Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Şubat '07

 
Kategori
Anne-Babalar
Okunma Sayısı
1031
 

Anne veya baba olmak..!

Anne veya baba olmak..!
 

Anne ve babalarımız. Kimimizin bin şükür hala hayattalar, kimimiz çoktan yitirmişiz, damağımızda kalan eşsiz tatlar gibi hep hatırlar, hep hasret duyar olmuşuz; ama ne çare. Gidilmiştir dönülmez yere, vuslat ancak mahşeredir.

Peki bilebilmişiz veya bilebiliyormuyuz değerlerini? Haklarını ödeyebildik mi? İster bilerek bin gayretle ödemeye de çalışsak veya umursamadan geçip gitsek de, bizim için yaptıklarının karşılığı yoktur. Kimbilir nelerden fedakarlık ederek bugünlere getirmişlerdir bizi. Uykularından mı, kıyafetlerinden mi, eğlencelerinden mi ve hatta yiyeceklerinde mi. Kimbilir..!!!

Karşılıksız sevmenin en çok anlam bulduğu yer bir annenin gözleridir muhakkak. O bakışın içine sığdırdığı o kocaman sevgiyle canından bir canmış gibi bakar yavrusuna. Ya babalar. Onların durumu çok farklıdır. Bir sevgili arkadaşımın dediği gibi:

"Hadi anne tamam, bedensel bir bağ oluştuğu için anneyle yavrusu arasındaki bu büyük sevgiyi anlıyorum da, babayla yavrusu arasındaki bu sevgi nasıl bu kadar kuvvetli olabiliyor. Çünkü anne gibi bebeğiyle arasında bir fiziksel bağ oluşmuyor?"

Burasını da ancak YARADAN biliyordur. Yüce MEVLA insanoğluna veya daha doğru bir ifadeyle yaratııklarına duyduğu şefkati anlatmak için sizce hangi sevgiyi baz alıyor? ANNE şefkatini. Benim şefkatin bir annenin yavrusuna duyduğu şefkatin binlerce kez üstündedir diye duyuruyor. Demek ki dünya üzerinde bu sevgiden daha büyük bir sevgi yok.

Hepimiz netice itibarıyla bir evlat olduğumuza göre bize ne düşüyor. Onların bize açtığı kocaman kalblerine eş olmasa sa onlara yüreğimizi sonuna kadar açmamız ve onlara hak ettikleri sevgiyi verebilmemiz. Aslında bizim anne-babamıza nasıl davrandığımız, kendi çocuklarımızın bize nasıl davranacaklarının ipuçlarını veriyor. Ne gösterirseniz karşılığında da onu alırsınız, bu kadar basit.

Anne-babanın önemini ve onlara layık oldukları sevgi, hoşgörü ve sadakatin gösterilmesi ALLAH' da önemle vurgulayıp:

"Eğer onların biri veya her ikisi de senin yanında bulunursa onlara tevazü kanadını gererek sahip çık, en küçük bir kötü söz söyleme, artık onlar çocuk gibidirler, buna göre muamele et..! diye buyuruyor.

Ama bana göre asıl vuruculuk MEVLA' nın şu sözünde yatıyor:

"Tapınılacak tek varlık ALLAH' tır. Eğer kulların birbirlerine secde etmesini istemiş olsaydım EVLADIN ANNE-BABASINA secde etmesini isterdim..!"

Ve insan anne-babanın ne kadar önemli olduğunu çoğunlukla da ancak kendisi anne veya baba olduğu an anlayabiliyor. Keşke bir ilk "anne", "baba" dediğimiz dönemden sonra hep bilebilseydik. Maalesef bazı şeyler yaşanarak daha iyi anlaşılıyor.

Hoşcakalın..!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

yazınızı ilgiyle okudum ve uzakta üniversitede okuyan oğluma mail olarak gönderdim. İnsanları doğruya yönlendiren yazılara selam olsun. saygılarımla.

fatma dalay  
 01.06.2007 23:33
 

Genç yaşta bunu anlamak biraz zor sanki. İnsan sıkılıyor yakın alakadan. Özgür olmak, kendi ayaklarının üzerinde durmak istiyorsun, aile desteği olmadan. Hayattan darbeler almaya başlayınca da ailene daha yakın olmak istiyorsun. Hele bir de en sevdiğini, babanı kaybettiysen, annene daha bir sıkı sarılıyorsun. Daha yakın geliyor onunda seni bırakabilme ihtimali. SAYGILAR...

Sema GÜZEL 
 27.04.2007 21:16
 

hayatta en değerli varlık anne ve baba dır nedeni ni her zaman sorardım yaşım 35 oldu ve evlat sahibi olunca anladım anne ve babanın değerini sevgilerimle değerlerini bilmemeli

metehan mollamehmetoğlu 
 17.02.2007 11:57
 

Beşir Bey,şu iş koşuşturmacasından uzak kalıpta, özlemi daha çok içimde yaşayacağım pazar gününde, annemi ve babamı içimi sızlatarak özlettiniz. Annem ve babam uzaktalar ve ben onların yokluğunu evimin kapısından içeriye girdiğim andan itibaren hissediyorum. Annem olsa mutfaktan çıkar geldin mi kızım, babamsa ooo kızım gelmiş diye karşılardı beni diyorum. Bizi çok zor şartlarda büyütler, yemediler yedirdiler, giymediler giydirdiler sözü benim ailem için söylenmiş sanki. Okul hayatım boyunca harçlık aldığım günler sayılıdır, onlarıda biriktirmeye çalışırdım anneme geri verebilmek için. Veremediler çünkü YOKTU. Onlar o kadar zorluklar yaşadılar ki, onlar için gerekirse şu anda ölürüm ben. Ne zaman babamın sevdiği İbo söylese radyodan yada annemim ben çocukken sesini sonuna açarak dinlediği Ferdi, elimde olmadan başlıyor gözyaşlarım akmaya. Helede Fatih Kısaparmağın,"BU ADAM BENİM BABAM"parçasını sonuna kadar dinleyebilmiş değilim. Ben annemi ve babamı çok seviyorum. Değerlerini bileli

Duygu Cerav 
 11.02.2007 16:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 410
Toplam yorum
: 458
Toplam mesaj
: 89
Ort. okunma sayısı
: 3268
Kayıt tarihi
: 13.04.06
 
 

Bilgisayar, elektronik, internet alanındaki son gelişmeler. Tüketici elektroniğindeki trendler. Otom..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster