Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Şubat '11

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
1176
 

Bin pişman haller

Bin pişman haller
 

Birini unutmanın en kolay yolu nedir? Yeni birini bulmaktır değil mi? Nah öyledir!

Yeni birini bulup evlenen, üstüne çocuk yapan ama hala eski sevgilisini arayanlara, seni unutmadım mesajları atanlara, pişmanlık yasasından faydalanma çabalarına, kapı aşındıranlara ne demeli peki? Benzer şeylere tanık olanlar adına şöyle diyorum: "N'ollduuu, hayatını değiştirdin de sanki eskiyi unuttun muuu?"

Biten ilişkisinin ardından kendine dinlenme süresi vermeyip yeni hayat kurduğunu sanan, aynı aceleyle geri dönmek isteyen bu arkadaşları ve yanlarındaki dünyadan bir haber eşlerini maalesef "yazık"* listemde ilk sıraya koyuyorum.

Eskiyi yeni ile unutma yöntemi; ancak yakanı bir taraftan kurtadığını sanıp, öteki tarafa bağlarken bir daha ucu başı birbirine denk gelmeyecek bir sorunun başlangıcıdır o kadar.

O saatten sonra geri dönmek istesen dönemezsin, zaten arkanda bıraktığını kırdın geçirdin. İçinde bulunduğun yerden kaçmak istersin ama fazla ilerlediğin için "dün iyiydik yahu, bugün ne oldu?" diye hesap sorarlar adama. Hande Yener'in şarkısında söylediği gibi "bugün çabuk giden, yarın geri döner" durumundaki şeker kardeşim, eline yüzüne fena bulaşmış bilesin.

Her gün bir sürü hikaye duyuyorum bu şekilde. Biten ilişkiler, ardından kovalayan varmış gibi hızlı ve büyük adımlarla başkası ile evlilikler, aynı hızda pişmanlıklar ve geri dönmeyi istemeler, sonrasında kaçınılmaz mücadeleler... Boşananlar, boşanamayanlar, iki sevgili arasından koşturanlar, yorulanlar, bunalanlar, mutsuz erkekler, mutsuz kadınlar, arada kalmış çocuklar, dağılmış ruhlar, avukatlar, acımasız arkadaşlar, psikologlar...

E, kim dedi sana ilişkin bittikten hemen sonra başka birine giriş diye? Hele döneceğin varsa ne diye gittin? Gerçekten iyileştin mi ki üstüne yeni bir şey inşa edeceksin? Oysa, içindeki fırtına dinmeden yeni olan her şeyi sevdiğini sanırsın. Biten ilişkini masaya yatırıp otopsi sonucunu almadan da yeniye ancak kadavra ( denek insan ) muamelesi yaparsın.

Gittin, çok güzel! Dönmek istediğinde ne olacak? Önceden iki kişinin hayatı dağılmışken şimdi bir de üçüncüsü dağılacak. Eskisinin döndün diye kafası karışacak acabalarla uğraşacak, yenisi nereye gidiyorsun diye hayal kırıklığı yaşayacak. Kendini tutamayıp, bir de çakma ailene bonus kazandırdıysan yarım porsiyonluk bir hayat daha ortada kalacak. Hiçbirini yapmaya cesaret edemezsen bu sefer de mutsuzluktan şartellerin kapanacak ve senin hayatın zindan olacak. Aklın hep başka yerde gezecek, bedenin ise oradan oraya sürüklenecek.

Sevgi hayatımızda tutunduğumuz en hassas nokta ama bu olguya aynı hassasiyeti gösteren maalesef ki kalmadı. Hızlı tüketimi sevgimize bile yansıttık. Bu olmazsa o olur, o olmazsa şu olur şeklinde içten içe kendimizi kandırıyoruz. Mutluluk hapı yutayım derken zokayı yutuyoruz. Daha eskinin tozlarını temizlemeden üstüne başka tozlar ekleyerek yeniye düzgün yer açmıyoruz.

Bitenlerin ardından önce acısını yaşamak gerek, sonra sakin olmak gerek, arınmak, dinlenmek, analizler yapmak ve doğru kararlar almak gerek. İlişkisiz kalmak acizlik değildir. İyileşene kadar bir dönem yalnız kalmak hata yapmaktan çok daha iyidir.

Gitmek istediğinden emin olanın gözü arkada kalmayacaksa gitmekte özgürdür ama içinde geri adım attıracak en ufak bir kırıntı varsa sonradan savaşması ölümcül ve güçtür.

Yıldız meali:

* "Yazık" listem var benim. Radyoların "Top 10" listesi gibi bir şey. Her tür yazık durumu o listeye yazarım. Bir gün denk gelirse onu da yayınlarım.

** Yazıda ikinci yıldız yok, bu bir gözlemdir. Gereksiz yere anti tez belirtmeyiniz, "yazık" listemin ilk sırasına yerleşmeyiniz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

o asla yok olmaz..yazına kısmen katılıyorum. Evet herkes sen değil, öyle hatalar yapılıyor..Ya yaşadıklarım var susmak zorundayım terbiyemden ötürü..daha kötüsü de var.. Burada şunu bilmek lazım, kadın arkadaşlarımız şartlar gereği çok hazır değiller..anla işte ya..kolay gelsin Toprak

Aydın ADAM 
 03.08.2011 10:43
Cevap :
İkili ilişkilerde şartların bu kadar kolaylaştığı bir ortamda ben de bir türlü hayatı birbirine ve kendi kendine zindan edenleri anlayamıyorum işte. Kusuruma bakmayın. Sevgi ve saygılarımla.  03.08.2011 11:44
 

Güzel bir anlatım.Yerinde bir gözlem.Konuyu somutlaştırırsak;Depremden sonra oluşan yıkıntı molozunu temizleyip zemin etüdü yapmadan ören yerine bina yapılmaz kural budur değil mi?İstemim yazıklar listeniz çok okunsun, okuyup kendine nefes alma,dinlenme,toparlanma izni veren bireylerde çok olsun:))Paylaşım için teşekkürler.Düş ve Düşüncelerinize saygılar...

GÜNEŞİNSULARI 
 04.03.2011 11:07
Cevap :
Yorumunuz ve yazıya örneğinizle katkınız harika. Değerli desteğiniz için çok teşekkür ederim. :) Sevgi ve saygılarımla.  04.03.2011 12:12
 

kesin dönmemecesine olmalı. Gidişi bekleyenler varken,blöf gidişler hüsranla sonuçlanıyor.. Satırları ders gibi yazılmışsınız, örnek arayanlar çalışşın derim :)) Sevgilerimle..

Siel Vertu 
 02.03.2011 15:03
Cevap :
Değerli Sema Hanım, övgü dolu yorum için çok teşekkür ederim. Sevgi ve saygılarımla.  02.03.2011 16:34
 

Insani yeni arayisa iten en onemli sey tek duzeliktir.Insanlarin iliskilerinden gecmise donme istekleri, mevcut durumlarinin tek duzeliginden gelir.Kendini tazeleyebilen her iliski gelecegini saglamlastirir.Yazinin ozeti ve has noktasi son cumlende sakliki bence alti cizilerek yazilmalydi.yazin icin tebrikler...

FIRAT NUR 
 01.03.2011 13:06
Cevap :
Değerli yorumunuz için çok teşekkürler. Son cümleyi öneriniz doğrultusunda koyu olarak düzelteceğim. Sevgi ve saygılarımla.  01.03.2011 13:43
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 118
Toplam yorum
: 727
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 1593
Kayıt tarihi
: 15.01.07
 
 

Bir fikirden bir başka fikre, gerçeği bulana kadar bir halden başka bir hale geçip duruyorum. İncede..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster