Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Aralık '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
717
 

Baykal'ın tespiti ve ekonomik veriler.

Baykal'ın tespiti ve ekonomik veriler.
 

Bu akşam yayınlanacak olan Arena programının konuğu CHP Genel Başkanı Sayın Deniz Baykal.

Star Televizyonunda gösterilen bir vetirede Sayın Baykal herkesin kanını donduracak bir iddiada(!) bulunuyor. İddia diyorum, çünkü böyle bir senaryoyu ‘Kurtlar Vadisi Pusu’nun senaryo yazarları bile düşünemez.

Gelelim insanın kanını donduran senaryoya:

Sayın Deniz Baykal, Hükümet ile Türk Silahlı Kuvvetleri arasındaki güvensizlik ortamını değerlendirmek isteyenler olabileceği uyarısında da bulunarak "Özel Kuvvetlere haber verip sizin aradığınız muhbir şimdi Arınç'la bir araya geldi, ona bilgi veriyor diyor. İhbarcı ile buluşan Özel Kuvvetlerde görevli subaylara, Sayın Arınç'ın adresini veriyor. Sonra da Arınç'a suikast yapacaklar diye emniyete ihbar ediyor.”

Şimdi böyle bir şey olabilir mi diye kafa yoranlar içinde; “Olabilir, siz eğer bir güvensizlik ortamı yaratırsanız bu iki kurumu birbirine düşürmek isteyenler her türlü fitne fesadı araya sokabilir" diye konuşuyor.

Bu korkunç, insanın kanını donduran senaryoyu dinleyince, bu ülke nereye gidiyor? Ülkedeki değişim, kurumları birbirine düşürmek mi? Demeden edemiyoruz.

Ülkede sivil darbe yaptıklarını söyleyen ve her söylemlerinde darbeye karşı olduklarını belirten yeni tip darbeciler ülkeyi nereye sürüklüyor?

Bu ülkenin kurtuluş ve kuruluşuna katkı yapmayanlar, bu gün ülkeyi parçalamak için canla başla çalışıyorlar! İçte ve dışta çok büyük destekçileri var. Bunları saymaya gerek var mı?

İktidar ile Türk Silahlı Kuvvetleri karşı karşıya getirmeye çalışan bu mihraklar, aynı zamanda Polis ile askeri de karşı karşıya getirmek istiyorlar. Ya polis arasındaki çatışmalara ve ihbarlara ne demeli? Her gün yeni bir senaryo ve haber basında yer almazsa, bu haberleri okumazsam bir eksiklik hissediyorum! Elbette her kurumun içinde çürük elmalar olabilir. ‘Suç işleyen elbette cezasını çekmeli.’ Ya rekabetten doğan ihbarları ne yapacağız?

İktidar partisinde de bazı gelişmeler olmuyor değil. İktidar partisi; sandalye sayısı fazla olduğu için bu tip çıkışlara pek aldırmayıp, hemen aykırı sesleri partiden uzaklaştırabiliyor. Buna örken; AKP Elazığ Milletvekili Fevzi İşbaşaran! İşbaşaran’ın yaptığı bir açıklama ve polisle tartışması, partiden ihraç için yeterli sayılabiliyor! Tabi erkeklik bende kalsın mantığı ile hareket eden İşbaşaran partisinden istifa ettiğini açıklıyor. Hem de zehir zemberek açıklamalar ile! Sonra Ankara Milletvekili Zekai ÖZCAN’ın meşhur ‘açılımla’ ilgili açıklamaları…

Gelelim ekonomiye;

Tüketiciler Derneği Genel Başkanı, 2010 yılına 123 milyar liralık kredi ve kredi kartı borcu ile giren tüketicileri uyarıp, bu kadar borcun nasıl ödeneceğini sorması, gündeme bomba gibi düşmesi gerekirken, suikast girişimleri ve karargâh aramaları arasında kayıp oldu gitti.

Emlak vergilerindeki artışta aynı akıbete uğradı. Bir yalı ile bir gecekondunun emlak vergisi aşağı yukarı eşit! Arsanın üzerindeki yapının özelliği fazla göze batmazken, arsa üzerinden alınan emlak vergileri, neredeyse ilçe belediyelerini zengin edecek konumda!

Ya TÜRKİŞ’in yaptığı araştırma sonuçları?

Türk-İş, aralık ayında 4 kişilik bir ailenin açlık sınırını 795, yoksulluk sınırını 2 bin 588 TL olarak hesapladı. Hani günlük 50 kuruş zam yapılan asgari ücretin, açlık sınırının ne kadar altında olduğuna bakar mısınız?

Türkiye’nin beşeri yapısında 9.5 milyon kişinin asgari ücretle çalıştığı aileleri ile birlikte 14 milyon kişinin geçimini asgari ücretle sağladığını düşünürsek, artı emeklilerimizin aldığı ücretin de açlık sınırı civarında olduğuna biliyoruz, böylece kaba taslak 30 milyon kişinin açlık sınırı altında ve civarında yaşadığını görüyoruz. Tabi birde asgari ücret altında kaçak olarak çalıştırılanlar var!

Yaratılan ekonomik mucizeden kimlerin kazançlı çıktığını görmek için ilahi ekonomik bilgiye sahip olmanın gerekmediğini rahatlıkla görebiliyoruz…

Bütçe görüşmelerinin kapanışında konuşan CHP Milletvekili İlhan Kesici ve iktidar kanadından Devlet Bakanı Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in Simit Çay muhabbetine değinmeye gerek var mı?

Tabi birde Yargının bağımsızlığı var! Yargının ne kadar bağımsız olduğunu; Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner’in yaptığı savunmada pek ala görebiliyoruz.

Nereye gidiyoruz?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Artık ne vakit ne olacak kestiremiyorumbazende bazı şeylerde kasıt olduğunu düşünüyorum ülkem konusunda ne zaman kafamız rahata erecek

Şennur Köseli 
 29.12.2009 11:25
Cevap :
Merhaba Hemşire Hanım. Aynı kaygıları paylaştığımı belirtmeliyim. Yeni yılınız tekrar kutlu olsun.  29.12.2009 19:03
 

...akşam izlerim artık...gidiş hiç iyi değil...ANADOLUnun göbek adı umuttur...bu günler de geçer...mutlu yıllar...

nedim üstün 
 28.12.2009 20:03
Cevap :
Merhaba Nedim Bey. Yorum ve katkı için teşekkürler.Selamlar, saygılar...  29.12.2009 11:19
 

Mesut Bey... Deniz Baykal'ı dinledikten sonra yazınızı okudum; konuşmanın tamamını dinlemeyi bekliyorum. Çok önmeli saptmalar yapacağını düşünüyorum. Bir şeyler oluyor, ama ne? Saygılar, selamlar.

TURGUT ÇELİK 
 28.12.2009 20:03
Cevap :
Merhaba Turgut Bey. Yorumunuzda belirttiğiniz gibi çok önemli saptamalar yaptı. Selamlar, saygılar...  29.12.2009 11:20
 

Deniz Baykal'ın ortaya attiğı iddia aslında bu konuyla ilgili en gerçekçisi giibi geliyor bana. İktidardaki hınç o kadar bilenmişki, devletin tüm birimlerini bile karşı karşıya getirmekten çekinmiyor. Polis içindeki gruplaşmalar ek olsun bu senaryoya! Aklın alacağı şeyler değil Ankara'da son günlerde yaşananlar. Dilerim ulusça hasarsız atlatırız bu tepişmeyi. Selam ile... H.H.Dulun

Hasan Hüseyin Dulun 
 28.12.2009 17:18
Cevap :
Merhaba Hüseyin Bey. Yorum ve katkı için teşekkürler. Selamlar, saygılar...  28.12.2009 18:45
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 3842
Toplam yorum
: 6442
Toplam mesaj
: 310
Ort. okunma sayısı
: 3065
Kayıt tarihi
: 23.03.08
 
 

Antalya'da 1956 yılında doğdum. Emekliyim, Üniversite mezunuyum. Evliyim, bir oğlum var Mimar. Gü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster