bey, Aslında iletişim sorunlarımızın öyle çok kaynağı var ki belki de ilk başlamamız gereken nokta kendimize olan bakışımızı bilmek kendimizi iyi tanımak ve karşıdan gelecek olan durumlara ona göre davranmak. Önyargılardan arınmak ve sabit bakışlardan kurtulmak vs. bunun gibi pek çok aşılması gereken durum var. Not: Ben de ilk okuduğumda bu sözün bir yazara ait olduğunu düşünmüştüm :) Sevgi ve saygılarımla...  18.10.2007 12:04
 

Katil niye katil olmuş belli oldu??Ama itiraf etmeliyim,yazının sonuna kadar ve şıklardaki kendimce seçeneğimden sonra ve yanılmış olmamla önyargılı davranmış bulundum...Teşekkürler bu düşündürücü yazı için.Sevgilerimle:)

guguk kuşu 
 17.10.2007 23:28
Cevap :
Önyargılardan ne kadar arınmaya çalışsak da farkında bile olmadığımız ne çok önyargıya sahibiz ne yazık ki. Ve o önyargılar aslında hayatlarımızı algılarımızı nasıl da şekillendiriyor değil mi? Sevgimle...  18.10.2007 8:52
 

hayatımızdaki insanlara önce insan oldukları için ve sonra hayatımızdaki yerinden dolayı hep aşağından bakarız. En değerlimiz, en sevdiğimiz olurlar... Ve sonra... Kocaman bir hayal kırıklığı... Biz kendimiz gibi görmeyiz kimseyi... Ya aşağı ya da yukarı... Bakış açısı belirle hayat çizgini... Ya sağlam bir zemine basarak ya da ip üzerinde denge sağlamaya çalışarak... İletişim sorunumuz var elbet... Baktığımız yer ve kullandığımız dilden dolayı... Sevgimle...

Hoşsada 
 17.10.2007 21:07
Cevap :
Ah bu karşıdan bakışı gerçekleştirebilsek. Ah bir de kendimizdeki hataları görüp karşıya öyle bakabilsek o zaman ne kadar kolay olacak herşey... Bunu denemeli bunu başarmaya çalışmalı... Sevgimle...  17.10.2007 21:11
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 408
Toplam yorum
: 4068
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 1068
Kayıt tarihi
: 17.06.06
 
 

Gazetecilik okudum... Ama gazeteciliği sırf yazabilme serüvenine bir adım daha yaklaşabilmek için ok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster