Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Nisan '12

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
277
 

Bahar gelmiş meğer…

Bahar gelmiş meğer…
 

12.04.2012

Biliyorum yorganı başına çekerek soyutlamışsındır kendini, dış Dünya’nın her türlü nimetinden... Tamam, biliyorum bu sefer gerçekten canın yanıyor. Ağrılar içinde kıvranıyor bedenin.  Naz yapmadığının fazlasıyla farkındayım. Sadece üzülüyorum.

Hani kabullenemiyorum bir türlü sana hasta etiketi yapıştırmaya. Geçen gün telefonda: “Canım kitap okumak bile istemiyor.” Dedin. İçten içe çok üzüldüm.

Sen ki, hasta olacaksın ve sürekli yatacaksın. Çünkü ne öyle saatlerce uyursun nede hastalanınca kendini tümden bırakırsın.

Bu sefer bıkmış olmalısın ki bir şeylerden kendini koyuverdin.

İşte, ben de bunu anlamakta zorlanıyorum. Bilsen, ağaçlar tıpkı gelin gibi nasıl süzülüyorlar güzelliklerinden emin bir şekilde.

Yanlarından geçerken dönüp bir daha bakıyorum.

Hele o mis gibi bahar kokusu yok mu, tatlı bir sarhoşlukla sarıyor, mest ediyor beni.

Hani kalksan artık, yatağından kapalı perdeleri sonra pencerelerini açsan diyorum.

İçeriye ışık girse, bahar kokuları ruhunu sarsa ve yine eskisi gibi beni şen kahkahalarınla arasan. İyi olduğunu söylesen, konudan konuya atlayıp anlatsan birikmiş ne varsa o güzel gönül dağarcığında. Ben de diğer parçamı tamamlasam, o iç huzur yayılsa hücrelerime…

Bebeğim, elim telefona zor uzanıyor. Belki uyuyorsundur. Yok, be sana yalan mı söyleyeceğim. Halen iyileşmediysen diye aramaya korkuyorum. Sen iyi olduğunu söylesen bile ben sesinden anlarım. Ne kadar iyi olup olmadığını sesin hep ele verir, biliyor musun?

Bahar gelmiş meğer…

Müjdeler olsun ey sevgili, söküp attım,
kokuşmuş acıları her nerde barınıyorsa,
temizledim bu gün, bir tutam bahar dalıyla.
Baharı resmeden şarkımız bin kere çaldı beynimde,
anılar durur mu? Canlanıverdi gözlerimin önünde,
ördekli, tavşanlı bir dağ evine hapsoldu düşlerim,
gök kubbede yankılandı o içten şen gülüşlerim.
Ah bebeğim! Bahar gelmiş, şimdi fark ettim desem
koşturmacaların arasında, bilmem var mı vaktin?
Güzel bir sözcüğü, çiçek gibi koklamaya, çekmeye içine,
bal toplayıp dudakların arasından, kırlara uzanmaya,
bütün benliğinle su gibi akmaya, çağlayanlar gibi coşmaya
var mısın? Desem, sıyrılıp, koparıp zincirlerini,
gelir misin? Kuş sesleriyle mest olup baharla sevişmeye.
Şimdi fark ettim, henüz attım üstümdeki kederi
Sorma görmemiş gibi bir içime çekmişim baharı
tiryaki gibi nasıl döndü başım sallandım, görsen
hem ağlardın sevinçten, hem de cız ederdi için,
kendime gelmenin mutluluğu kaplardı yer yanını.
Bir tatlı hoşlukla, yetmedi bir daha çektim,
Gülsem, çiçek açacak yanağımda, hani ağlasam
bir tomurcuk düşecek gözyaşı diye.
Güzelmiş be böyle bir bütünsellikle yaşama akmak
güzelmiş bir sözle bir kalbi yeniden yakmak.
Hey sen bak bahar geldi silkelen dertlerinden
Hiç değilse bir gün bir şans ver açsın çiçekler
kararan düşlerine, gelip konsun bir kelebek gibi.

05/04/2012 Belgin Turan

e-mail:belginturan@gmail.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Gerçekten süper süper süper ya... Mükemmel bir yazı. Sanki bana konuşuluyormuş gibi, bir insanın kendisine bu şekilde konuşup yanında olan dostlarına her mevsim ihtiyacı olmaz mı? Gerçekten yüreğinize sağlık... Sevgilerimle...

Mert Kaan Mesut 
 13.04.2012 16:15
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 428
Toplam yorum
: 65
Toplam mesaj
: 24
Ort. okunma sayısı
: 491
Kayıt tarihi
: 04.02.09
 
 

Lisansını Anadolu Üniversitesi/ İşletme Bölümü ve Anadolu Üniversitesi/ Sosyoloji Bölümlerinde “O..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster