Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Mayıs '13

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
768
 

Ahlaki değerler kayboluyor

Ahlaki değerler kayboluyor
 

Ahlaki değerler kayboluyor


Günümüz toplumunda ahlaki değerlerimizi kaybediyoruz. Ardından sadece izliyoruz nereye doğru gittiğini. Acaba bu değerlerin kaybolmaya başladığının farkında mıyız?

Ahlaki değerlerimiz yıllar öncesine kıyasla bir hayli yok olmuş durumdadır ve bu da tehlike çanlarının çalmaya başladığı anlamına gelmektedir gelecek nesiller için.

“Ahlaki değerler” diye adlandırılan kavram büyüklerin yanında bacak bacak üzerine atmamaktan konuşanların sözünü kesmemeye kadar, toplum içinde argo konuşmamaktan insanlara yardım etmeye, saygıya, sevgiye, dürüstlüğe…vs kadar pek çok manevi değeri kapsamaktadır ve bu değerler günümüz gençliğinde yok olmaya doğru gitmektedir. Henüz yok olmuş değildir; fakat üzerinde durulmadığı takdirde ciddi şekilde toplum sorunu haline gelecektir kuşkusuz.

Peki, bu ahlaki ve manevi değerler ne zaman ve nasıl oldu da yok olmaya yüz tuttu?

Bahsedilen bu değerlerin kaybolmaya başlamasında, şüphesiz artan TV dizilerinin ve magazin programlarının payı büyüktür. Bu diziler ve programlarda “modernite” adı altında yansıtılanların hiçbiri toplumun ahlaki değerleriyle örtüşmemektedir ve sürekli olarak yansıtıldığı için de normal olarak algılanmaya başlanmıştır. Zira bir kişi alışık olmadığı şeyleri devamlı görürse veya yaparsa artık normal saymaya başlayacaktır.

Yıllar öncesini hatırlayın. En azından 90’lı yılları… O yıllarda TV’lerde oynayan dizilerde, filmlerde öpüşme sahnelerinde kanallar değiştirilmekteydi büyükler tarafından. Günümüze geldiğimizde ise tablo biraz değişti. Öyle ki bırakın öpüşme sahnelerini sevişme sahnelerinde dahi kanallar değiştirilmemekte, bu gibi durumlar mahrem olarak sayılmamakta ve çocuklar bu sahneleri ailelerinin yanlarında rahatlıkla izleyebilmekteler.

Yine kanallarda oynayan diziler ve filmler vasıtasıyla kişinin amcasının hanımına, arkadaşının-kardeşinin sevgilisine göz koyması da olağan bir durummuş gibi yansıtılmakta ve bunlar batılılaşma olarak empoze edilmektedir. Ahlaki ve manevi değerlerle örtüşmeyen bu ve bunun gibi niceleri vardır TV ekranlarında yansıtılan. Kaleme alınsa sayfalarca makale yazılabilir kuşkusuz.

SONSÖZ:

Ve biz ne zaman bu duruma geldik? Bugün gözler önünde olan sahne maalesef budur. TV denilen alet insan yaşamını istediği şekilde değiştirebilmektedir. İnsanlar bunun farkına varmalı ve gelecek nesiller için tehlike çanları çalan bu durumu görmezden gelmemelidirler. Aksi takdirde, kalan bazı ahlaki ve manevi değerler de yok olacak ve tabir-i caizse mumla aranacak duruma gelinecektir.

www.hayritemur.webnode.com.tr

http://giresungundem.com/Yazar/hayritemur@hotmail.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

mustafa bey, öncelikle vakit ayırıp yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim. Suçlu olarak TV denen aletten bahsetmemin altında aslında sizin de bahsettiğiniz programlar yatmaktadır. üstü kapalı olarak bahsettim. yazıyı tekrar okuduğunuzda bahsedilen şeylerin sizin de söylediğiniz şeyler olduğunu göreceksiniz. Saygılarımla

Hayri Temür 
 15.05.2013 23:13
 

Ahlaki değerlerin büyük ölçüde erozyona uğradığı konusunda sizinle hemfikirim ancak suçlu olarak gösterilen "TV denilen alet" konusundan size katılmıyorum. TV adı üstünde bir alettir ve biz eğer sizin dediğiniz gibi ahlaksızlaşıyorsak bunda bir maddeden başka bir şey olmayan "alet" in ne günahı olabilir ki. Sorun o TV de seyrettiğimiz iğrenç programları yazan, çizen, kurgulayan, canlandıran edebiyatçılar, sanatçılar, bunları hoş gören siyasal, kültürel, hukuksal yöneticilerimizde değil mi? Bence ahlaktan önce giderek yozlaşan kültürümüzü ve kültürlerimize yön veren sözüm ona "AKİL ADAM" larımızı sorgulamamız gerekir. Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 15.05.2013 9:53
Cevap :
Mustafa bey, öncelikle yazımı okumak için vakit ayırmanızdan dolayı teşekkür ederim. yazımda bahsettiğim konu tamamen sizin de bahsettiğiniz şeylerdir. Biraz üstü kapalı olarak yazmış olabilirim. aslında yazıyı tekrar okuduğunuzda görecxeksiniz ki aynı şeylerden bahsedilmiş. tekrar çok teşekkür ederim. saygılarımla.  15.05.2013 23:17
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 22
Toplam yorum
: 6
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 1019
Kayıt tarihi
: 21.11.10
 
 

Hayri Temür, 1985 yılının Aralık ayına rastlayan soğuk bir kış günü Giresun'da dünyaya gözlerini ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster