Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Mayıs '10

 
Kategori
Günübirlik Turlar
Okunma Sayısı
1180
 

Anarşik Teyzem'le Yavaş Şehirde...

Anarşik Teyzem'le Yavaş Şehirde...
 


Dikkat ettiniz mi bilmem? Anarşik Teyzem’den uzun zamandır hiç bahsetmiyordum. Anarşik Teyzem kışı İstanbul’da kuzeninin yanında geçirdi.

Artık sıkıldım. Dayanamadım ve çağırdım. “Kışı geçirdin, bahar geldi geçecek ve sen hâlâ oradasın, reva mı bu?” diye sitemlerimi de belirttim telefonda.
Dayanamadı geldi. Ben çağırmasam geleceği de yoktu.
Geçtiğimiz hafta onun evinin birikmiş işleri ile uğraştık. Nihayet bitti işler.

Hadi dedik bugün, şehir dışına sakinliğe gidelim, yaprakların hışırtısını, martıların carıldamasını dinleyelim.
Ben "Urla" dedim, o “artık bıktım” dedi, “sakin şehir Seferihisar’ı ne zamandır görmedik, cittaslow ünvanını aldıktan sonra ne gibi değişiklikler olmuş, bizzat tespitlerimizi kendimiz yapalım” dedi.

Tamam. Atladık arabaya, bastık gaza…
Allahım geçtiğimiz haftaya kadar bahar sadece takvimlere gelmiş, yaşama gelmemişti.
Bugün gelmiş. Hem de nasıl. Yolda güneş kucağıma bi oturdu ki, öfff dedirtti resmen.
Seferihisar’a gelenleriniz varsa, Seferihisar kavşağından sonra, Sığacık’a giden yolun güzelliğini de bilir. Bugün daha da güzeldi. Yeşilin her tonu ve nefisss çiçek kokuları. Parfüm gibi desem, o güzelim mis gibi kokularını salan çiçeklere hakaret olacak. Hiç öyle suni değildi. Çektik ciğerlere mis kokuyu.

Sığacık’a geldik.
O da ne? Arabayı her zamanki yere park ettik. Ben “yavaş şehir” ünvanını aldıktan sonra buraya, motorlu araçların giremeyeceğini düşünmüştüm. Hiç de değil. On beş sene önce araç durumu nasılsa bugün de aynı...
Ne iş? Anlamadım doğrusu. Hele bi de bi “vızzzt vızzztt” diye ses çıkaran acayip bi motosikletler yok mu, onlar da cirit atıyor. Eee ne anladım bu işten?
Sayın Tunç Soyer ne zaman kalkacak bu motorlu taşıtlar? Bi anda hayallerim yıkıldı doğrusu.
Anarşik Teyzem’de sinir oldu. O uzun zamandan beri, kalenin üzerine yapılan evlere takmıştı kafayı. Hâlâ öyle duruyor. Birazdan aşağıda şekil 1-a ve şekil 1-b de durumu belgeleyeceğim.

Onun dışında bi kaç ev beyaza boyanıp, pencerelerinin etrafı turuncu renkle boyanmış.
Bi çay bahçesinde oturup sağdan soldan, memleketten konuştuk her zamanki gibi…
Otur otur nereye kadar, hareket lazım.
Kalenin oradan sağa kıvrıldık. O kadar tenha ve güzeldi ki… Deniz, balıkçı tekneleri, masmavi gökyüzü, ve yemyeşil tepeler…

Deniz kenarına oturup, ayaklarımız denize doğru uzattık. Denizde tiki bi yengeç piyasaya çıkmış afili afili yürüyordu.
Martıların sesini, ağacın yapraklarının çıkardığı senfonik müziği, denizin sesini dinledik. Ruhlara epey bi iyi geldi.
Ruhlara enerji depoladıktan sonra, kalktık. O da ne? Bir bankın önünde ayçekirdeği kabukları bi ton. Ne bu ya? Ne bu? Kardeşim her şey de yasaklarla mı olacak?
Bunun inisiyatifi sizin elinizde olmaz mı? Ayıp değil mi? Cık cık cık… Bakmayın böyle yaptığıma gerçekten de çok kızdık. Şekil 1-c de görebilirsiniz…
Şimdiye kadar pek bi icraat göremedim, en azından motorlu araçların girmeyeceğini düşünmüştüm Ama umut ediyorum ki yavaş yavaş olacak.

***

Buranın rüzgârı çok meşhurdur. Teos plajı yüzmek için çok elverişli değildir. Fakat sörf yapmak için ideal bi plajdır.
Bu da demek oluyor ki, yenilenebilir enerji için epey müsait bi yer.
Araştırdım: 4 antik hamam, 12 tarihi eser kategorisine girebilecek cami, 11 tümülüs, 2 antik kent, 1 harabe, 1 antik ada, 1 tarihi kale, 1 antik taş ocağı, 1 şehitlik anıtı, 1 ılıca ve en az 10 tane tarihi eser kategorisine girecek konut varmış.
Araştırma yapmışken bi de belediyenin sitesine girip, citta slow hareketi hakkında neler yapmışlar bir bakayım diye düşündüm. Ve hemen düşündüğümü uygulamaya koydum.

Demir Demirkan citta slow gönüllüsüymüş. Ve Twitter’da takipçileriyle birlikte sözlerini yazdıkları “yavaş yaşamalı” şarkısını Seferihisar’a hediye etmiş
Belki sizde “gönüllü” olmak istersiniz. O halde bi iyilik yapayım da size, formun adresini vereyim.

www.cittaslowseferihisar.org/gonullu-ol.htm

Tunç Soyer konuyla ilgili şöyle konuşmuş: “Arkadaşlarımız, güneş enerjili bir bisiklet üretti. İlçede, rampaları pedal çevirmeden çıkmaya olanak sağlayan bisikletler olacak. Fayton uygulamasını başlatacağız. Belirli saatlerde kent merkezine motorlu araç almıyoruz. Görüntü kirliliği bulunan bir caddemizi tamamen yenileyeceğiz. 20 ressamla sürdürdüğümüz çalışmalar neticesinde, apartmanların cephesinin boyanması, kolonların taş kaplanması, klimalara ahşap ızgara yapılması ile pencere ve balkonlara sardunya konulmasına karar verdik. 4 bin sardunya yetiştiriyoruz. 1 binada çalışmalar başladı. Gönüllü öğrenciler tarafında sürdürülecek çalışma ile hem sakin kriterlerini yerine getireceğiz hem de yerel yönetimlere uygun maliyetle kentin çevresini değiştirmenin mümkün olduğunu göstereceğiz.”

Evet biliyorum. Her şey hemen gerçekleşmez. Ama sayın başkan Tunç Soyer lütfen şu “vızzzt” diye ses çıkaran garabet motosikletleri kaldırmakla başlayın işe. Ve sonra araç girmesin. Dışarıda bi yerde park edelim araçları ve hep yürüyelim, ne egzoz dumanı olsun, ne gürültü, ne de yer işgal etsin.

Kolay gelsin. Başlamak bitirmenin yarısıymış, diyor Anarşik Teyzem. Vınnlıyoor sizi…

“YAVAŞ YAŞAMALI” isimli şarkının sözleri

Karınca kararınca diyip çıkmak lazım yola
Fazla bir şey almamalı insan yanına
Yollarda saklıdır sürprizler nasıl olsa
Gözlerini kısıp, dalıp ufka gitmeli ara sıra
Hayatı yavaşYavaş yavaş hayatı
Sindirerek yavaş yavaş yaşamalı
Her sabah uyanmak aynı güne
Günleri çoğaltmaktan başka neyi değiştirdi
Yine buğulu görüyorum dünyayı sanki
Sen misin yorgun olan dünya
Yoksa ben mi
Hayatı yavaş yavaş
Yavaş yavaş hayatı
Sindirerek yavaş yavaş yaşamalı

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Aslında gerçekten anarşik teyze var mı diye de sorcaktım da, sormadıydım... Sevgilerimle canım arkadaşım...:))

sufi-su /Emel Yeşilkayalı 
 11.11.2010 22:19
Cevap :
Belki de herbirimizin içinde var o, haksızlıklar karşısında ortaya çıkıyor:) Not: Nesli ile röportaj yapacağım senin sayende arkadaşım, bakalım nasıl olcak:) İlk kez denicem. Çok sağol. Sevgilerimle canım arkadaşım:))  11.11.2010 23:39
 

Çok güzel bi gün geçirmişsiniz ve senin asıl anlatmak istediğin şeyi anladım ama...fotoğraftaki kişiyi ablana benzettim de... merak işte, nolur kusura bakma Nilüfer'cim, anarşik teyze yoksa Neslişah ablan mı? Sevgilerimle arkadaşım...:)))

sufi-su /Emel Yeşilkayalı 
 10.11.2010 22:17
Cevap :
Hayır o değil:)) fotoğraftaki benim ve sana bi sır vereyim, anarşik teyze benim içimdeki bi teyze, pek belli etmiyorum ama aslında "o" benim:)) Sevgilerimle canım arkadaşım:))  10.11.2010 23:15
 

GEZGİNİMİZ GÜNEŞİ GÖRDÜ :=))))

Sokrates 
 09.05.2010 10:16
Cevap :
İvett:))  09.05.2010 14:11
 

Ne hoş bir yazı olmuş. Ayrıntı gözlemleri nefis. Okurken resmen yavaşlıyor insan. Ama biz burada her geçen gün biraz daha hızlanmak zorunda kalıyoruz maalesef. Her şeyi hızla tüketmeye dayalı bir anlayış herkesi teslim aldı. Oradaki yavaşlığın kıymetini bilin :) Sevgiler.

Murakami 
 05.05.2010 9:41
Cevap :
Yazımı beğenmenizden mutlu oldum:) Şehir hayatı insanı hızlandırıyor, özellikle İstanbul... Arada yavaşlamak, doğayla başbaşa kalmak, güzel oluyor. Sürekli yaşanılır mı bilemiyorum? Ama şimdi siz de haksızlık etmeyin İstanbul'un değerini bilin. Çok güzel orası:) Selam, sevgilerimle...  05.05.2010 10:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 246
Toplam yorum
: 1381
Toplam mesaj
: 276
Ort. okunma sayısı
: 988
Kayıt tarihi
: 15.02.08
 
 

..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster