Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

sufi-su /Emel Yeşilkayalı

http://blog.milliyet.com.tr/sufi-su

19 Ekim '09

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
604
 

Başkalarının Hayatı

Başkalarının Hayatı
 

Florian Henckel von Donnersmarck’ın hem senaristliğini hem de yönetmenliğini yaptığı, 2006 Almanya yapımı “Başkalarının Hayatı” filmi, Berlin Duvarı yıkılmadan beş yıl önce 1984 yılında başlayıp duvarın yıkılmasından 4 yıl sonraki süreyi de kapsayan ve Doğu Almanya’da geçen bir dönem ve insanlık öyküsü.

Bu aslında, bir sistemin sorgulanışı, bu sistemin içinde yer alan ya da yer almayan bir kuşağın öyküsünün hümanistik bakış açısıyla anlatımı.

Doğu Almanya’nın sosyalist sisteminde amaç, filmin başlangıcında da belirtildiği gibi “proleteryanın diktatörlüğünü korumaktır.” Bu amaca ulaşmak ve sistemi korumak için “her şeyi bilmek” zorunluluktur. Dönemin çok güçlü gizli polis örgütü “Stasi”, 100.000 çalışanı ve 200.000 muhbiri ile bunun için vardır.

Sistem, sadık olduğundan emin olunanlara bile şüpheli gözüyle bakmakta, hatta bazen bazı üst düzey devlet görevlilerinin kişisel çıkarları uğruna suçlar ve suçlular yaratmaktadır. Her şüpheli, en özel anlarına kadar dinlenmekte; yılda kaç çift ayakkabı aldığı, kaç kitap okuduğu, hangi gazeteyi okuduğu, kimlerle arkadaş olduğu, eve hangi saatlerde girip çıktığı, v.b. bilgiler kayıt altına alınmaktadır. Bu bilgilere göre “kara liste”ler oluşturulmakta, insanlar işlerinden, eğitimlerinden, geleceklerinden olmaktadır. Bir “korku imparatorluğu” hüküm sürmektedir.

Kimi gönüllü ve inanarak yani çoğu zaman açıktan, kimi de mecburiyetten ses çıkarmayıp kabullenerek bu sistemin parçasıdır. Filmin kahramanlarından tiyatro oyuncusu Christa bunu şu cümlelerle ortaya koyar “Hangi oyunun oynanacağına, kimin oynayıp kimin yöneteceğine Onlar karar veriyorlar.” Dolayısıyla sisteme uymak ve yardımcı olmak zorundadırlar.

Sistemde, kimileri mecburi muhbirlikten; kimileri karşı koyamadığı, düzene ses çıkarma gücünü gösteremediğinden; kimileri kendinden, doğrularından vazgeçtiğinden; kimileri karşı koyup işinden olduğundan ve çalışmasına, yaratmasına izin verilmediğinden bunalıma girmiştir. Her şeyin istatistiğinin tutulduğu Doğu Almanya’da, o dönemde tek tutulmayan istatistik intihar oranlarıdır. Oysa Macaristan’dan sonra intihar oranının en yüksek olduğu ülke “gerçek sosyalizm”in hüküm sürdüğü Doğu Almanya’dır.

Bol ödüllü bu filmde:

Georg Dreyman (Sebastian Koch), ünlü bir oyun yazarıdır. Sisteme tüm içtenliği ile sadıktır. Bu sadakat, çok değer verdiği ancak “kara liste”ye alındığı ve artık oyun yönetemediğinden kendini işe yaramaz hissettiği için bunalıma giren yönetmen dostu Albert Yerska’nın intiharına ve sevgilisinin Devlet Bakanı Hempf’in cinsel tacizine maruz kaldığını öğrenmesine kadar sürecektir. Bu iki olay –kırılma nıktası- yalnızca Dreyman için değil onların her anını izleyen Gerd için de birtakım sorgulamaların başlaması için milat olacaktır.

Yüzbaşı Gerd Wiesler (Ulrich Mühe), Stasi’nin sadık ve en iyi elemanlarındandır. Dreyman’ı dinlemek ve aslında suç yaratmak için görevlendirilmiştir. Gerd, Dreyman ve sevgilisini, dolayısıyla tüm yaşamlarını en özel anlarına kadar dinler ve gözlerken, adeta onlarla yaşarken, izlediği kişilerle duygusal yakınlık kurmaya başlar. Yerska’nın intiharı ve Bakanın Christa’ya cinsel tacizi O’nun için de milattır. Doğruları, sistemi sessizce sorgulamaya başlar ve yakınlık duymaya başladığı kişilerin (Dreyman ve Sieland) haberi olmasa da yaşamlarına olumlu yönlendirmelerde bulunmaya başlar. Bunu birtakım bilgileri üstlerinden gizleyerek, kimliğini gizleyip onlarla sohbet ederek çeşitli şekillerde yapmaktadır. O aslında Onların gizli kahramanıdır. Ama, Dreyman bunu duvar yıkıldıktan 2 yıl sonra tesadüfen öğrenecektir. Tekrar yazmaya başlayabildiğinde kitabını “İyi Bir Adam İçin Sonat” adı ile Gerd’e adayacaktır.

C.Maria Sieland (Martina Gedeck), Dreyman’ın zayıf karakterli oyuncu sevgilisidir. Kendisine ve sanatına güveni azdır. Bu nedenle madde kullanmakta ve daha da önemlisi, Dreyman’a olan aşkına rağmen kendisine aşık Devlet Güvenlik Bakanı Hempf ile yatmaktadır.

Devlet Güvenlik Bakanı Hempf, görevini kişisel zaaflarını gerçekleştirmek için kullanmakta, gerekirse insanlar için suç yaratılmasına neden olmaktadır. Sieland’a olan tutkusu görevini Onu elde etmek için kullanmasına neden olacaktır…

2007 Oscar Ödüllerinden En İyi Yabancı Film Oscar’ı da dahil olmak üzere toplam 27 uluslararası film ödülünün sahibi olan “Başkalarının Hayatı”, sıkıcı Avrupa filmlerinin ve konusunun çağrıştırdıklarının aksine, sıkılmadan izleyebileceğiniz arşivlik bir film.

Filmi izlerken, günümüz Türkiye’sinde de yaşanan birtakım olayların geri planını da düşünmeden ve sorgulamadan edemedim.

Sevgiyle, sağlıcakla kalınız…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgili Sufi su, filmi izlemedim ancak, sizden öğrendiğim kadarıyla sürükleyici, etkileyici ve düşündürücü bir film. Filmde sanırım psikolojik bir kaos var. En kısa sürede izleyeceğim. Sevgi ve saygılar..

Beyazgolge 
 19.10.2009 9:58
Cevap :
Sevgili blogdaşım, kesinlikle izlemenizi öneririm. Bana ülkemizde Ergenokon Davası nedeni ile herkesin dinleniyorum paronayası içine girmesini ve TÜSİAD'da son zamanlarda olanları çağrıştırdı bazen. Yani Arzuhan Yalçındağ'ın yalnız bırakılışı, üyelerin sessiz kalışı ve bazı üyelerin açıkça görüşlerini açıklamaları ve konuştuklarının dışarı sızması halinde, aynı cezaya maruz kalma endişelerini dile getirmelerini hatırlattı. Sayfamda olduğunuz için teşekkür ediyorum. Dost selamlarımla :)))  19.10.2009 12:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 76
Toplam yorum
: 299
Toplam mesaj
: 40
Ort. okunma sayısı
: 1514
Kayıt tarihi
: 28.03.09
 
 

Merhaba, ben sufi-su. Sosyal hizmet uzmanıyım. Yıllarca korunmaya muhtaç çocuk çocuklar, koruyucu..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster