Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Aralık '08

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
2495
 

Ben nasıl bir Beşiktaşlıyım?

Ben nasıl bir Beşiktaşlıyım?
 

Valla ben nasıl bir Beşiktaşlıyım bilmiyorum! Bu maçın ardından ne Rüştü’ye kızabiliyorum, ne Delgado’ya. Ne de auta giden toptan penaltı yaptıran Holosko’ya. Kısaca bu gece üzerinde siyah beyaz forma taşıyan hiçbir futbolcuya kızamıyorum.

Hala ısrarla üstüne basa basa federasyona, hakemlere, her pozisyonda penaltı yaptırmak yada Beşiktaşlı futbolculara kart göstertmek uğruna kendini yerden yere atacak kadar aciz (Arda başta olmak üzere) rakip futbolculara kızıyorum.

Çünkü maçın başlamasına iki saat varken Fenerbahçeli eşim ile maç hakkında konuşurken ona şöyle dedim: “Maçı 11 kişi ile tamamlamak şartıyla, aleyhimize sudan ucuz penaltılar verilmez, yardımcı hakemler başta olmak üzere Cüneyt Çakır efendi kararlarını Galatasaray'dan yana kullanmaz ise bu maçı Beşiktaş kazanır ama olası bir Denizli faktörünü de göz önünde bulundurarak gollü bir beraberlik olur” dedim.

Sonra yine buraya maç başlamadan evvel önsezilerinin bu maçı 3-1 Beşiktaş’ın alacağını yazan ağabeyime cevap olarak “ önsezilerinin hakemlerle arası iyi galiba” şeklinde kısacık bir cevap yazdım.

Derbi mi dediniz? Sonu baştan bilinen bir masal, bir hikaye. Kadıköy’de Beşiktaş’ı on kişi bırakan vicdansız eller, Ali Sami Yen’de yarattıkları iki penaltı, iki sarı karttan bir kırmızıyla derbinin içine ettiler. Aslında söyleyecek pek fazla söz yok. Önceleri acaba diyordum tüm saflığımla, şimdi yüzde bin beş yüz kere eminim. Bu yılın şampiyonu her zamanki gibi ya Fenerbahçe ya Galatasaray olacak.

Biz Beşiktaşlıyız ya!

Eğer tebrik etmek bir centilmenlikse tebrik ediyorum. Federasyon ve yöneticilerini. Sonra Kuddisi Müftüoğlu ve Cüneyt Çakır nezdinde tüm hakemleri... Ardından Aziz Yıldırım ve Adnan Polat’ı tebrik ediyorum. Sonra emek harcamadan, ter akıtmadan kısa yoldan köşeyi dönmeyi ilke haline getirmiş tüm futbol kamuoyunun başrol oyuncularını.

Eeee şimdi kaldık biz bize... Birazda iğne kendimize. Demirörene artık yeter diyorum. Yaşadıklarımızın tek sorumlusu olarak onu görüyorum. Ama terbiye sınırları içersinde yeter diyorum kendimi zorlayarak. Önce Beşiktaşlı, sonra bir futbolsever hanımefendi olarak. Yaşım ve cinsiyetim el vermiyor ötesini berisini ifa etmeye.

Bir sözümde malesef bazı renktaşlarımıza. Yaşananların ardından Trabzon taraftarı kadar bile ses çıkarmaktan aciz, Demirören artık gider” mantığıyla Galatasaray yenilgisine göbek atanlara. Ne bileyim ya da skora göre bizi bize anlatanlara. Kızmayın bana lütfen. Acı ama gerçek Bin bir çeşidiz. Kendi kefenimizi dokuyoruz... Böylesine mide bulandırıcı rezil bir lig’de üstelik...

Örneğin maçtan çok basit ama düşündürücü bir enstantane. Delgado sarı kart aldığında bir Galatasaraylının ayağına basıyor... O Galatasaraylı futbolcu yerden hakeme eliyle “kart yok mu işareti” yapıyor. Hakem kartı Delgado’ya çıkarıyor. Buraya kadar tamam... Yaptığı işaret nedeniyle ona niye kart gösterilmiyor? Oysa aynı işareti sonradan Delgado yapınca tereddütsüz ikinci sarı çıkarması hakemin “art niyetini” göstermiyor mu?

Ama;

Maç bitmiş, atı alan Üsküdar’ı geçmiş. Bu saatten sonra benimki de laf işte. Sabit olan hiçbir şeyin yeri, şekli değişmiyor. Düşünceninde... Yaşananlara aynı renk gözlükten baksanız bile fikirler farklı olabiliyor. Sizleri bilmem ama ben bu geceden itibaren kendi kendime söz verdim. Kahkahalarla gülmek için, futbol maçlarını ve ardından tarafsız yorumlarıyla ünlü futbol programlarını izlemek yerine “komedi dükkanını” ya da “çok güzel hareketler bunları” izleyeceğim!

Ve artık başta Delgado olmak üzere hiç bir futbolcumuza kızmayacağım.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Geçenlerde "Kulüpler birliği" (sözde kulüpler birliği,bu seneye kadar Aziz efendinin karşı,bu gün ise başkan olduğu)toplandı: Beşiktaşımız dışında 17 takımın katılımı ile yapılan toplantıda akıllarınca tamamı Beşiktaş'ı kara cüppeli şeytanların önüne yem yapıp attılar ve hepsi de hakemlerden memnun olduklarını beyan ettiler,yav düne kadar ağlayan,TFF.nin kapısına siyah çelenk koyan,hakemleri yerden yere vuran sizler değilmiydiniz?nedir bu çark etmeye sebeb?belliki MHK.dan hepiniz çekiniyorsunuz ama bunu Yıldırım Demirören gibi erkekçe gündeme getiremiyorsunuz,yazıklar olsun sizlerin adlarınızın başına konulan BAY sözcüğüne,yazıklar olsun sizlerin adamlığına.

Muammer Tokbay 
 29.12.2008 18:53
Cevap :
Ben Aziz Yıldırımın MHK den falan çekineceğini sanmıyorum. Çünkü MHK'nin sene başından bu yana yaptığı hakem atamalarına baktığımda bile A.Y'ın parmağı olduğunu düşünüyorum. Bkz: Gençlerbirliği-FB maçı. Sizce o telefon olayı neden su yüzüne çıkarıldı? Bu güne kadar hiçmi telefonla görüşmüyordu kulüp başkanları ile hakemler?? Hop hakem değişti. Fırat Aydınus verildi o maça. Neden? Çünkü ertesi hafta FB-BJK maçı vardı.  30.12.2008 15:34
 

Sen sapına kadar Beşiktaşlısın,keşke herkes senin kadar sağ duyulu ve açık ufuklu olsa.

Muammer Tokbay 
 28.12.2008 3:39
Cevap :
Teşekkür ederim. Yazdıklarımdan bazı arkadaşların yanlış sonuclar çıkarması üzdü beni. Ben sadece futbolda adalet istiyorum. Adil ve temiz bir lig istiyorum. Benin isyanım rakiplerimize değil. Benim isyanım federasyona, hakemlere, görsel ve yazılı basına. Yanlış işleyen, işletilen bir çarka. Objektiflik yapılanlara ses çıkarmamak, hak aramamak, düzene isyan etmemekse evet ben objektif değilim. Beşiktaşa yapılan bu haksız saldırılar bitene kadarda objektif olmamaya devam edeceğim. Çünkü bu ligde sadece Fenerbahçe yada Galatasaray yok. 16 tane daha takım var. Bir çok yazımda Anadolu kulüplerine yapılan haksızlıklarada değindim. Ama onların camiaları veya başkanları hallerinden memnunsa yapacak bir şey yok. Ben memnun değilim ve artık isyan ediyorum. Bu benim takımım haksız puanlar alsın, hakemler lehimize çalsın, bedavadan şampiyon olalım şeklinde algılanmasın. Sadece hakemler başarımıza balta vurmasın. Bıraksınlar sahada eşit şartlarda, bileğimizin hakkıyla kazanalım.  28.12.2008 14:44
 

herkes takım tutabilir ama bu yorum yaparken objektif olunmayacağı anlamına gelmez. bir defa derbide penaltı yaratılmadığını, penaltıların penaltı olduğunu görüyoruz. hakemin delgadonun 2. sarı kartına getirdiği yorum ortada. başka bir hakem olsaydı kart göstermeyebilirdi. zaten buna da yorum farkı deniyor. kurallar o harekete sarı kart göster diyor. benim görüşüm bu olmaması gereken bir kural. demirörene karşı olmanıza rağmen derbideki mağlubiyetin nedenini iç dinamiklerde aramak yerine hakemi suçlayarak aslında demirörenle bu konuda aynı kafada olduğunuzu gösteriyorsunuz. derbi dışındaki ikinci ofsayta düştüğünüz nokta ise ''trabzonspor taraftarı bile'' tabirini kullanmanız. 1.si trabzon taraftarının beşiktaş taraftarından nitelik olarak farkı yoktur. 2.si ise trabzon camiasını sanki iyibirşey yapmış gibi gösterip onlar kadar bile olamadık diyorsunuz. trabzon taraftarı başkanı protesto etmedi, başkanın haksız açıklamalarını destekleyip hakemi etkileyip haksız bir 3 puan aldılar.

çagdas çam 
 27.12.2008 16:47
Cevap :
Çağdaş bey öncelikle bir konuyu çok iyi anlamanızı rica ediyorum sizden. Benim Trabzon da okuyan bir çocuğum ve senelerdir orada ikamet eden akrabalarım var. Doğduğum şehirden sonra ikinci çok sevdiğim şehirdir orası. Ama bu sevgim şehrin coğrafi yapısından dolayı değil, o şehrin insanlarına olan hayranlığımdan gelir. Metropollerde görmediğim bir dostluk, yakınlık, saflık ve temizlik var hepsinin yüreğinde. Kabul edersiniz ki iyi şeyler örnek gösterilir insanlara. Ben o cümleyi yazarken asla sizin baktığınız pencereden bakmadım. Keşke onlar kadar olabilseydik anlamında yazdım. Bu da onları kötülemek için değil aksine kendi taraftarımızın yetersizliğini ortaya koymak için yazılmış bir cümledir. Siz niçin öyle algıladınız bilmiyorum??? Bir kötülük gelip sizi bulduğunda kimseyi suçlamazsınız. İkincisinde tesadüf dersiniz. Üçüncüsünde art niyet olduğunu anlarsınız. Ama her hafta aynı kötülüğe maruz kalırsanız birilerinin özellikle sizi hedef aldığını anlarsınız. Neden hep Bjk?  27.12.2008 20:09
 

2003 ten beri bu soruyu hep soruyorum kendime bi cevabım yok bulacağımda yoktu. taaki sizin buyazınızı okuyana kadar ellerinize sağlık,gönlünüze sağlık,hoşgörünüze sağlık yazınızı okurken çok duygulandım sağolun.biz bizi güldürmeyi unutan bize ağladığı anları beşiktaşlı duruşu diye gösteren yönetimi acaba

selçuk ergin 
 26.12.2008 11:57
Cevap :
Sayın Demirören'in bu günkü basın toplantısını izledikten sonra, üzülerek belirteyim ki basın ve medya kuruluşlarına da kızmıyorum artık. Haklı olduğumuz ortamda bile, derdimizi anlatamamaktan dolayı haksız duruma düşüyoruz. Yılbaşı gecesi iki şey için dua edeceğim ve umutla bekleyeceğim dualarımın karşılığını. 1. Başkanımız ve yönetimin istifa etmesi 2. Son yıllarda aleyhimize yapılan hakem hatalarının (fazlası değil aynısı) kazara! (başka türlü olmaz çünkü) rakiplerimizede yapılması. Şimdi halinden memnun olanları izleyin bakın o zaman :) Belki o zaman bizi daha iyi anlayabilirler. Ateş denilen bu meret düştüğü yeri yakıyor çünkü.  26.12.2008 19:37
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 47
Toplam yorum
: 93
Toplam mesaj
: 18
Ort. okunma sayısı
: 635
Kayıt tarihi
: 31.03.07
 
 

Bandırma doğumluyum. İşletme mezunuyum. Amatör olarak uzun yıllar atletizmle uğraştım. Okul hayat..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster