Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Aralık '11

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
293
 

Asmalı Konak

Asmalı Konak
 

Katılanlar: Rıza Güneş (inşaat mühendisi), Hülya Demirci (harita mühendisi), Aytuna Çekerek (mimar), Ali Kemal Durdun (İnşaat yüksek mühendisi), Sezgin Bıçak (Jeoloji mühendisi), Sevdiye Özvanlıgil(mimar mühendis), Sertan Bayluca(sanatçı), Hüseyin Uslu (Karadere köyü muhtarı)

ALİ KEMAL DURDUN(İNŞAAT YÜKSEK MÜHENDİSİ):Hepiniz hoş geldiniz. Sayın Korkut rahatsızlığı nedeniyle toplantımıza katılamayacağını bildirdi. Kendisine geçmiş olsun diyoruz. Ülkemizde alabildiğine yaygın hatta dünyaya da açılan bir inşaat işleri profili var. Şüphesiz mevcut potansiyelimizle de ülkemizi inşaat alanında kalkındırırız. Ama makro düzeyde yeni fikirler, yeni açılımlar gerekiyor. Bizler de işte bu nedenle yazarların, düşünce adamlarının bu konulardaki inceleme, araştırma ile düşünce ve yaklaşımlarını tartışıyoruz.

Sayın Korkut internette bir sitede kendi çapında yazılar yazan birisi. Kendisini Hülya Demirci hanımefendi önerdi. Konuşmaya değecek görüşleri olduğunu söyledi. Malum bizler de ilgili yazıları inceledik ve savunulan görüşleri tartışacağız.

SEVDİYE ÖZVANLIGİL(MİMAR MÜHENDİS):Sayın Korkut’un ”MEGA KENTLER” adlı yazısını okuduğumda hiçbir bilimsellik taşımayan bu yazının çoğu bilimsel yazılardan daha fazla gerçeklik içerdiğini gördüm. Yerleşim düzenimizi sorgulayan bu yazıdan sonra “YENİÇAĞDA TÜRKİYE’NİN ŞEHİRLERİ” başlığı altında ise Korkut bu sorunu nasıl çözeceğimizi anlatıyor. Ülkemizde toplam 36 bin yerleşim merkezinin 10 adet mega kente dönüştürülmesi önerisi eminim benim gibi çok kişiyi de tebessüm ettirmiştir. Çünkü uçuk bir şey. Ütopya gibi. Zaten sanırım bu nedenle ülkemizde belki de ilk kez bu konulara değinen bu yazılar yeterince okunmamıştır. Korkut’un hayalleri kimi ilgilendirir ki.

RIZA GÜNEŞ(İNŞAAT MÜHENDİSİ):Şimdi Türkiye’nin bugünkü şeklinde bir anormallik görmeyen adama şaşarım. Adam torununu görmek için Kars’tan Antalya’ya 20 saatte gidiyor. Buna mecbur çünkü oğlu kızı orada yaşıyor. Ekonomik nedenlerle çoğu kez. Bu, ülkemizin insanlarına zulümdür. Hem bu dağınık yerleşim şekliyle ülkemizin kalkınması mümkün değil. Zamanımız yollarda geçiyor, paramızı yollara döküyoruz. Beni Korkut’un kim olduğu ilgilendirmiyor. Düşünceye bakıyorum. Kim bu adam ya, uzman değil bilim adamı değil. Görüşlerine niye itibar edelim diyenlere aklım almıyor. Beni kişilerin etiketi değil beyinlerinin içi ilgilendiriyor. Sizin kurduğunuz şehirleri de gördük. Hem Korkut kendisi yapmayacak ki bunları. Ülkemizin uzman ve bilim kadrosu yapacak.

SEZGİN BIÇAK(JEOLOJİ MÜHENDİSİ):Bu hayal projenin olabilirliğine bakalım isterseniz önce. Korkut diyor ki biz zaten şu anda inşaat işlerine yılda belki 100 milyar dolar harcıyoruz; bir mega kentin alt yapısı 200 milyar dolara mal olur diyor. Bunlar onun rakamları. Kendince hesap yapmış. Bence olabilir. Diyor ki kişiler ve devlet olarak zaten harcadığımız bu parayı Mega Kent alt yapısına harcasak ülkemizin bütün kaynaklarını seferber ederek iki yılda 10 milyon nüfuslu bir mega kentin alt yapısını bitiririz. Bana olabilir gibi geliyor. İki yerine üç yılda bitsin. Zaten zamana yayılacak. Halkımız için yapıyoruz. Devlet millet el ele, birlikte neler başarılmaz ki.

AYTUNA ÇEKEREK(MİMAR): Sayın yazarımız epeyce uçmuş. Kusura bakmasın ama bunlar hayalperestlik. Olacak olsa bile bizim milletimiz ve devletimiz böyle büyük açılımlara yönelecek ruha sahip değil. Örneğin İsrail, Japon olsa olur derim. Urfa Tüneli başladığında ben çocuktum. Bolu Tüneli daha yeni bitti. 10 milyon nüfuslu bir kentin altyapısını bu ülke 50 senede bitiremez. Aslında parası, imkânı yeter. İnsanlarımızda iş yok.

SERTAN BAYLUCA(SANATÇI):Ben konunun uzmanı değilim ama inşaatla çok haşır neşir oldum. Mimarlık bitirdiğim için ilgi alanım zaten. Ama şimdi oyunculuk yapıyorum. Halkımızın ve devletimizin bu şekilde beceriksiz ve tembel gösterilmesine karşıyım. Önder yok bizde, yol gösteren yok. Bir Atatürk çıktı dünyaya kafa tuttuk. Önümüze plan proje koyan yok. Şimdi Kerim Beyin yazıları güzel ama ne kadar gerçeğe yakın. Ülkemiz zaten imkânsızlıklar içinde. Var olan üç kuruşumuzu böyle bir hayale yatırdık; olmadı, bitiremedik. Nolur sonra? Bilmiyorum ama milletin hayatını riske atamayız.

RIZA GÜNEŞ(İNŞAAT MÜHENDİSİ): Olurunu olmazını bu ülkenin inşaatçıları araştırır. Bizler yapılmak istenenin ne olduğuna bakalım. Bir kere şunu bilelim Korkut’un bu hayal projesi ülkemizi kıyamete kadar kurtaracak bir düşünce. Bugün ülkemizin yerleşim şeklini gözünüzün önüne getirin. Uçsuz bucaksız diyarlarda küçüklü büyüklü tam 36 bin yerleşim yeri. Kendin gidemiyorsun, hizmet götüremiyorsun. Korkut bu 36 bin yeri 10 tane büyük şehir haline getireceğiz diyor. Oluru olmazı bir yana bırakalım, bir kere bunun olağanüstü bir doğruluk durumu var. 1000 yıl sonra da olsa ülkemizin buraya gitmesi gerekiyor. Karıncalardan örnek alın. Binlercesi, milyonlarcası bir yerde. Niye, çünkü toplu bir arada yaşarlarsa hizmet kolaylaşıyor. Diyarbakırlı ustama bir makine parçası gerekiyor, gidip İstanbul’dan alacak.

HÜLYA DEMİRCİ(HARİTA MÜHENDİSİ): “YAŞAM SİTESİ” yeni yapı sistemlerinin ana nüvesi. Bu öylesine planlı bir yapı sistemi ki her birinde 10 bin kişi yaşıyor ve bu 10 bin kişilik sitelerin her biri bağımsız idari birim oluyor. Her sitede yönetimi bu 10 bin kişiye göre planlıyoruz. Yani MEGA KENTLER sadece şehir sistemi değil, aynı zamanda yönetim sistemi.

YAŞAM SİTESİ’nin detayına girersek, YAŞAM SİTESİ toplamda 10 bin kişinin oturacağı çok katlı bloklardan oluşuyor. Site blokları bölümler arası açık, 10 kat üzerinden, ortada bir kenarlarda dört olmak üzere beş bölümden oluşur. Her bölümde 10, her blokta ise 50 daire vardır. Daireler ortalama 100 m2’dir. Bir yaşam sitesi toplam 2000 daire ve 40 bloktan oluşur. Nüfus göz önüne alındığında bir kente 1000 adet site yapmamız gerektiği anlaşılır. Siteler belli bir düzen içinde sırayla yapılacak, Kent kare şeklinde olacak. Her sitedeki 40 blok, enine 5,boyuna ise 8 adet şeklinde yerleştirilecek. Bloklar arasında yeşil alan, hayvan ve çiçek bölümleri ve yürüme parkurları yer alacak. Site alanı 333 m kenarlı 10 dönüm olacak. Kentimiz de kare şeklinde ve 1000 siteden oluşacağı için her bir kenara 33 site yapmamız gerekir. Enine siteler arasında 140 m gibi çok büyük bir alan bırakılırken uzunluğuna sadece 40m bırakılacak. Her iki tarafta yaşam alanlarıyla süslenecek.Yazılanlara baktığımızda kentin bir kenarı 10 km olan kare şeklinde olduğunu, 100 km2 alanı kapladığını görürüz. Yani şehrin en uzak iki noktasının arası 15 km ‘yi geçmez.

HÜSEYİN USLU(KARADERE KÖYÜ MUHTARI): Bilim kurgu filmi gibi. Ben köy muhtarıyım ama doğayı sevdiğim için bu işi yapıyorum. Kendim öğretmenim aslında. Fantastik konulara ilgi duyuyorum. Toplantıya da bu nedenle katıldım. Adamın yazdığı şeylere bak Allah aşkına! Bu adam ya dahi ya deli. İmkânsız, hayal ötesi şeyler yazıyor ama bunca mühendis oturmuş onu tartışıyoruz.

HÜLYA DEMİRCİ(HARİTA MÜHENDİSİ):“… İç Anadolu’nun ortasında, batıdan doğuya doğru birbirine paralel üç çizgi halinde mega kentlerin konumu oluşacak. Üst çizgide 3, orta çizgide 4 ve alt çizgide 3 tane mega kent bulunacak. Ülke nüfus artışına paralel olarak orta çizginin iki ucunun uzatılması ve alt ya da üst çizginin dışına birer sıra daha konması şeklinde yıllar içinde mega kentlerin yapımı devam edecek…”

GELECEĞİN TÜRKİYESİ başlıklı yazıda MEGA KENTLER’in konumu anlatılmış. Sayın Kerim Korkut’un deyimiyle MEGA KENTLER YERLEŞİM MODÜLÜ yukarıdaki gibi. MEGA KENTLER’in neden böyle yapıldığı ile ilgili adı geçen yazıda öne sürülen gerekçeler gerçekten ikna edici. Hayal gibi bir ülke gözlerinizin önünde canlanıyor. Tabii ki başarıldığı takdirde.

SEVDİYE ÖZVANLIGİL(MİMAR MÜHENDİS): Şimdi Avcılardan Pendik’e 100 km. Korkutun şehrinde en uzak iki mesafe arası azami 15 km. Ve mantıklı şekilde açıklanıyor. Sayın Korkut böyle yaparsak böyle olur diyor. Bence savı ikna edici.

ALİ KEMAL DURDUN(İNŞAAT YÜKSEK MÜHENDİSİ): Şehirlerin üç önemli ayrıntısı var. Bir kere şehir içinde motorlu araç olmuyor. Ülkemizin en büyük sorunu ortadan kalkıyor. Korkut yer altı metro sistemlerinin yeterli olacağını savunuyor. İnsanlar evlerine 5–10 dakikalık mesafeleri de yürüsünler diyor. Ben aslında bu uzay çağının şehirlerine yapılmadan hayran oldum. Bütün iletişim ve dağıtım ağları( kanalizasyon, elektrik, su, telefon vs) yeraltından olacak. 33 sokağa bunu yapabilirsiniz. Bu alt yapılar kapısı açılıp içine girilerek kontrol, tamir, bakım, çalışma vs yapılabilecek şekilde dizayn edilecek. Hele bu olağanüstü bir şey. Ve konutların dışındaki birimler( Cami, okul, hastane vs) şehir dışına yapılacak.

RIZA GÜNEŞ(İNŞAAT MÜHENDİSİ): İkinci şehir daha önemli. Çünkü hayat burada. Cami, hastane vs her şey 10 milyon nüfusa göre planlanacak. Karenin dört ayrı kenarında dış şehir başlayacak. Bir tarafta eğlence. Bir tarafta inanç, kültür, sanat. Bir tarafta bilim, bir tarafta da sağlık spor ve bir tarafta da hizmet birimleri yapılacak. Malum yeniçağda ticaret yok ama üretim var. Üretilen her şey İHRACAT ve DAĞITIM birimleriyle satılıyor ya da ihtiyaç yerlerine ulaştırılıyor. Üretim AĞAÇ HAREKETİ ekonomisinin ana unsuru. Fabrikasyon ya da işyeri tarzı üretim birimleri şehirlerin dışında ama ana yollara yakın yerlerde özel bir alana yapılıyor. Çalışanların kolay gidebilmeleri için fazla uzağa yapılmıyor. İşçiler MEGA KENTLER şehirlerarası genel taşıma sistemleriyle işlerine gidiyorlar. Kentler bilinçli olarak batıdan doğuya uzanan kuzey, orta ve güney olmak üzere devasa hızlı tren sistemleri üzerine yapılıyor. Topu topu üç tane hat. Bu hatlar modül (yani şehir sistemleri dışında) ülkenin diğer bölgelerine ulaşımı da sağlıyor. Nereye giderseniz gidin bu hatlardan geçiyorsunuz. Bunlar gidiş gelişi olan çoklu hızlı tren sistemleri. Yalnız bir şehirden diğerine geçmek için modülde dolanıyorlar. Ana yol olarak 3 tansit ve 2 tane de dolanma hattı. Şimdi ülkemizde kaç tane yol var. 1000 tane vardır herhalde.

SEVDİYE ÖZVANLIGİL(MİMAR MÜHENDİS): Şimdi bina inşaat maliyetine bir bakarsak işte bir daire 10 bin lira ruhsat, vergi, harç vs var. 20–30 bin lira arsa payı var. İnşaat girdileri yüksek kar nedeniyle pahalı. Bir daire 100 bin liraya mal oluyor. Hâlbuki MEGA KENTLER’in yeri devletin, yani parasız. Ruhsat, harç, vergi gibi abuk sabuk maliyetler yok. Kerim Korkut daire maliyetinin ortalama 50 000 lira olacağını söylüyor. Bu paraya Türkiye’de herkes ev sahibi olabilir. Üstelik fakir kimseler inşaatta çalışarak evlerinin bedelini ödeyebilirler.

ALİ KEMAL DURDUN(İNŞAAT YÜKSEK MÜHENDİSİ): Şehir alt yapısı 2–3 yıl içinde yapılacak ama şehirleşme, yerleşim uzun yıllar alabilir. Hepsi aynı anda değil birisi bitirildikten sonra diğerine başlanacak. Kişiler en az bir YAŞAM SİTESİ yapmak şartıyla İNŞAAT BİRİMİ ile sözleşme imzalayacaklar. 50 yıl içinde mega kentleşme tamamlanacak. Katılımcı arkadaşlara teşekkür ederim. Eğer gerekirse ileride tekrar toplanır bu konuyu daha detaylıca konuşuruz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 4651
Toplam yorum
: 12573
Toplam mesaj
: 282
Ort. okunma sayısı
: 672
Kayıt tarihi
: 21.09.08
 
 

Sadece sayfalarda kalan yazılar şaheser olsalar bile önemsiz ve anlamsızdır. İnsanlara ulaşan ve ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster