Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Ekim '06

 
Kategori
Özel Günler
Okunma Sayısı
894
 

Bayram ve düğün'le gelen anılar

Bayram ve düğün'le gelen anılar
 

Yine böyle yağmurlu, gök gürültülü, dalıp dalıp uzakları düşündüğüm, İç Anadolu bozkırından Toros Dağları'nın ardındaki ailemi, sevdiklerimi özlediğim, ''içimde nedensiz bir sıkıntı var'' dediğim gün öğrenmiştim ''Sönmez dayın, kalp ameliyatı sonrasında, yoğun bakımdan çıkamadı, kaybettik'' haberini.

Konuşamadığımı, film şeridi gibi gözlerimin önünden geçen dayımlı anıların tek tek sıralandığını hatırlıyorum telefonun diğer ucundaki kardeşim ''orda mısın, sesin gelmiyor, iyi misin'' diye konuşurken. Hastalığının verdiği şaşkınlığa ölüm haberinin ilave edilmesi, ağır gelmişti. Annem'in telefonlara neden çıkmadığı, sesinin bozukluğu, sıklaşan ''ne zaman geleceksin'' sorularının nedenleri anlaşılmıştı artık. Kardeşlerin ve dayıların en büyüğü yoktu. Emine yengem hayat arkadaşına, Gökhan, Aslıhan, Asuman babalarına veda etmek zorunda kalmışlardı. O gün, gözyaşlarım sabaha kadar yağan yağmura eşlik ederken, aklımda hep son gördüğüm anın hayali vardı, elinde sigarası çayını yudumlayıp,''Kayseri nasıl, bu taraflara gelmiyor musun yiğenim'' sözleri kulaklarımda çınlarken. Uzun boyu, hafif çıkıntı oluşturan göbeği, daha çok fotoğraf karelerinde rastladığım gülen yüzünü göremeyecektik öyle mi? Bayramlarda, sömestr ve yaz tatillerinin belirli zamanlarında, tüm kardeşlerin bir araya geldiği dedemizin anneannemizin köydeki evlerinde, kuzenlerle bazen çok iyi, bazen tartışarak ama kısa sürede barışarak oynadığımız oyunlar, teyze ve dayılarımın sigara içtiklerini dedem görmesin diye bizlere gözcülük yaptırdıkları, isteğimizi yerine getirmediklerinde ''sigara içtiğinizi dedeme söyleyeceğiz'' diyerek tehdit edip, ''fıstıklı damak çukolatası'' aldırttığımız, zamanlar film şeridi gibi gözlerimin önünden geçerken, hüzünlü bir tebessüm oluşuyor yanaklarımda. Önce dedem, görülmez bir kazayla, 11 yaşında vefat eden kuzenim, onların acısının hasta ettiği ve isimlerini sayıklayarak yanlarına giden anneannem, 2000 yılında kalp ameliyatından sonra yoğun bakımdan çıkamayan büyük dayım. Hayat devam ediyor, zaman geçiyor, çocuklar büyüyor, evleniyor.... Değişmeyen, anılarda kalan güzellikler ve yıllarla çoğalan özlem. Bayram'daki sessizliğim, her zamankinden fazla akan gözyaşlarım, gittiğimde görememek, el öpememek, bu nedenle daha zor geliyordu. Dünya evine giren kuzenimin mutluluğunu paylaşırken,''babası görseydi, ne kadar mutlu olurdu'' sözlerinin yüreğimi sızlatması, gülerken ağlamak ta bundandı.

Dayı, dayıcığım, bizleri bırakıp gideli, altı yıl oldu. Adın gibi sönmedi, kalbimizde yaşıyor sevgin. Bak, eşi ile ilk dansını yapıyor biricik oğlun, görebiliyor musun, oradan? Sevdiği insana bakarken nasıl da ışıl ışıl oluyor, mutluluktan parlıyor gözleri. Şu kapıdan gülen sen misin yoksa? Gözlerinden mutluluk yaşları akıyor, görüyorum seni. Dur dayı! gitme, biraz daha kal lütfen. Çok özledik, hasret giderelim, boynuna sarılalım hiç olmazsa. Hem yağmur var dışarda ıslanma, biraz dinsin öyle gidersin, yarım saatten ne çıkar ? Dayı........Dayıcığım neredesin? Gittin yine durmadın..... Yine yağmur yağıyor bardaktan boşanırcasına, altı yıl önce ki gidişini hatırlatan. Rahat ol. Kızmıyorum, sitem etmiyorum kalbimdesin nasıl olsa.

resim:Rene Magritte

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Birkaç sene sora ne derim bilmiyorum; ama 4 senenin üzerine şunu söyleyebiliyorum şimdilik: Ateş, sadece düştüğü yeri yakıyor. Yokluğuna da alışamıyorsun aslında. Alıştığın, içindeki ateşle yaşayabilmek. Acıya alışıyorsun en fazla yani. Daha fazlasına değil....

Alptekin YILDIZ 
 30.10.2006 2:47
Cevap :
Paylaşımınız, bu duyguyu yaşamış olduğunuz izlenimini veriyor ve o nedenle daha iyi anladığınızı düşünüyorum. Haklısınız, ateşle yaşıyor, acıya alışıyor yürek sadece...Yanan yürekler biliyor ne demek olduğunu. Katılımınız için teşekkür ederim. Aileniz, sevdiklerinizle, sağlıklı, güzel bir hayat diliyorum. Selamlar.  30.10.2006 16:14
 

hayatımızda hep var olmalarını istiyoruz ve bu fikre sonuna kadar alıştırıyoruz kendimizi.sanki ölüm bize ve sevdiklerimize hiç gelmeyecek gibi düşünüyoruz. geldiği zaman ise kabullenemiyoruz daha doğru söylemle alışamıyoruz yokluklarına. eksiklikleri hep içimizi acıtıyor.. ne mutlu ki dayına sevgiyle hatırlanıyor , özlemiyle sevgisi kat be kat artıyor. Allah sana sevdiklerine sağlık sıhhat versin Tuğbacığım.. Sevgili dayınada rahmet.. Bilmelisin ki giden her ne şekilde giderse gitsin bize çok güzel anılar bırakır.. her daim kendilerini hatırlatacak anılar. eminim senin bu özlemini ve büyük sevgini mutlaka hissediyordur..Sevgilerimle

Hoşsada 
 28.10.2006 20:28
Cevap :
Sevgili Hoşsada, Bir gün buluşacağımızı bilsek te yokluklarına alışmak, kolay olmuyor senin de belirttiğin gibi. Hayat öyle sürprizlerle dolu ki, iyi kötü ne zaman ne ile karşılacağımız belli olmuyor, dün yanımızda olan bugün uçup gidiyor. Sonra ise büyük bir özlem başlıyor. Ama çare yok, güzel anılarla yaşatmak dışında. Paylaşımın için teşekkür ediyor, ailen, sevdiklerinle uzun ve güzel bir hayat diliyorum. Sevgiler.  28.10.2006 23:04
 

Bizim milletimizin aile sevgisi vatan ve millet sevgisi gibi yücelik arz eden, kendine has bir kutsallığı barındırır. Yazınızda mükemmel bir aile sevgisi var; aile geniş ve sevgi büyük. Sönmez dayınızı iç dünyanızda yaşatmış ve oğlunun düğününde yanıbaşınızdaymış gibi düşünmüşsünüz. Yakınlarımız hayatlarını kaybettikleri gün ölmezler; bizim onları unuttuğumuz gün ölürler. Yazı biz de yeni yeni hem anı, hem de kutsal bir miras olmaya başladı. Ailemizdeki insanlarla konuşurken, acı ve tatlı günlerde dertleşirken söylenen sözleri not etmeliyiz. ''Kayseri nasıl, bu taraflara gelmiyor musun yiğenim?..'' diyen Sönmez dayınız; bizi daha fazla hasrette bırakma, gel artık aile diyarına demek istemiş. Aile sevgimizi korumamız şart ve bu sevgi hiçbir şeye kurban edilmemeli. Bu alanda da ne yazık ki sarsıntı yaşıyoruz. Nur içinde yatsın Sönmez dayımız... Mutluluklar diliyorum yeni ve güzel bir aile kuran dayıoğlunuza, Allah bir yastıkta kocatsın. Size de yüce duygunuza layık güzellikler diliyorum

Cemal Hüseyin Çağlar 
 28.10.2006 1:01
Cevap :
İçten yorumunuzun üzerine yazacak söz bulamadığım paylaşımınız, aile sevgisini, vefayı, hatırlamayı ön plana çıkardığınız açıklamalarınız, dayı oğlum için mutluluk dilekleriniz için teşekkür ederim Cemal Hüseyin Bey. Sizin de belirttiğiniz gibi, aile sevgisi çok değerli ve önemlidir.Hiçbir sebeple değişilmemeli, feda edilmemelidir. Selam ve sevgiler.  28.10.2006 1:18
 

Sevgili Tuğba, bugün kaybedilen yakınlarla ilgili okuduğum ikinci blog bu. İlkinde de çok hüzünlenmiştim, bunda aynı şey oldu. Zaten üzüntüye battığım bir gündü bugün. Bunlar da tuz biber oldu. Neyse, hayat bu... Ne demişler, "işte geldik gidiyoruz/şen olasın Halep şehri"... Hepimizin bir gün bir şekilde karşılaşacağı acı... Kalanlar sağ olsun.

Murakami 
 27.10.2006 21:51
Cevap :
Bayram süresince yoğun olarak yaşadığım, sonrasında da etkisi süren duygusallık birikiminin sonucuydu ve yazdıktan sonra daha rahat hissetmeye başladım kendimi. Evet, hayat bu ve yaşadığımız sürece de karşılaşacağız. Değişmez doğa kanunları..Teşekkür ederim her zaman ki samimiyetiniz için.  28.10.2006 0:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 126
Toplam yorum
: 909
Toplam mesaj
: 267
Ort. okunma sayısı
: 2294
Kayıt tarihi
: 01.08.06
 
 

Kompozisyon derslerini biraz daha fazla önemsediğim, uzun cümleler kurmaya başladığımdan bu yana sev..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster