Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Kasım '14

 
Kategori
Mizah
Okunma Sayısı
436
 

Aklın kadar konuş!

Aklın kadar konuş!
 

Paralı olması gerekenler beleş, beleş olması gerekenler paralı, gözünü sevdiğimin düzeninde! Düzen mi dedim ben? Garibim sözcük bile anlam değiştirmiş, düzen düzene anasını satayım!

         Sözcük demişken… İşte kesinlikle paralı olması gereken, hatta karne usulü dağıtılması uygun olabilecek temel kavramlardan biri. Hele de etrafta bu kadar lüzumsuz, amaçsız, vara yoğa konuşan, ahkam kesen, can sıkan tipleri gördükçe diyorum ki: Sözcük kullanımı kesinlikle karneye bağlanmalı!

         Haydi biraz açalım bu konuyu. Farz edelim gerçekten böyle bir sistemin içindeyiz. Günlük kullanabileceğimiz kelime sayısının 100 sözcükle sınırlı olduğunu varsayalım. Üstelik öyle kendi kontrolümüzde olan bir sistemle filan değil. Bildiğin çeneye takılan bir çip olsun ve 100. kelimeden sonra çene otomatikman kilitlensin.

         Çevremdeki çenesi düşük tipleri düşünüyorum ve o an onların bakışlarını hayal ederek katıla katıla gülüyorum şu an. Düşünsenize, daha anlatacak milyon konusu var, ama çene zınk diye kilitlenmiş. Bakışlar ölü köpek gözü. Mahzun ve pişman. İçinden “Keşke sabah herife saydırırken hepsini kullanmasaydım” geçiyor tabii. Ya da karısına. Gerçi tanıdığım tüm çenesi düşükler duramaz, el kol hareketleri hatta işaret diliyle yine beynimizi becerirler ya, neyse…

         Günlük 100 kelimelik hazne tıpkı telefon şarjı gibi olacak. 24 saat geçerli. Gece saat 00.00’ı gösterdiği an yeni 100 kelime hakkı gelecek. Ertesi gün aynı saate kadar tepe tepe kullan. Kullanmadıkların sıfırlanmayacak, birikecek. Etrafta hiç konuşmadan, tripli tripli dolaşan tipler gördüğümüz an anlayacağız ki önümüzdeki günlerde birine fena saydıracak! Kelime biriktiriyor haspam.

Elbette bu sistemde de tıpkı kontör gönderir gibi birbirine kelime borç vermek veya hediye etmek mümkün.          Düğünleri, sünnetleri, kutlamaları getirin gözünüzün önüne.

“Gelinin amcasından iki bin kelime. Damadın teyzesinden beş yüz kelime.” Etrafta fısıltılar, “Teyze hanım o çeneyle çok bile verdi. Amca bey de iyi ketumlardanmış ha! Nasıl da biriktirmiş o kadar sözcüğü.”  Cevap net, “Valla amca beyi tanımıyorum ama hanım teyze üç ay komada kalmıştı geçen yıl, o zaman birikmiştir.” Başka türlüsü ne mümkün zaten.

         Sistemi kendi yararına kullanabilecek en hayta tayfa okuldaki veletler olacaktır elbette. Öğretmenin sorduğu soruya bel bel bakacak. Sözcüğüm bitti numarası. Elektrikler kesildi öğretmenim demekten bin kat hayırlı.

         Bir de sözcükleri kumarda kaptıranlar ortaya çıkacaktır. Onca yıllık yatırım için biriktirilmiş tüm sözcükler barbut masasında sıfırlanmış. Süklüm püklüm eve dönen adamın edecek tek bir sözcüğü bile yok. Kadının ağzında tek bir söylem: “Geberesice!”

         Şöyle düşündüm de bu 100 kelimelik sistemin parayla pulla ilişkisi olmamalı. Yani zenginlerin çal çene konuşup, durma mal varlığından söz ettiği; siyasilerin bol keseden yalan dolanla garibim sözcük cahillerini sömürdüğü bir sisteme dönüşmemeli. Yoksa özellikle siyasiler, üç sözcükle kandırır garibim kimsesizleri. (Kimsesiz ya, durma sözcük birikiyor hanesinde.) Politik kurnazın,  “Sizi kimsesizlikten kurtaracağım” demesi yeter. O salak da inanır buna.

         İyi bir şey çıkmalı bu durumdan. Örneğin sözcük zenginliği yerine anlam derinliği ortaya çıkmalı. Düşünce gücü oluşmalı, zeka gelişmeli, duygu genişliği artmalı. Ki olur da zaten. 50 sayfalık kitabın 20 ciltlik ansiklopedi değerinde birikim ve derinlikle dolu olduğunu düşünsenize. Onu o kadar sözcükle yazabilmek için ne kafa patlatırdı yazar! Elbette resim, müzik, dans, pandomim altın çağını yaşardı.

         Gerisini siz hayal edin. Sözcük hakkım bitti. :)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Muhteşemsiniz Emine hanım, o parlayan ışığınız daim olsun. hayal dünyamı büyüttünüz, selamlar sevgiler

Cemile Torun 
 18.12.2014 23:58
Cevap :
Asıl selamlar, sevgiler benden size Cemile hanımcım. :) Var olasınız...  11.02.2015 5:59
 

Emine Hanımcığım bu sistemi tuttum ben. Yalnız bir önerim var; "ay biter, kullanılmayan sözcükler yiter" olmalı. Birikim olmasın mümkünse...:) Zavallı insanları kandırmak için kimse ağzını açamaz o zaman. Duygular bakışlarda yoğunlaşır. Hem belki de kaybettiğimiz romantizm geri gelir...:) Ne dersiniz?...:))) Oooohhh ne güzel olur...:))) Selamlar, mutlu kalın...

Ayşegül HAYVAR 
 19.11.2014 22:06
Cevap :
Bak bu hiç aklıma gelmemişti. Doğru ya! Sırf suskun kalsınlar diye fakir fukaraya makarna dağıtır, onların kelimelerini çalar bu denyolar! Vallahi doğru... Pih!.. Bak çok kızdım şimdi :) Sistemi batırdık :))) Çok teşekkür ederim aydınlık bakışınıza güzel insan... Bin sevgim ve saygımla...  19.11.2014 22:57
 

Sevgili Emine Hanım, keşke sözcük hakkınız bitmeseydi :) Çok güzeldi gerçekten. Okurken çok keyif aldım. Sevgilerimle..

Papatya Tarlası 
 19.11.2014 16:25
Cevap :
Okurken keyif alan Papatya Tarlası, isminiz kadar naif bir yorum aldım sizden. Çok teşekkür ederim. :)  19.11.2014 22:58
 

CAN'ımsın... Hoş geldin... Geçen gün bir yorumumda andım seni, sizleri. Kim bilir belki de telepati kurmuşumdur:) En çok O ''Ölü köpek gözü bakışlar'' hoşuma gitti. Düşünsene... Hahha Ayrıca ben bu fikre karşıyım arkadaş! Bazılarının ağzını bağlasan, başka yerleri konuşur ki! Yani öyle olan da şu an az değil! Düşünsene binlerce, milyonlarca oluyorlarmış! Sen koru Ya Rabb'im :) Sevgilerimle kalemi, kendi muhteşem kadın. Allah dimağına zeval vermesin. Ve... Hep bizle kal...

Ay Şen 
 19.11.2014 14:21
Cevap :
Amanın! Ürktüm kız! Vallahi! Ağzı olan konuşuyor diyoruz, sözcük kısıtlaması gelirse, dötü olan konuşur ki vay halimize! Hazırki dötler yetmiyormuş gibi bir de :) Hahahahahahahhahah :))) Allah senin iyiliğini versin emiiiii! :)) Çok güldüm çoookkk... Ben senin telepatik güçlerini de severim, senin güzel sözcüklerinizi de. Ben seni seviyorum tatlı kadınnnn.... :)   19.11.2014 15:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 135
Toplam yorum
: 3783
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 3040
Kayıt tarihi
: 23.07.08
 
 

Eğitim sürecinin bazı bölümleri Almanya ve İngiltere'de olmak üzere en son PAÜ'den eğitim uzmanlı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster