Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Eylül '10

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
628
 

Anayasa değişikliğinin nedeni

Herşey Cumhurbaşkanının ‘Önümüzde bir fırsat var, bu fırsat kaçırılmamalı’ ifadesiyle başladı. Başlangıç noktası, hükümetin hazırladığı ‘Kürt açılımı’ projesiydi. Teroristlerden hangilerinin Kandilden, hangilerinin Mahmur kampından gelecekleri, iki taraf arasında önceden kararlaştırılmıştı. Taraflardan biri eğer hükümetse (olaylarla da bu sabit), diğeri kimdir acaba? Habur Kapısından giren, gerilla kıyafetli teroristlerin sözüne bakılırsa, bu Yassıadadaki teroristbaşı Abdullah Öcalanın ta kendisi, ‘Biz buraya, teslim olmaya değil, başkanımız Abdullah Öcalanın emri üzerine geldik’ dediklerine göre.

Hükümet hazırlıklı, PKK sempatizanları ise haberliydiler, teroristler Habur Kapısında karşılandı... Yola çıkan bu ilk kafileler yorgundur, bekletilmemeli kaygısıyla olsa gerek, hükümetin talimatıyla hududun yanıbaşına seyyar çadır mahkemeleri kuruldu, yargıçlar görevlendirildi. Öte yandan, haberli partizanlar da, PKK uzantısı siyasal partinin çağrısıyla, onbinlerle Habur Kapısına dayandılar ve terorizmin sembolü gerilla kıyafetli bu kişileri coşkuyla karşılayıp onlarla kaynaştılar...

Bu olaylar olagelirken, Recep Tayyip Erdoğan hâlâ ‘İyi şeyler oluyor, umut verici gelişmeler var’ diyebiliyordu. Bravo doğrusu! Ve neden sonra, yurdun dört bir yanından yükselen infial zirveye ulaşınca, ayılmış olmalı ki ‘Demek zamanını iyi değerlendirmemişiz’ kaygısıyla, Avrupa’dan yola çıkmaya hazır PKK kafilesinin gelişini durdurdu.

Cumhurbaşkanı Gül’ün ‘Bu fırsat kaçırılmamalı’ ifadesiyle yönlendirilen birinci yol (PKK ile uzlaşma) çıkmaza girerse, ikinci bir yol derhal hayata geçirilir elbette. İşte o, şimdi halk oylamasına sunulan Anayasa paketinin içinde saklı. Bağımsız Yargı, Yasama ve Yürütme organlarının emrine, yani iktidarın emrine veriliyor. Demokrasinin temeli, kuvvetler ayrılığı ilkesine bağlı Yasama, Yürütme ve Yargı güçlerinden, Yasama ve Yürütmeyi elinde zaten bulunduran iktidarın, Yargı gücünü işlevsiz kılması hesaplanıyor.

Anayasanın ihlâlini, yürütmenin haksız karar ve icraatlarını önlenme işlevi gören bağımsız Yargı iktidara bağımlı kılınırsa, sonuç ne olur siz düşünün!

Çağdaş yaşamı göstergesi özgür yargı, özgür basın, özgür eğitim, özgür düşünceden eser kalır mı?

Ne diyordu Recep Tayyip Erdoğan ‘Hedefe ulaşmada demokrasi bizim için bir araçtır’. Özdüşüncesini beraklaştırdı ve yeniden Erdoğan şunu söyledi ‘Varılmak istenilen amaçlar, hedefler vardır. Yahu hiç demokrasi bir amaç olabilir mi?’.

Peki Atatürk bu konuda ne diyordu! Çok partili döneme geçiş çabasını durdurmak zorunda kaldığı zaman bile, yılmadan ‘Bu defa da olamadı, ama halkla elele, adım adım demokrasiye mutlaka erişeceğiz’.

Cumhuriyetin bize gösterdiği yol da budur. Devletimizin kuruluşunda, cumhuriyetle demokrasi içiçedir, birbirinden ayrılamaz. Ne yazık onu bir araç gibi görüp, uluorta kulanarak hırpalayanlara...

Recep Tayyip Erdoğan kadın-erkek eşitliğine de karşı. ‘Kadın-erkek eşitliği olamaz’ diyor. AKP’nin görüş ve uygulamaları da aynı yönde. Kadına tesettür, erkeğin birkaç kadını imam nikâhıyla alıvermesine göz yumulması, çalışan kadınlara süpheyle bakış, vs. Oysa, Milli Mücadelede Anadolu kadını yemedi, cepheye erzak verdi; giymedi, askere çorap ördü, fanila dikti; yaralıları taşıdı, yanlarında bekledi; soğukta, yağmur, çamur demeden kağnısıyla cepheye mühimmat taşıdı, omuzunda obüs taşıdı... ve fazlasıyla hak etti, erkeğiyle eşit olmayı.

Atatürk diyor ki ‘Kadınları sosyal hayatta yer almayan millet, yarım millettir’. Türk kadınına tüm alanlarda eşitlik, seçme ve seçilme hakkı 1934’te Anayasada yer aldı.

Demokrasinin üç ayağından birini işlevsiz kılan, demokrasiyi topallatan, gösterdikleri fedakârlık ve yurt sevgisiyle eşit vatandaşlık hakkını çoktan kazanmış saygıdeğer kadınlarımızın eşitliğini kabul edemeyen bu zihniyeti de, biz kabul edemiyoruz.

İşte bunun için köylü, kentli, bütün kadınlarımızı 12 Eylül oylamasına katılmaya çağırıyoruz!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yalçın beyin sade ve nesnel saptamalarına katılıyorum. Tüm kadınlara yaptığı çağrıyı destekliyorum.

cem berksun 
 08.09.2010 11:38
Cevap :
Türk kadınının erkeğiyle eşit haklara kavuşmasından - bugüne tam 76 yıl geçti -. Bu konuda ne kadar başarılı olabilmişiz, bunu da şu hemen önümüzdeki halk oylaması belirleyecek. Vatandaşlık haklarını bütünüyle savunmaya çağırıyoruz, değerli Türk kadınlarını. Görüş birliğinize teşekkür edşyorum, saygılar.  08.09.2010 16:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 48
Toplam yorum
: 16
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 463
Kayıt tarihi
: 02.04.09
 
 

10 Şubat 1931'de Ankara'da dogdum. Ilk, orta ve liseyi "Galatasaray" Lisesinde tamamladim. Isviçre, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster