Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Ağustos '14

 
Kategori
Üniversitelinin Sesi
Okunma Sayısı
6780
 

Aksaray Üniversitesi'nden özetle

Aksaray Üniversitesi'nden özetle
 

Aksaray Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü, 4.sınıf öğrencisi İlkcan Alkurt olarak sizlere okulumu tanıtmak adına bu yazıyı yazıyorum.

Aksaray Üniversitesi; Aksaray şehrinde, Ankara’ya otobüs ile 3 saat, Konya’ya 1,5 ve Kayseri’ye 2 saat uzaklıkta bulunan, Tuz Gölü ve Şereflikoçhisar’dan 1,5 saatlik uzaklıkta bulunmaktadır. Kampüs arazisi geniş ve verimsiz topraklar üzerine kuruludur. Kampüsün bataklık üzerine kurulu olduğu sıkça söylenir. İkinci bir kampüsü Kayseri yolu üzerindedir. Mevcut kampüsten daha büyük, toprakları mevcut kampüse göre yeşil alana daha verimli bir alandır. Ancak bu kampüs faaliyete geçmemiştir, uzun bir süre de geçeceğe benzemiyor. Şu an kullanılan kampüste yaşam metropollerden gelenler için sıkıcı, bunaltıcı, çekilmez gelebilir. Kayıt yaptırmak için gelen metropollerden gelen öğrenciler “Ben nereye geldim” diye iç geçirip, derin bir kedere boğulabilir. Bu tespit yaşanmış örneklerle kanıtlanmıştır. Ancak her üniversite hayatında olduğu gibi dürüst, güvenilir, hayattan zevk almayı bilen insanlarla arkadaş ortamı edinebilirseniz, yıllar su gibi akıp geçebilir. Nereye geldim benler, ne ara geçtiler evrimine uğrayabilir. Kampüs içerisinde bir adet rektörlük binası bulunmaktadır. Bu bina İİBF binası ile bitişiktir. Yazının kapağında bulunan fotoğraf İİBF ve Rektörlük binasının akşam çekilmiş bir karesidir. Çok detaya girmeden her bölümden biraz bahsetmek gerekirse, rektörlük binası ile ilgili çok fazla söylenecek bir şey yoktur. Rektörlük bölümüne geldiğinizde size gözlerini dikip, sanki her an bombalı saldırı yapacakmışsınız gibi size bakan bir güvenlik ve bir danışma görürsünüz. Şehir efsanelerine göre rektörümüzün odasının dışında bir adet kart veya göz okumalı çelik bir kapı yer almaktaymış. Dedim ya şehir efsaneleri bitmez, kulaktan kulağa, her örs, çekiç, üzerinde bir yerler mutlaka değişir. Keşke bu yazacağım da bir şehir efsanesi olsaydı ama rektörlükten 100 metre ilerideki yemekhaneye rektörümüzün makam aracı ile gittiği sık görülmüş, acı bir gerçektir. Rektörü seven, sevmeyen herkesin, rektörün öğrenci ile iç içe oluşu hoşuna gider, sempati kazanır. İİBF binasına girişte masa tenisi hemen göze çarpar. Ali Kıbrıs adında bir gerçekle karşılaşırsınız ki, boş zamanlarında öğrencilere o masada hezimet yaşattığı çoktur. Hemen sonrasında gözünüze iç mimari ve merdivenler ilişir. Eliniz asansöre gider, ama katların tuşu çalışmaz. Çok sonra anlarsın ki o asansör mal taşımak içindir, yani öğrenci bir kutu kâğıt kadar değer etmez. İİBF içerisinde bulunan kantin fena sayılmaz, özellikle sigara kullanıyorsanız, kışın sigaranızı soğukta içmek yerine çok küçük ama tepesi ve yanları kapalı bir kısmında içebiliyor olmanız, ufakta olsa bir kardır. Kantinin hemen bitiminde açık bir alan ve bir adet çardak ile 2 adet ufak dut ağacı bulunması da içinizi bir nebze de olsa açabilir. Mühendislik binası kampüse girişte sağ tarafta, karşılaştığınız ilk binadır. Kantini İİBF kantinine göre geniş ve otantik bir görünümü vardır. Duvarda asılı olan kilimlerden tutun, tatil yerlerinde taburelere kadar, Anadolu motifi kokar. Kampüste bulunan en eğlenceli ve vakit geçirmek için ideal 2 mekândan birisi çarşı, diğeri kapalı yüzme havuzudur. Bir de stadyum yapılıyordu, bugün gördüm fotoğraflarını, çok bir işi kalmamışa benziyor. Kapalı havuz temiz, bayan-erkek hem ortak hem ayrı günleri bulunan, bekleme salonu gerçekten çok şık ve konforludur. Eğitim Fakültesi sizi en çok kızdıracak yerlerden biri olabilir. Çünkü toplu taşıma sıkıntısı bulunan Aksaray’da hele ikinci öğretim okuyorsanız dolmuşları en çok dolduran bölümdür. Mühendislikte okuyorsanız, akşam araca binebilmek için uzun bir yürüyüş yapabilirsiniz. “Ben yürürüm arkadaş” diyen arkadaşım, biraz kış mevsimini, yağmuru, çamuru düşün. Fen Edebiyat Fakültesi çok sık gittiğim bir yer olmadığından bana güzel gelen tek yeri kantini. İnterneti hızlı, her modem altında bir masa başında 7-8 kişinin toplandığı bir görüntüyü görmemek mümkün değil. Çarşıyı anlatmak gerekirse işin en güzel tarafı yazarken bile sıkılmamak diyebilirim. Girişte sağ tarafta sizi bir kafe karşılıyor. Eski adı ve sahipleri daha iyi olmasına rağmen, şimdiki hali de fena sayılmaz. Sol tarafta kebap yiyebileceğiniz bir mekân ve onun gece gece icat çıkaran, çakma şefi ve oranın patronu dışında güzel bir yerdir. Bu kebapçının hemen sol tarafında erkek ve bayan berberi, onların yanında bir adet dönerci bulunmaktadır. Çarşıya girişinizde tam karşınızda market bulunmaktadır, evet sigara da satılmaktadır. Sağ tarafında yine yemek mekânları bulunmaktadır. Şu son zamanlarda şehirde ve kampüste o kadar gıda sektörüne yatırım yapıldı ki ya Aksaray’da yaşayanları obez zannediyorlar, ya da obez yapmak istiyorlar. Şehir içerisinde bir tane hastane yokken, bin bir çeşit lokanta bulunmaktadır. Şehirde hastane yok sanmayın var elbette, ama hangi ile daha yakın desem bilemiyorum. Biz çarşımıza dönecek olursak üst tarafta karşımıza Akademi çıkıyor. Akademi içerisinde çeşitli oyunların oynandığı, maç günleri canlı maç yayını yapan, balkonu bulunan, her öğrencinin gittiği, sahibinin Kızılderili olduğu düşünülen Ercan ağabeyin yeridir. Karşı tarafında öğrenciye, sanki o öğrenciye muhtaç değilmiş de, öğrenci ona muhtaçmış gibi kaba davranan bir fotokopici bulunmaktadır. Yeni açılan Türkcell bayiini de unutmayalım. Bir diğer bölüm Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu’dur. Bu bölüm okulda sürekli karşınıza çıkan, normal öğrencilerin gözünde “Kas deposu” diye adlandırılan, okulun yedi gün, yirmi dört saat eşofman ve şortla gezen öğrencilerinin oluşturduğu bölüm olup, kantini en geniş ve küçük süs havuzu bulunan yeridir. Gelelim benim için en önemli kısmına… Mezuniyetin yapıldığı, şenliklerin düzenlendiği, girişi güzel bir alan içerisinde bulunan Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk heykeli, okulun en anlamlı yeridir. Hele ki yan tarafında “Abdullah Gül ve Hayrunnisa Gül adına ağaçlandırılmış bölüm” diye tabelası bulunup, 3-5 ot dışında bir şey bulunmayan ağaçlandırma alanıyla karşılaştırıldığında eşsizdir. Yüksekokulların bir kısmını anlatma fırsatım olmadı, ancak bu bir özet yazısıydı, merak edilen bölümler olursa, tercih etmeyi düşünen, ya da bu sene gelecek olan öğrenci dostlarımız için, istedikleri konu hakkında detay verebilirim. Şimdiden ağzınızı “Aksaray il olalı kaç sene oldu teyze/amca” diyerek yaşadığınız ilin artık, başka illerin ilçesi olmadığını anlatmaya alıştırın.

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kardeş sen yenisin galiba diyerek bir espiriyle söze başlayıp ordan mezun olmuş biri olarak uzun uzun üniversitenin eski durumundan bugünlerine geldiği noktayı anlatmak isterdim.Lakin...Lakin o kadar yorum yazacak satır yok.Ama yazını beğendim.Tebrik ederim.

kartal kara 
 13.09.2014 22:33
Cevap :
Daha eski bir jenerasyon tarafından okunmak ve beğenilmek güzel Asüdaş ;-)  14.09.2014 17:41
 

Olumlu ve olumsuz yönleriyle iyi tanıtım.Kutlarım.

Hüseyin Başdoğan 
 09.09.2014 18:38
Cevap :
Teşekkür ederim, sağ olun :)  09.09.2014 20:08
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 54
Toplam yorum
: 32
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 358
Kayıt tarihi
: 15.11.10
 
 

04.09.1991 Ankara doğumluyum, Ankara'da yaşıyorum. Aksaray Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimle..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster