Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Mayıs '11

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
352
 

Askeri darbe psikolojisi

Genelde son askeri darbe olan 12 Eylül 1980 tarihinden sonra doğanlar için askeri darbe ortamını ve bu ortamın yarattığı psikolojiyi bilmez derler. Bu tespit elbette doğrudur, yaşayanlar kadar bilinmez fakat post-modern darbe olarak bilinen 1997 yılındaki 28 Şubat süreci ile 27 Mayıs 2007 e-muhturası ile gerçekten siyaset ile ilgilenmeyen ve depolitize olmuş olan 1980 sonrası kuşaklar darbeler tarihine merak salmıştır ve araştırmaya başlamıştır. 

Henüz 2003 yılında yapılmak istendiği iddia edilen Balyoz Harekat planı ile gerçek bir askeri darbeden ucuz mu kurtulduk yoksa zaten böyle bir tehlike yok muydu yargı sürecinden sonra göreceğiz. Ancak artık hemen hemen bütün Türkiye vatandaşlarının farkettiği gibi askeri darbe iyi birşey değildir. Cumhuriyet kurulduğundan beri askeri öven bir eğitim sistemimiz olduğu için askerimizi eleştirmek bize zor geliyordu, bizler için TSK en iyi ve en güvenilir kurumdu, bütün askerlerimiz son derece iyi eğitimli kişilerdi. TSK kadar büyük bir kurumun içinde kötü niyetli kişiler olabileceğini bile düşünemiyorduk. Şimdi geriye dönüp baktığımızda AKP'nin askeri vesayet etkisini kırmış olması yapmış oldukları iyi şeylerden önemli bir tanesidir. Çünkü hiçbir gerçek demokraside askerlerin söz söyleme hakkı yoktur. Asker ülkesini korumakla yükümlü ve savunma bakanına dolayısıyla hükümete bağlı memurdur. Eğer gerekirse askeri güç kullanma yetkisini meclis askere verecektir. Meclis kararı dışında askerin kendi insiyatifi ile güç kullanması ve iktidarı ele geçirmesi kabul edilemez. 

Laikliğe karşı odak olduğu anayasa mahkemesi kararı ile tescillenmiş olan AKP ile laik ve cumhuriyetçi kesim 8 yıldır siyasi ve politik arenada mücadelesini tam olmasada yüksek oranda demokratik bir şekilde sürdürebiliyor. Bu duruma bütün vatandaşların sevinmesi gerekmektedir. Artık AKP laikliği kaldırmanın kolay olmadığını iyice anlamış görünüyor, cumhuriyetçi laik kesim ise askere güvenmeden kendi başına rejimin nasıl korunacağını öğrenmiş gibi duruyor.TSK ise artık insiyatif alarak siyasete müdahale etmenin bir fayda getirmediğini ve işleri daha karışık hale soktuğunu görmüş gibi. 

Taşlar ve dengeler olması gerektiği şekilde yerine oturdukça bütün taraflar birbirlerini daha iyi anlayacaklardır ve Türkiye daha çok yaşanabilir bir ülke olacaktır. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

sizde, her bilinçli bir insan gibi darbelere karşısınız. Ben de karşıyım. Evet, TSK dış savunma gücü olarak ülkesini korumakla yükümlüdür. Kışlasına dönüş yapmıştır. Ama yazınızda anlamadığım ; 1- Tehlikenin var olup olmadığını yargıdan sonra göreceğiz, bu kurumun içinde kötü niyetli kişiler olabileceğini bile düşünemiyorduk derken, nasıl bir çelişkidirki bu henüz ispatlanmamış, onaylanmamış bir yargı süreci varken nereden biliyorsunuz bu kişilerin suçlu olduğunu? 2- Askerlerin hiç bir demokrasi de söz söyleme hakkı yoktur. Öyleyse sizin deyiminize göre haklarını arayamayacaklar, konuşamayacaklar, ülkenin gidişatını tartışamayacaklar. Rejime karşı sus pus olacaklar. Yok böyle bir şey. Anayasamızda yer alan maddede koşullar gerektiriyorsa, rejim, halk, irade, yönetim şekli uyuşmuyorsa, söz konusuysa müdahele edebilir. 3- Siyasi ve politik arenada 8 yıldır tam olmasa da demokratik mücadelesini sürdürüyor. Halkın sevinmesi lazım. Yine yukarıdaki açıklamalar ile bir çelişki söz konusu.

Ergun Oskay 
 02.06.2011 3:57
Cevap :
Ergun Bey, askerler olarak bakmayalım, herhangi bir devlet görevlisi hakkını sonuna kadar elbette arayabilir. askerler tabiki haklarını sonuna kadar arayabilirler ama bunu taraf olarak değil, elindeki silaha güvenerek değil, kanunlar çerçevesinde yapmalıdırlar. yargıya gidebilirler, bir üst makama başvurabilirler. herhangi bir darbe girişimi olup olmadığını yargı süreci sonunda göreceğiz, her kurumda olduğu gibi TSK içindede hata yapan insanlar olabilir, elbette henüz yargı kararını vermemişken vardır diye kesin hüküm veremeyiz. kimin yaptığı önemli değil AKP veya CHP kim olursa daha çok demokrasi için attığı her adım ülkemiz için daha iyi olacaktır, tabiki gerçek demokrasi adımından bahsediyorum. umarım kafanızdaki soru işaretlerini kaldırabilmişimdir.  03.06.2011 20:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 12
Toplam yorum
: 6
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 338
Kayıt tarihi
: 30.11.10
 
 

Incentive ve incoming proje yöneticisi olarak çalışmaktayım. Kitap okumak ve yazı yazmak fırsat b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster