Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Haziran '07

 
Kategori
Genel Sağlık
Okunma Sayısı
776
 

Beyin, beslenme ve hastalıklar

Beyin çalışması, akıl ve beden çalışmasını sağlar. Beyin-akıl ve beden insan bütünün parçalarıdır. Sürekli etkileşim halindedirler. Hayvanlarda üstün olan beyin ön bölgesi sayesinde insanlar diğer canlılardan farklılaşmıştır. Bu farklılık moderleşme ile birlikte, hayvanlarda görülmeyen hastalıkların insanlarda gelişmesine yol açmıştır. Şeker hastalığı, yüksek tansiyon, kalp ve damar hastalıkları, mide ülseri, kanser hastalıkları insana özgüdür. Doğal yaşam şartları içinde yaşayan hayvanlarda görülmeyen bu hastalıklar, insanlar tarafından deneysel olarak yaşam şartları değiştirilen hayvanlarda görülmesi, hastalık nedenlerinin doğal olandan ayrılma ile başladığını ispat etmektedir. Doğa insana, kendisine karşı çıkmasından dolayı verdiği hastalıkların çaresini de vermektedir. Son yıllarda batılı tıp çevrelerinde hakim olmaya başlayan bu görüş, halen uygulanmakta olan modern tıp tedavilerini sorgulamakta, alternatif tedavi yöntemleri üretmektedir. Alternatif töntemlerin adı adaptojenik (uyum sağlayıcı) tedavidir. Amaç, doğal olana geri dönerek bozulan beyin ve beden çalışmasını normalleştirmektir.

Hastalıkların ortak özelliği beynin kontrolündeki vücut çalışma sisteminin bozulmasıdır. Bu sistemin adı HPA yoludur. Bu yol, son yıllarda ortaya çıkan bilimsel verilerle, beyin ön bölgesi tarafından kontrol edildiği bildirilmiştir. Doğal olmayan besinler ve beyin ön bölge duyarlılığı, HPA yolu çalışmasının bozulmasıyla hastalıkların temel nedenini oluştururlar.

İnsan vücudu, bin yıllar boyunca doğada doğal bulduğu besinlerle gelişmiştir. Özellikle son yüzyıl içinde gelişen rafine gıda ürünleri doğal beslenmeyi bozmuştur. Doğal besinlerin en önemli özelliği, sindirimi için gerekli olan diğer maddeleri de içermesidir. Rafine ürünler bu maddeleri içermez. Örnegin patates kabuğunda, patates sindirimi için gerekli tüm maddeler vardır. Onu kabuğundan ayırıp bir de işleyerek poşetler içinde sunulması sağlıksızdır. 600 yüzyıl önce icat edilen şeker son 200 yıldır giderek artan kullanıma sahiptir. Oysa binyıllar içinde gelişen insan metabolizması basit şekerlere hazırlıklı değildir ve daha uyum sağlayamamıştır. Sofra şekeri, tüm şekerlemeler ve tatlılar, tatlı-gazlı içecekler, içerdikleri basit şekerlerle hastalıklara davetiye çıkartırlar.

Yüksek kalsiyumlu besinlerle ve sularla beslenme sonucu pek çok hastalık başlamakta ya da şiddetlenmektedir. Besinlerle ortalama kalsiyum alım miktarı portekiz ve japonyada, diğer avrupa ve ABD'e göre yarı yarıya azdır. Bu nedenle portekiz ve japonyada pek çok hastalık daha az görülmektedir. Örnegin kalp ve beyin damarlarını tıkayan pıhtı (atherom plağı) ya da tıkacın içeriğinde kalsiyum oranı %50'den fazladır. Kolesterol oranı sadece %3'dür. Fazla alınan kalsiyum, göz, beyin, damar, böbrekte birikerek hastalıklara yol açar. İnek sütü buzağı içindir. Doğal olan budur. Yüksek kalsiyum içeriği ile hayvan sütlerinin sağlıklı olduğu söylemebilir mi ?

Kalsiyumun doğal panzehiri magnezyumdur. Besinlerle alınan magnezyum miktarı kalsiyum ile eşit olmalıdır. Hazır satılan pet suların içeriğine bakıldığında, kalsiyum oranının magnezyumdan çok daha fazla olduğu görülmektedir. Diğer doğal olmayan besinlerin çoğu için bu geçerlidir. Su doğal olsa da mutlaka magnezyum ile takviye edilmelidir. Bu dengesizlik sadece suda değildir. Ama alınımı nedeniyle önem arzetmektedir.

Doğal olmayan beslenme dışında beyin ön bölge duyarlılığı hastalıkların diğer nedenini oluşturur.ıÜü Beyin ön bölgesini sağladığı özellikler; dikkati verme ve sürdürme, sabır, analitik düşünme, planlama, tasarlama, yargılama, tepki kontrolü, hafızanın kontrolü, düzenli olma, kendini kontrol edebilme, sorunları çözme, ayrıntılı düşünme, gelecekle ilgili öngörüde bulunma, hatalardan ders çıkarma, duyguları anlama ve ifade etme, empati kurma, sağduyu.

Dışarıdan gelen uyarılar beyin ön bölgesinden geçerek diğer beyin bölgelerine ulaşır. İç organlardan gelen iç uyarıların son durağı beyin ön bölgesidir.

Konuşma, düşünme ya da yürüme gibi herhangi bir konu önce beyin ön bölgesinde başlar. Buradan, diğer beyin bölgelerine konuyla ilgili bilgiler sorulur ve alınır. Bu bilgiler doğrultusunda beyin ön bölgesi karar verir ve uygular. Duygu, düşünce ve davranışların sağlıklı olması için iyi çalışan bir beyin ön bölgesi gerekir.

Beyin ön bölgesi talamus aracılığıyla HPA yolunu kontrol eder. Vücudun iyi çalışabiimesi için HPA yoluna doğru emirlerin gönderilmesi gerekir. Bu sağlanmadığı zaman hastalıklar ortaya çıkar.

Beyin ön bölgesini etkileyen faktörler; kalıtım, doğum zorluğu, anne sütü almama ya da yeterli alamamak, ateşli havale, ateşli hastalıklar, aşılar, kafa darbesi , yetiştirilme tarzı ve çevredir. Bu faktörlerle duyarlı hale gelen beyin, yaşanılan sterelerle duyarlılığı artarak hem ruhsal hem de bedensel şikayetlerin ortaya çıkmasına yol açar.

Sağlıklı bir yaşam için iyi çalışan bir beyin ön bölgesi ve doğal beslenme gerekir. Beyin ön bölgesi duyarlı olan ve doğal beslenmeyen insanların ilaçlarla tedavisi de mümkün olmayacaktır.

Her işin başı sağlık, sağlığın başı beyindir.

Sağlıklı günler dilerim.

Dr Güçlü ILDIZ

Nöroloji Uzmanı

Ayrıntılı bilgi için www.beyindoktoru.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hocam 46 yaşındayım. Atletizm ve futbol sporlarını geçen sene sakatlanana kadar yaptım. Sigara ve aşırı alkol kullanımım yoktur. Fakat sporculuktan kalma süt alışkanlığım hala sürüyor. Akşamları kızımla beraber birer su bardağı ballı sütü alışkanlık haline getirdik. Bu yaşta bu süt bana kalsiyum fazlalığı yaparmı? Bu değerli bilgileri sunduğunuz için sonsuz teşekkürler.

Metin Özkaya 
 28.06.2007 19:00
Cevap :
Sayın Özkaya, Doğal yolla alınan kalsiyumun vücuda zararı olmaz. Kalsiyum fazlalığı, özellikle kalsiyum ilaçlarını gereksiz yere alınması sonucu ortaya çıkıyor. Saygılarımla  28.06.2007 23:11
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 21
Toplam yorum
: 41
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 1266
Kayıt tarihi
: 25.06.07
 
 

Nöroloji uzmanıyım. Tedavilerin hastalık belirtilerine göre değil kişiye özel olması gerektiğini ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster