Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Ekim '12

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
126
 

Arsız iştahı

Arsız iştahı
 

pigifts


Benimsediğim bir tespittir: “Herkes işini yapsın!”

Bunda karşı çıkacak bir şey yok gibi görünüyor değil mi?

Ama “işler” öyle yürümüyor; çoğu işini eğreti tutuyor, bir çoğu da her dala bez bağlıyor.

Roller karışıyor, topluma rol model oluşturması gerekenler, kendilerini tekzip ediyor.

Şarkıcı film çeviriyor, sinema sanatçısı gazinoda şarkı söylüyor…

Ünlenmiş futbolcular, yazar, yorumcu ya da antrenör olarak eskinin hatırına ödül bekliyor…

Başarılı bir akademisyen, mesaisini, enerjisini medyatik olmak uğruna sarf ediyor…

Örnekleri çoğaltmak, absürt olanlarla ekranlardan “alıntı” yapmak mümkün ama yeri değil.

Oysa, çok iyi bir hukukçunun yeri Adalet Saraylarıdır, çok iyi bir doktorun yuvası, hastahane…

Peki bu karmaşa neden yaşanıyor?

Sanayi toplumu iş bölümüne, iş bölümü geçerli mesleklere, ilerleme ise iş birliğine dayanır.

Bir insan, mesleğinin hakkını verdikten sonra elbette, hobi anlamında hayatın değişik alanlarıyla dilediğince ilgilenebilir.

Ama o ilgi alanlarının da gerçekte profesyonel birer meslek dalı olduğuna saygı duyması gerekir.

Yok değilse, hem ekmekler küçülür, hem de nitelikleri bozulur… Olan biraz da budur.

Bizim sanayi toplumuna ilerlediğimiz arabalarda, tüketim tekeri hızla döner, üretim tekeri ise patinaj yapar…

Senkronize değiliz. Takım oyununda yokuz. Adama bağlanır, onun da ayağına taş bağlarız.

Ve bizimki gibi tüketim toplumlarında insanların emeklerine önem verilmez…

Gün, kurtarılır!

Toplumun duygusal yönden doyurulması için arsız bir iştaha sahip olanlar bulunur;

Bu tipler, “önce parlat, sonra bir köşeye at” misali “sabah programlarında” kullanılır…

Ekonomisi iş yaratamayan, diploması geçerli meslekler sağlamayan bir toplumda;

Uzmanlığın değeri, iş bölümünün önemi kalmaz. Herkes her şey, hiç kimse hiçbir şeydir!

Böyle bir ortamda telif haklarının korunması, düşünce ürünlerinin hakça değerlemesi zordur.

Rastlantı… Piyango… Talih… Kader…

Adımızdan sonra en çok kullandığımız sözcükler değil midir?

Dahası bu gerçeğin yüzümüze vurulmasından da hoşlanmayız!

Böyle bir devranda, yapı harcında zerre kadar emeği olmayanlar, baş köşeye kurulur.

İnsan gücü planlamasından gocunan, “adama iş yaratan” siyasetin, yozlaştırdığı toplumun hasılası da, budur!

  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 374
Toplam yorum
: 193
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 476
Kayıt tarihi
: 16.08.06
 
 

Merhaba! Toplumsal, siyasal, ekonomik ve kültürel olgularla ulusal ve evrensel düzlemde ilgilenme..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster