Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Kasım '07

 
Kategori
Turizm
Okunma Sayısı
1478
 

Bar şefi Ümit'le ayaküstü sohbet

Bar şefi Ümit'le ayaküstü sohbet
 

Tesadüf bu ya, dün Ümit'i gördüm.
Ümit kim mi?

Ümit barmenin birisi. Uzun zamandır Kemer'de bulunan beş yıldızlı bir otelin bar şefliğini yapıyordu.
Beni görünce hemen yerinden kalktı ve koşarak yanıma geldi. Nihat abi ne haber nasılsın diye boynuma sarıldı.
Özlemişim Ümit'i.
Zehir gibi bir barmendi.
Şişelerle ve kadehlerle aşk yapardı. Hemde ne aşk. Elindeki incelik ve zerafet diyebilirimki çok az insanda vardı.
Son derece yetenekliydi.
Bütün kokteylelleri çok iyi bilirdi Ümit.
Çatır çatır kokteyl yapardı. Eli hızlıydı. Cl sektirmezdi.

3 cl ananas,
2 cl vodka
2 cl baileys

Anında şişelere eli uzanır, gözü kapalı shaker'ın içine boşaltır ve tek cl kaçırmadan atar buzu içine, hızla sallar, al sana oldumu güzel bir kokteyl.

-Ben iyim Ümit. Senden ne haber, neler yapıyorsun? Devammı Kemer'deki otele?
-Yok Nihat abi 1, 5 yıldır Lara'daki otele geçmiştim. Geçen gün oradanda ayrıldım.
-Hayırdır neden ayrıldın? Sezon sonu diyemi yoksa başka sebepmi?
-Abi, Genel Müdür anama avradıma küfür etti.
-Yapma ya.
-Öyle abi.
-Derdi neymiş Genel Müdürün?
-Ya biliyorsun işte otelleri. Yıllarca çalışırsın bir şey olmaz. Günün birinde yaparsın bir yanlış, kapının önündesin.
-Doğru.
-Abi stajerlerden birisi elindeki tepsiyi düşürdü. Bardaklar falan kırıldı. Ayağı takılmış. Daha yeni bir personel. Öğrenci. Yeterli değil. İşe hakim değil. E yüklüyorlar işi çocukların sırtına, artık nevri döndü çocuğun. Kolay değil günde en az 14 saat çalışıyoruz. Sağlık, ruh falan kalmıyorki. Çocuklarda bu çalışma temposuna alışkın değiller. Düşürüp kırınca bardakları, kabak geldi benim başıma patladı. Niye zayi tutanağı tutmamışımda, neden bardakların parasını çocuğun cari hesabına atmamışımda. Aslında öyle değil. Tutanağı falan tutup muhasebeye verdim. Muhasebe tutanağı kaybetmiş. Tabi anlatamıyorsun. Adam dinlemedi beni, bastı küfürü. Abi benimde bir onurum var. Hoş aslında alıştık küfür yemeyede, bu defaki çok ağır oldu. Bende bıraktım işi.
-Tazminat aldınmı?
-Nasıl alıcan abi. Sopa yemeye niyetim yok.
-Doğru ya.
-Boş ver abi. Bir haftadır boştayım. Biraz daha dinlenip yılbaşından sonra büyük ihtimalle Sarıgerme'ye doğru açılacam. Bizim Bar müdürü vardı. Tanırsın Önder bey. O çağırdı. Sarıgerme'de bir otel açılacakmış 2008 Mart'ta oraya gideceğim.
-Ne o, Antalya'yı terkmi ediyorsun?
-Ne farkeder abi. Ha Antalya, ha Muğla. Sonuçta otelin dışına çıktığımızmı var. Otelden lojmana, lojmandan otele.
-Sende doğru diyorsun ya.
-Aslını sorarsan abi bıktım bu işlerden. Ne kazandığımız belli, ne yediğimiz, içtiğimiz. Bir yanlış yapıyorsun, maaştan kesiliyor. Yıllardır turizmdeyim, inan olsun daha bir kez bile maaşımı tam alabilmiş değilim. Mutlaka her ay bir bahane bulup maaştan kesiyorlar. Sadece bana olmuyor. Herkes'e yapıyorlar bunu.
-Doğru.
-Birde eskisi gibi turizmde çalışmanın tadıda yok.
-Neden?
-Abi her şey dahil sistem tad vermiyor. Mesleğimizi icra edemiyoruz. Her türlü içki zaten bara konmuyor. Cost düşük çıksın diye. Buna karşın devamlı maliyet endişesi yaşandığı için, genel müdür demoklesin kılıcı gibi tepemizde. Malzemeyi eksik veriyorlar. Eksik malzeme ile yalan yanlış iş çıkarıyoruz.
-Evet.
-Oda yetmezmiş gibi kalifye personel almıyorlar. Dolduruyorlar stajerleri düşük ücretle, herhalde 200 ytl maaş veriyorlar, zaten sigorta falanda yok stajerlere bildiğim kadarı ile, bedavaya adam çalışıtırıyorlar. Olanda bize oluyor. Eleman kalifye olmayınca yüküde belasıda bize biniyor.
-Anlıyorum.
-Abi anlayacağın bu işin tadı kaçtı. Birde eskisi gibi bahşiş kalmıyor. Eskiden yarım pansiyonken, maaşa bakmazdık. İnanki şimdi elimize geçen aylık tip 50 ytl ancak oluyor. Zaten gelen turistin cebinde para yok. Sadece yiyorlar, içiyorlar, yan gelip yatıyorlar. Para olmadığı içinde otelin dışınada çıkmıyorlar. Eskiden paralı turist gelirdi, zamanını dışarıda geçirirdi. Dışarda para harcardı. Bizde otel boşalınca rahat ederdik. Şimdi öyle değil abi. Otelden dışarıya adım atmıyorlar. Her dakka barın önündeler. Tıkınmakla meşguller. Paso yiyip, içiyorlar. Bu defa cost yüksek çıkınca, genel müdür bize veriyor veriştiriyor.
-Peki ne olacak bu durumun sonu?
-Hiç bir şey olmayacak. Gelecek parasız turist, yiyip, içip, çekip gidecek, bizde parasızlığa talim edeceğiz. Abi eskiden maaşımdan çok tip kalırdı bana.
-Yani turizm bitti diyorsun.
-Bitti bitti. Yok artık öyle eski günler. Ne kazandıysak 10 sene önce kazandık. Geçenlerde otelin birisinde, turistin birisi kalp krizi geçirmiş. Odasında ölü bulmuşlar. Abi otelde öyle böyle bir otel değil çok lüks bir otel. Ama gecelik ne kadar biliyormusun otelin? 60 usd kişi başı. Adamın cebinden 30 usd çıkmış. Kredi kartı bile yokmuş adamın. Peki nasıl kazanacaksın para. Böyle turistlerden bahşiş çıkarmı.
-Haklısın Ümit ne diyeyim.

-Bir şey deme zaten abi. Neyse Nihat abi ben kaçıyorum. Umarım tekrar görüşürüz.

-Görüşürüz Ümit. Kendine dikkat et.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1512
Toplam yorum
: 3024
Toplam mesaj
: 195
Ort. okunma sayısı
: 1105
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster