Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Ağustos '09

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
598
 

Bakmasını bilmek ve yorumlamak

Bakmasını bilmek ve yorumlamak
 

bakmasını-bilmek


Hepimiz nesnel dünyada duyuyoruz, konuşuyoruz ve görüyoruz. Bakmak, görmek değildir cümlesini biliyorsunuz. Peki, doğru bakmasını biliyor muyuz? Yani bir şeye bakarken değerlendirmelerimiz, aklımız ve edindiğimi tecrübeler ile mi ilgili? Yoksa sade objektif olarak bakabiliyor muyuz?

Çevremizde süregelen olaylar bizden bağımsız gelişir. Biz ancak bu olaylara yorum katabiliriz. Yaptığımız yorum kendimize göre doğrudur. Ancak bu, o olayın doğrusu olduğu anlamına gelmez. Bu nedenle insanlar bir olay karşısında fikirlerini açıklarken birbiriyle düşünce ayrılığına giderler. Yarısı su solu bardağa, “Bardağın yarısı boş ya da bardağın yarısı dolu” düşüncesiyle bakmak gibi. Her iki önerme de doğrudur. Ancak bu görüş farklılığı bile insanları birbiriyle çatışmaktan vazgeçiremez.

Bu nedenle olaylara bakarken nesnellikten uzaklaşmalı ve objektif bir tutum içerisinde olunmalı. Ki bu sayede yapılan yorumlar herkes tarafından kabullenebilir ve uzlaşılabilir bir hale gelir. Aksi takdirde fikir çatışması sürüp gidecektir. Konu ile ilgili bir hikâye var, bakış açılarını çok iyi tanımlayan.

Bir araştırma için bir araya gelen fizikçi, kimyager, matematikçi ve tarihçi açık bir arazide araştırma yapmaktadır. Aniden bastıran yağmurdan korunmak için bir köylünün barınağına sığınırlar. Köylü bir şeyler ikram edebilmek için dışarıya çıkar. İçerideki herkesin bir şey dikkatini çeker. Soba yerden 1 metre yüksekte ve altında taş kalıplar bulunmaktadır. Fizikçi hemen yorum yapar. “Adam sobayı yükselterek konveksiyon akımını güçlendirmiş ve odanın daha çabuk ısınmasını sağlamıştır.” Matematikçi buna itiraz edip, “Hayır! Adam sobayı odanın tam merkezine koyarak her tarafın eşit ısınmasını sağlamıştır.” Kimyacı ise “Bu mümkün değil! Adam sobayı yükselterek hem daha çabuk yakılmasını sağlamış hem de aktivasyon enerjisini düşürmüştür.” Tarihçinin yorumu ise daha farklıdır. “Adam ilkel benlikten kalan ateşe tapma biçimini modernize ederek onu yükseltmekle saygısını göstermiştir.” Tartışmalar sürerken köylü içeriye girer. Dayanamaz ve köylüye neden sobanın yüksekte olduğunu sorarlar. Gelen cevap çok basittir.

“Boru yetmedi ağam!”

Herkes aynı yere bakar ama herkes farklı bakar! Siz nasıl bakıyorsunuz?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 106
Toplam yorum
: 38
Toplam mesaj
: 18
Ort. okunma sayısı
: 4536
Kayıt tarihi
: 28.03.09
 
 

Ayhan Demiral ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster