Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Ağustos '06

 
Kategori
Ankara
Okunma Sayısı
2631
 

Ankara, Ankara güzel Ankara

Ankara, Ankara güzel Ankara
 

On yedi yaşımdan yirmi üç yaşıma kadar olan, hayatımın altı yıllık döneminde Ankara’da yaşadım. On yedi yaşına kadar, Orta Anadolu’da, büyük ölçekli bir ilçede devam eden hayatım, Hacettepe Üniversitesi’ni kazanmamla birlikte altı altın yıl sürecek Ankara macerama kapılarını açtı.

Tahsilimi bitirmemi müteakip yaklaşık bir sene İstanbul’da işim gereği yaşadıktan sonra, dokuz yıldır da İzmir’de hayatımı devam ettirmekteyim. Üç büyük şehrin de tadına bakmış birisi olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki yaşamak için hiç düşünmeden İzmir’i tercih ederim. Son derece medeni yapısı, ışıl ışıl insanları, körfezi, kumrusu, Karşıyaka’sı, yakın çevresindeki onlarca cennet köşesi ve sayamadığım yüzlerce, başka güzelliği ile İzmir yaşanası bir memleket bana göre.

İstanbul’a gelince. İstanbul, kanaatim odur ki sadece Türkiye’min değil dünyanın en güzel şehri. Tarihi ve doğal dokusu, yüzyılların her köşesine, taşına , toprağına sinmiş asil kokusu ile gerçek anlamda bir dünya kenti değildir de nedir? Ama gezmek için. İstanbul’da yaşamak gerçekten çok zor ve meşakkatli. Hele bir de bizim gibi İzmir’in rahatlığına ve sakinliğine alışmışlar için gerçekten de hiç tercih edilir değil.

Ankara bu iki şehrin neresinde kalıyor peki? Ankara benim gözümü açtığım şehir. Ankara, ayaklarımın üstünde durmaya başladığım, bir sürü ilki tattığım, heyecanlarımın şehri. Unutulmaz anılarımın düzenli güzergahı, hayatımın gülümseyen girizgahı. Sekiz-dokuz senedir göremiyorum O’nu. İnanın gözümde tütmekte.

Yıllarca kaldığım evimin bulunduğu 100.Yıl Sitesi, 15.Yıldız blok. Altındaki Gima mağazası. Hemen karşı çaprazındaki tekel büfecisi Şeref. Sola doğru yolun devamındaki Arjantin Pide Salonu’nun bıçkın, Bala’lı patronu Aşur. Okulumun bulunduğu Beytepe kampüsü. İki sene kaldığım yurtlar, C-18-1. Feycan, Siyanür ve Tivoli. Beytepe otobüsüne bindiğim Milli Kütphane-Bahçeli son durak. Emek 8, Emek 4 ve Bahçeli 7. caddeler. Kıraç mantı. Tabi ki Kızılay, tabi ki SSK İş Hanı. Ulus, Kale.

Ve tabi ki Sakarya Caddesi. Ancak bardağımın yarısını içebildiğim ilk biram. Bol acılı yediğimiz tantuniler, üzerine yangınımızı söndürmek için içtiğimiz fıçı biraları. Ormancılar lokali, Kumsal, Rumeli İşkembecisi.

Öyle güzel olaylar, öyle güzel dostluklar, sevgiler yaşadım ki Ankara’da. Ankara gözümün açıldığı şehir. Ankara umutlarımın yeşerdiği, hayata daha bir başka bakmaya başladığım kent.

Seni çok seviyorum Ankara. Seni görmek ister her bahtıkara.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu üç şehir konusundaki fikirlerinize tamamen katılıyorum. Ankara'yı gezdim,gördüm,en yakın arkadaşım orada okuyor ve ondan Ankara'nın insana nasıl bir bağımlılık yaptığını biliyorum. İstanbul ise gerçekten dünyanın en güzel şehirlerinden,ancak orada yaşayabilmek ciddi anlamda fedakarlık gerektiriyor. İzmir ise ileride yaşamayı hayal ettiğim şehir. Deniziyle,havasıyla,doğal güzellikleriyle,kültürel ortamıyla,yaşama rahatlığıyla hayallerimdeki şehir... Sevgilerle...

Nazlı Gürkaş 
 19.10.2007 2:35
Cevap :
On dört ay önce yazmış olduğum bir yazıma, böylesi dolu bir yorum almak beni çok mutlu etti. Değerli katkı ve paylaşımınızın devamını diliyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum Sayın Gürkaş.  20.10.2007 9:19
 

ben de doğma büyüme ankaralıyım. hayatımın yarısı ankarada, diğer yarısı istanbulda geçti. uygun koşullar olursa izmiri denemeyi ben de istiyorum ama yaş 40a yaklaştı. sizin bence en güzel yıllarınız (öğrencilik yılları) ankarada geçmiş. bu da etken olabilir ankara sevdanıza..yaşamak için gerçekten en güzeli izmir, kıymetini bilin. selamlar..

Ahtapot 
 10.08.2006 16:41
Cevap :
İlgi ve yorumunuz için çok teşekkür ederim. Ankara yıllarımla ve sevdamla ilgili tespitinizin altına imzamı atıyorum, tek harfini değiştirmeden. İzmir'in de kıymetini inanın sonuna kadar biliyor ve bu şehri kana kana yaşmaya gayret ediyorum.  10.08.2006 17:14
 

Be ne güzel bir yazı, bu ne hoş bir Ankara aşkı!Ben de Ankara'da açtım gözümü, ve tam da anlattığınız nedenlerden ötürü benim de aklım hep İzmir'de yaşama fikrinde..Çünkü denizsiz olmuyor, Ankara birçok açıdan benim için de çok özel ama ben denizi özlüyorum, ben yeşili özlüyorum, ben adalarda olmak, deniz iklimini solumak istiyorum..Hala Ankara'dayım orası ayrı..

hjghf 
 04.08.2006 23:57
Cevap :
Nazik ve içten yorumlarınız için çok teşekkür ederim. Ankara'da olabilmenin de tadını bol bol çıkarın derim. Sağlıcakla kalınız.  07.08.2006 8:27
 

Sizin gibi diğer şehirleri gezme,oralarda yaşama şansım olmadı.Ama şunu biliyom ki Ankara benim yerim.Nereye gidersem gideyim özlemim olur benim.Ankara çoğu kişiye çirkin gelen şehir,yaşanılması zor şehir belkide.Ama benim yaşamım....teşekkürler yazınız için.Başarılar diliyorum.

Nurdan YILMAZ 
 04.08.2006 18:05
Cevap :
İlgi ve yorumunuz için çok teşekkür ederim. Ankaranın; insanı, kendine bağımlı kılan bir tarafı olduğu kesin. Sigarayı bırakan bir tiryakinin yemekten sonra kahve içerken yaşadığı sıkıntıları, yazımda belirttiğim gibi ben yıllardır Ankara'yı içime çekmek için yaşıyorum. Sağlıcakla kalınız.  07.08.2006 8:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 1055
Toplam yorum
: 2447
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2408
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

İzmir'de yaşıyorum.    Çok uzun yıllar öncesinden başlayıp, hiç ara vermeden bugünlere kada..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster