Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Temmuz '13

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
242
 

AKP ve Tayyip Mısır için ne yapabilir?!

Mısır'da acı verici politik gelişmeler öyle basitinden Mübarek'in iktidardan indirilişi, Mursi' ve Müslüman kardeşlerin katılımın çok düşük olduğu bir seçimle iktidara gelişi ve darbeyle indirilmesi ve en nihayet bu katliamlar meselesi değildir. Benzeri olayları, diktatöryal rejimlerimlerin ama daha önemlisi zihniyet olarak halen laikleşememiş tüm İslam ülkelerinde bulmak mümkündür. Şu anda durgunmuş gibi görülen memleketlerde bile çok geçmeden benzeri olaylar gündeme gelmeye devam edecektir.

Demokrasi meyveleri yalnızca sandıktan bir iktidar çıkarılarak yenilecek bir yönetim sistemi değildir.

Çağımızda dine şeriata dayalı anayasası, dini dogmalardan arındırılmamış eğitim kurumları ve üniversiteleri olmayan tüm devlet ve toplumların er geç varacağı nokta ya din ve mezhep kavgaları ya da dinden de dünyevi işlerden de herkesden çok anladığını iddia eden ordu veya oligarşik darbelerdir.

Şimdi AKP hükümeti ve Tayyip Mısır'a bakıp çok demokrasi yanlısıymış gibi atarlanıyor, isyanlardaymış gibi görülüyor ama esas derdi kendileri gibi sandığı kullanarak ikidara gelmiş sunni şeriatçı bir iktidarın işleri eline yüzüne bulaştırmış olmasının verdiği endişedir. Sanılıyordu ki Müslüman Kardeşler iktidar olunca Mısır'ın tüm sorunları yağdan kıl çeker gibi değilse istikrarlı bir şekilde yavaş yavaş çözülür, bir sandık kurmayla bir İslam ülkesi demokrasi yıldızı olur böylece laik olmadan demokratik olunabileceği Mısır örneğiyle ispatlanır... oysa ki Mısır'da gerçek anlamda laik bir demokrasiyi isteyenlerin esamesi okunmuyor. Ne darbeci Sisi ve ordu, ne bunların taraftarı göstericiler ne de Mursi ve İhram yanlıları şeriat açmazından kurtulabilmiş değiller. Kendinin öyle bir kaygısı olmayan AKP ve Tayyip de bunlara ne iktidara geldiklerinde aman anayasanızı bir an önce laikleştirin dememiştir, bekleyelim bakalım ne olacak taktiği güdmüştür.

Gördük ki bu çağda içinde laikbir siyaset anlayışanı savunanların nüfusun büyük bölümünü oluşturmayan toplumlarda istikrara kavuşmak mümkün değildir. Dini siyasete hergün daha şiddetle karıştıran, eğitim kurumları ve üniversiteleri hergün daha fazla din çemberine sokulan Türkiye'yi de hiç şüphesiz benzeri istikrarsızlıklar beklemektedir. Gezi olayları bunun için yalnızca bir ön istasyondur... üstelik AKP ve başı Erdoğan bu ilk semptomda kötü bir sınav vermiştir, sorunu daha fazla demokrasiyle çözmek yerine toplumun öteki yarısına darbe yapmayı, şiddet uygulayamayı tercih etmekle kalmamış; yandaşlarıyla karşı tarafı karşı karşıya getirmek için elinden geleni yapmıştır.

Anlaşılan o ki, AKP ve Tayyip'in Mısır konusundaki feryat figanları sorunun temelindeki anlayışla ilgili değil, yalnızca sandık aritmetiğine gönderme yapan yüzeysel bir belagattır. Böyle bir kafanın Mısır'ın siyasi sorunlarını çözmeye yönelik söyleyeceği ve yapacağı bir şey olmadığı gibi Türkiye'yi de benzer bir ortama çekme riskini her geçen gün büyütmektedir. Önce kendi bahçene ve kafana çekin düzen ver ki sonra başkalarının işine burnunu sok; sanki kel olalı kendi kafana merhem buldun da başkasına reçeteler yazıyorsun...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 60
Toplam yorum
: 147
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 1300
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

Arkeolog olarak arkeoloji, Eski Çağ tarihi, günümüzde sit ve çevre sorunları başlıca ilgi alanlar..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster