Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Ağustos '12

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
2733
 

Beyin orgazmı

Beyin orgazmı
 

 Fiziksel orgazmın ne olduğunu açıklayarak başlamayayım. Bilen bilir, bilmeyenler de taklidini yapmayı öğrenmiştir. Zaten, sevişme mevzuunda, dünya ortalamasının bir buçuk dakika olduğunu öğrendiğimden beri yerlere yatarak gülüyorum, kaşımayalım şimdi o konuyu. Orgazm taklidi yapmasın da ne yapsın garibim kadın. Hele de bir ortalama düşürme canisine denk gelmişse, tabii ki başım ağıyor, çamaşır yıkadım diyecektir. Taklit taklit nereye kadar canım!

Tipik Supçin besmelesi ile konuya dalış yaptıktan sonra, gelelim orgazm çeşitlerine. “Çeşidi de mi var?” demeyiniz lütfen. Olmaz mı hiç? Fiziksel orgazm ayrı, beyin ve gönül orgazmları ayrı ayrıdır. Üçünü de aynı beden ve ruhla yaşayabilenler, garanti cehenneme gidecekler. Niye mi? E, cenneti bu dünyada yaşamış oluyorlar da ondan.

Beyin, vücudu kendi ilgi, istek ve ihtiyaçlarına göre yönlendiren ve yöneten harikulade bir sistem olduğunun farkındadır. Sıkı bir materyalist olduğu için, pek çok somut olgudan keyif alabilir.

Serotonin denen mutluluk zımbırtısının salgılanmasına sebep olan konuların tümü beynin keyif aldığı alt başlıklardır. Örneğin açken deliler gibi bir iştahla yediğimiz yemek, susadığımızda derin bir hazla içtiğimiz su, ağır yorgunlukların ardından uzanıverdiğimiz yatak… Ne var ki, bireysel olarak alabildiği hazlar onu orgazm duygusuna taşımaz. Zira beynin en büyük meziyeti, düşünebilme yeteneğidir. O hem bir bilgi işlem merkezi hem de ‘bilgi ve düşün’ üretme üssüdür. Ve doğal olarak üretim ve birikimlerini paylaşmak ister. Zurnanın zırt dediği yer işte tam bu noktadır. Çünkü genellikle bir başka beyine ihtiyaç duyar.

Bir beyin, bir beyine, gel beraber ‘birdir bir’ oynayalım diyebildiği anda haz başlar. Çünkü oyunun içeriği sohbettir. Ortak düşünce ve ürünlerin konuşulduğu, birbirini dinleme ve duyma; anlama ve aktarma becerileriyle harman edilen sohbetler; ufku genişletir, farklı pencereler açtırır ve beyindeki doyum merkezi fena halde tahrik olur. Sohbet ilerledikçe haz ayyuka çıkar ve ardından orgazm gelir.

Sabahlara kadar uykusuz kalıp, uf dedirtmeyen muhabbetler, tekrarını iple çektiren söyleşi anları, klavye başına mıhlayıp dünyanın öteki ucundaki insanla yazışmalara sebep olan, işte o beyin orgazmdır. Beyin orgazmının temel aracı sözcükler ve ortak ilgi alanları; vazgeçilmez unsuru ise yargısız ve objektif değerlendirebilme becerisidir. Yoksa “Ay ben şunu söylersem beni ayıplar,” diye düşünen beriki beyin, öteki beyne doğru aktarımda bulunamadığı için, ne kendisi orgazm olabilir ne de karşıya bu duyguyu geçirebilir.

Beyin ve fiziksel orgazmı yaşayabilen çiftler boşanmazlar. “Aklın yolu birdir,” prensibine sahip oldukları için genellikle mali sıkıntı yaşamaz ve sorunları çözüm odaklı değerlendirirler. Şanslı köpekler!

Peki ya gönül orgazmı?

Onu da bir başka yazıda ele alayım. O olağanüstü bir orgazm çeşididir. Bambaşka diyarlarda, sözcüklerin kupkuru kaldığı, yalnızca yürekten yüreğe akan sessiz bir duyuş ve dokunmasız bir hissediş sürecidir.

T Ayhan ÇIKIN bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Var ve daim olasınız.. Vallahi uzun süredir bakamıyorum buralara. "Hiç"i de bu akşam Sayın Uğuz'dan öğrendim. İnşallah en kısa sürede edineceğim. Selam ve saygılarımla..

Bekir Gümüş 
 21.08.2012 23:30
Cevap :
Siz de var ve daim olasınız güzel insan... Ayrıca 'bi tane' olan da sizsiniz. Sizin naifliğiniz, hatırşinaslığınız. Gönül dolusu teşekkürlerimle...  27.08.2012 1:37
 

Bir dönmüşsünüz, pir dönmüşsünüz Emine hanım. Hoş geldiniz. Şu duygusal olanı da okuyalım yorumu onun üzerinden yapayım. Sevgilerle...

Hazanda 
 13.08.2012 22:46
Cevap :
Yazıda da dedim ya, "Tipik Supçin besmelesi" bu :)) Bu arada dönüş-gidiş vs karıştı artık birbirine. Şöyle diyelim, fırsat buldukça geliyorum MB'ye. Ve evet, gönül orgazmını da yazayım sonra yap sen yorumunu :) Çok teşekkür ederim can.. Var olasın emi? :) Sevgimle...  14.08.2012 11:27
 

Merhabalar...Vallahi konu önemli herhalde..gibi gibi...:-) Onun için gelin ben buna isterseniz bu defalık " NO COMMENT " dersem ayıp olur mu acaba..? :-) BEN ve OLTAMA TAKILANLAR

BEN ve OLTAMA TAKILANLAR 
 11.08.2012 22:02
Cevap :
Olur :)) "No comment" demenizde bir sakınca yok. Ne de olsa, oltanıza takılanlara bakıyorsunuz. :)) Teşekkür ederim olta takımı :))  12.08.2012 18:11
 

Sizin bu akıl dolu yazılarınıza yanıt verebilmek zor. Her na kadar ayıp yorgan altında olsa bile, Kinsey Raporu'ndan beri herkesin ipliği ortaya çıktığından naşi.;artık yaz yazabildiğin kadar; hem alttan hem üstten.Herkes anlayabildiği kadar anlar ne yapalım. Büyük espri gücünüze ve cesaretinize şapka çıkararak saygılar ve esenlikler Sayın Supçin.

Erdal Ceyhan 
 11.08.2012 21:02
Cevap :
Ben teşekkür ediyor ve göstermiş olduğunuz olgun ve içten yaklaşıma aynı şekilde şapka çıkarıyorum değerli yazarım. Sonsuz saygım ve selamlarımla...  12.08.2012 0:39
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 135
Toplam yorum
: 3783
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2953
Kayıt tarihi
: 23.07.08
 
 

Eğitim sürecinin bazı bölümleri Almanya ve İngiltere'de olmak üzere en son PAÜ'den eğitim uzmanlı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster