Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Eylül '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
326
 

Bingöl Gazisi Ramazan'ı beş parasız memleketine kim gönderdi?

Bingöl Gazisi Ramazan'ı beş parasız memleketine kim gönderdi?
 

Milliyet Gazetesinde şöyle bir haber dikkatimi çekti.

Bingöl - Karlıova yolundaki terör saldırısından yaralı olarak kurtulan asker Ramazan Arı, Elazığ’dan memleketine dönerken, parası olmadığı için borç alarak memleketine gelebildi.

Hemen hatırlatalım, o saldırıda 10 askerimiz şehit olmuş, 70 askerimiz de yaralanmıştı!

İsterseniz önce haberin detaylarına bir bakalım ve saldırı anını bir kere de Ramazan Arı’nın ağzından dinledikten sonra kendi yorumumuzu ekleyelim.

Memleketi Mersin'in Mut ilçesine gelen Ramazan Arı, yaşadığı dehşet dolu anları İHA muhabirine anlatmış.

Olayın hala şokunu üzerinden atamayan Ramazan Arı, babasını 8 yıl önce kaybettiğini belirterek, "5 kardeşiz ve ailenin en küçüğüyüm. Şu an psikolojik çökmüş durumdayım. Allah kimseye böyle bir olay yaşatmasın" diye konuşmuş.

İzni bittikten sonra Mut’tan Elazığ’a gittiğini orada 4–5 gün kaldık sonra toplandıklarını anlatan Ramazan Arı, şöyle devam ediyor: "3 otobüs ve 2 adet minibüs toplam 200 asker yola çıktık. Her otobüste eli silahlı 6–7 asker vardı. Benim bindiğim araç ilk araç olarak yola çıktı. Araç konvoyunun önünde ve arkasında birer tane kobra vardı. Elazığ’dan Bingöl’e geldik, yarımsaat mola verdik. Moladan sonra yola çıktık. Sonra aradan 15 dakika geçmedi benim bindiğim araçta bir patlama oldu. Herkes otobüsün içerisinde yere yattı. Üzerimize ağır silahlarla ateş ediliyordu. Ardından iki patlama daha oldu etrafıma baktığımda otobüsün içerisi kan revan içindeydi. Çok kötüydü. Allah’ım kimseye yaşatmasın kötü bir psikolojiyi. Sonra araç yanmaya başladı. Araç yanarken biz dışarıya çıkmaya çalıştık ve araçtan atlayarak yol kenarındaki şarampole siper aldık. Yanımda ağır yaralı arkadaşlar vardı. O yoldan geçen sivil araçları durdurup araçlara taşıdık" diyor.

Olayın şokunu hala yaşadığını söyleyen Ramazan Arı, "Memleketim Mut ilçesinde bile yolda giderken pat diye bir ses gelse hemen kendimi yere atıyorum. Allah kimseye böyle bir olayı başına vermesin" diye ekliyor.

Daha sonra helikopterle Elazığ’a getirildiklerini söyleyen Ramazan Arı, "Memlekete gelmek için cebimde beş kuruş dahi yoktu. Mecburen gelmek için Elazığ’da tanıdığım bir hocam vardı. Ondan borç yol parası aldım ve o parayla memleketime gelebildim. Hocamda olmasa memlekete gelmek için bilet param dahi yoktu" diyor.

İşte burada bende ipler kopuyor.

Saldırıya uğrayan ve yaralanan genç bir insan! İzinden yeni dönmüş, birliğine giderken saldırıya uğramış. Yaralanan 70 askerden birisi, helikopterle Elazığ’a kadar getiriliyor, oradan kendi başının çaresine bak deniliyor. Paran var mı diye sorulmuyor.

Ramazan Arı sanki Bingöl’e gezmeye giderken saldırıya uğramış! Bu nedenle devlet benden bu kadar deyip, onu yarı yolda bırakıyor.

Sonrası malum hikâye…

Düşünün bu ülkeyi yöneten Başbakan’ın emrinde 6 uçak onlarca helikopter, yüzlerce araç ve binlerce koruma ordusu var. Şimdi bunlara yeni bir uçak daha ekleniyor. Bu seferki uçak 200 milyon dolarlık. Ancak 200 milyon dolar da yaşam koşullarının iyileştirilmesi(!) için harcanıyor. Yani Uçağın Maliyeti 400 milyon doları buluyor. Bunun anlamı Türk parası ile tam tamına 750 milyon lira, eski para ile 750 trilyon lira!

Bir ülke Başbakan’ını elbette koruyacak, kollayacak! Ama ülkesi için canını verenleri de gözetecek. Ramazan Arı gibi onlarca haber yayınlandı. Belki birkaç gün eleştirildi. Sonra aynı terane devam etti.

Başbakan’ı veya bakanları koruyup, lüks içinde yaşatırken, cebinde parası olmayan ve memleketi korumak için en ücra köşeye bile giden gariban Ramazan’lar da korunup kollanacak. Cebine parası konulup, evine kadar sağ salim gelmesi sağlanacak.

Ramazanlar, Mehmetler gezide yaralanmadılar…

Bu ülkenin gariban çocukları, ülkenin her tarafında, ülkeyi korumak için bağırlarını siper ederken, cebinde para olup olmadığına bakmadı.

Ramazan’lar bu ülkenin korunup kollanması için gözlerini kırpmadan askere koştular! Oradan buradan para bulup, bankaya 30 bin lira yatırarak, oturdukları yerden teskere almaya çalışmadılar.

Ramazan ve onun gibi yaralıları cebinde beş kuruş parası olmadan yola salıverenler, biraz kendilerinden utanmalıdır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İlâhi Mesut Bey, dediğiniz şeye de bakın, o alt tarafı bi memed, ondan binlercesi var. Ama başbakan öyle mi ya? O bidene, bidanecik! O möhim adam...hiç bu işin kıyası yapılır mı, memedin lafı mı olurmuş, kim ki memed? Bakın işte elma armut gibi patır patır telef oluyorlar, ölmüş ölmemiş, kolu bacağı kopmuş kopmamış, köyüne gidebilmiş gidememiş kimin umurunda? Kim takar memedi!?........ Offfffffffffff içim kıyılıyor içim; şu bütün olan bitenleri almıyor artık yüreğim, sığmıyor içime!!

Filiz Alev 
 29.09.2012 2:25
Cevap :
Merhaba, yorum ve katkı için teşekkürler. En tepedekilerin biraz utanıp, toplum içine çıkmamaları gerekiyor. Selamlar, saygılar...  02.10.2012 8:19
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 3842
Toplam yorum
: 6442
Toplam mesaj
: 310
Ort. okunma sayısı
: 3006
Kayıt tarihi
: 23.03.08
 
 

Antalya'da 1956 yılında doğdum. Emekliyim, Üniversite mezunuyum. Evliyim, bir oğlum var Mimar. Gü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster