Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Mayıs '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
640
 

Bir "Sevda " masalı

Bir "Sevda " masalı
 

Sevda,kapkara ve baygın bakışlı gözleri,kıvrımlı fisto dudakları,dalga dalga kızıl saçları, şuh kahkahaları ile bir Türkan Şoray kopyası idi adeta.

Savaşçı idi aslında ama aptalı oynamak işine gelirdi çoğu zaman.Gözlerini kırpıştırarak ,baygın baygın bakar, karşısındakini yere serince de ,işin keyfini çıkarmaya bayılır ,sonrada o şuh kahkahalarından birini salıverirdi fütursuzca. Oyunu kuralına göre oynamayı öğrenmişti sonunda , onu tanıdığımda.
......

Henüz liseyi bitirmişti ki ,anası ilk talibine veriverdi onu.Kız kısmısını bekletmek iyi gelmezdi.Öylesine güzeldi ki Sevda,allah muhafaza iş açardı başlarına.

Sevda direndi..Okuyup,öğretmen olacaktı, hem de müzik öğretmeni.Gizlice girdiği,radyo imtihanlarını da kazanmıştı.Kendini sahnelerde düşlerken ,ayyaş kocanın koynunda uyanıverdi, bir ilkbahar sabahı .

Ayıldı ayılmasına da... o ayyaş,sorumsuz, ilgisiz kocanın bir daha doğru dürüst koynuna giremeden ,üstelik nasıl olduğunu bile anlayamadan doğan oğlu ile onbeş yılını tüketti.

Adam batırdı,o çıkardı yuvasını.Yüklendi bavulları ,tencere tava sattı dağ..bayır demeden..

Adam lokanta açtı ,batırdı .O geçti ocağın başına, yüreğini de içine kattığı yemekler pişirdi. Yiyenler, parmaklarınıda beraber yedi. Sevdanın üç ayda toparladığı çiçekli perdeli lokantayı ,ayyaş koca yıldızsız bir gecede satıverdi.

Sevda çıldırdı çıldırmasına ama.. beş ay sonra, yine de şehrin en büyük fabrikasında kendisine çıkan iş hakkından,ayyaş koca lehine feragat etti.Ne de olsa evinin direği, biricik oğlunun da babası idi.

Ayyaş koca şanslı idi, şansı da Sevda'dan belliydi. Onun gibiler ,sıcak haddahanelerde ömürlerini pişirirken, o fabrikanın en gözde misafirhanelerinde keyfince çalıştı. Bir yandan da içti. İçtikçe de şişti.

Sevda,dağ bayır demeden önce tencere-tava sattı ,sonrada sigorta poliçesi. Yetmedi,sevda yürekli yemekler pişirip ocağında ,onları sattı. Biricik oğlu,pencerenin önünde dönüşünü beklerdi annesinin öylece.

Ayyaş koca ,ilgisiz hem de sorumsuz. Arada bir,içkiden başını kaldırdığında ,tekme tokat girişirdi Sevda 'ya. " Hangi otelden geliyorsun..kimin altından kalktın sen yine " diye.

Sevda böyle zamanlarda biricik yavrusu ile odasına kapanır,sabahlara kadar ağlar..ağlardı.Yine de hiç bir şey belli etmezdi kimseciklere. Mutfak masasının üstüne de nergislerini koymayı hiç ihmal etmezdi.

Sonra,bir kış akşamı ne olduysa oldu.Ayyaş koca,yine tekme tokat girişince... Çok yorgundu Sevda besbelli...Biricik oğlunu alıp fırladı ,evden dışarı. Üstelik yalınayak.

Bir daha da hiç dönmedi.Oğlundan başka ,hiç bir şey talep etmedi.

Yıllarca didindi.Gözyaşlarını ekmeğine katık edip yedi. Hiç nafakasız ,oğulcuğunu okuttu..büyüttü..adam etti..

Sevda kimi tencere sattı..kimi sigorta poliçesi...kimi de içine yüreğini kattığı yemekler.. Ama onurunu hiç satmadı. Ayyaş kocanın , yüklü kıdem tazminatından bile hiç bir şey talep etmedi.

Ve kızıl saçlarını savurup Karadenize doğru,en şuh halleri ve buğulu sesi ile çok sevdiği şu şarkıyı söyledi :

" ben suyumu kazandım da içtim
ekmeğimi böldüm de yedim
alkışı duydum ihaneti gördüm
sesimde oldu sessizliğimde
seviştiğimde oldu benim
sende başını alıp gitme ne olur
ne olur tut ellerimi
hayatta hiç bir şeyim az olmadı senin kadar
ve hiç bir şeyi istemedim
seni istediğim kadar
sende başını alıp gitme ne olur
ne olur tut ellerimi..." *







* söz:Cem Karaca-beste:Nil Burak
resim:Draper

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu tür hikayeler içimi burkuyor benim Neşe Hanım. Siz ki nicelerine şahit olmuşsunuzdur. Hepsini yazmaya kalksanız roman olur. Ne diyeyim bilmiyorum ki. Selamlar sevgiler

Ümit Culduz  
 20.05.2007 20:13
Cevap :
Epeydir, hüznün masalcısı oldum çıktım. Ama neylersiniz,insan en iyi ,bildiğini yazıyor işte..Sevdaların masalları,hep hüzünlüdür ama bir o kadar da onurlu.Tesellimiz budur.Ziyaretiniz,yorumunuz ,katkınız için teşekkürler sevgili Culduz..  21.05.2007 1:13
 

Sonu ne kadar farklı olsa bile sevdaları bu dizelerden daha güzel hiç bir söz anlatamaz sanırım. Ünzile insan dölü On kardeş beşi ölü Büyüdükçe unufak Ve gelir de görücü İnci gibi dişi Görücü bilir işi Söğüdüm ağlar gider Olur hatun kişi Varmadan sekizine Ergin oldu Ünzile Hem kadın hem de çocuk Onikisinde ana Bir gül gibi al ve narin Bir su gibi saydam ve sakin Susar kadın Ünzile Yağmuru kim döküyor Ünzile kaç koyun ediyor Dayaktan uslanalı Hiçbirşey sormuyor Korkar durur gitmez Köyün en son çitine İnanır o sınırda Dünyanın bittiğine Ünzile insan dölü Bilinmezlere gebe Sırların mihnetini Yükleyip de beline Varmadan sekizine Ergin oldu Ünzile Hem kadın hem de çocuk Onikisinde ana Bir gül gibi al ve narin Bir su gibi saydam ve sakin Susar kadın Ünzile Sevgilerimle. Bir başka sevdadan.

Ayrıntıda gezinmek 
 19.05.2007 15:13
Cevap :
Teşekkürler sevgili Ayrıntı...Bildiğim kadarı ile sözleri de kendisine ait olan,Sezen Aksunun,töreye ağıt şarkısı çok iyi tamamladı,yazıyı.Sevda da bi başka coğrafyanın törelerinin kurbanı idi bi bakıma. Ziyaretin,paylaşımın,katkın için için teşekkürler canım..  19.05.2007 21:58
 

Merhaba, İçimizden birinin öyküsü,çilekeş bir annenin dayanma gücü.Yaşam her şeye rağmen güzel. En kötü günlerde bile dimdik durabilmek daha güzel bir şey. Güzel bir öykü teşekkürler. Esenlikler dileğimle.

Erdoğan Şahin 
 18.05.2007 18:35
Cevap :
benim hüzünlü öykülerim,yaşama ödenmiş acı bedellerin tanıklıkları işte hep..Ve daha çok kadınların ,kadın doğmaktan dolayı ödedikleri bedeller bunlar..Belki kıyısından ,köşesinden birilerinin işine yarar.Daha çooook uzun yollar var önümüzde ..çoook uzun yollar..Sevgiler öğretmenim..  18.05.2007 23:19
 

Bu tür dramları yaşatmamak için erkek çocukları kadar kız çocuklarının da tahsiline önem verilmeli bence. Bu dramlar genelde hep cehaletten doğuyor. Sevdaya bir şans verilseydi hayırsız koca kahrını çekeceğine ömrünü hayırlı işlere harcayacaktı belki de... Buna benzer örnekler şu zamanda bile öyle çok ki...Herkese aydınlık günler diliyorum. Sevgiler

Tülay TERZİOĞLU 
 17.05.2007 22:17
Cevap :
Hatta daha da çookk..Erkekler pazarda limon da satar..Ama kızların ,bu kısır döngüyü kırmaları için,meslek sahibi olmaları şarttır..Bu işin sorumlusu,daha çok annelerdir,diye düşünüyorum.Kızlarını birey olarak yetiştiremedikleri,oğullarına da çifte standart uyguladıkları ya da buna seyirci kaldıkları için..Ziyaretin,paylaşımın,katlıların için çok teşekkür ederim sevgili emoşum...  17.05.2007 22:52
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 172
Toplam yorum
: 3375
Toplam mesaj
: 406
Ort. okunma sayısı
: 2265
Kayıt tarihi
: 15.02.07
 
 

Düşünen, üreten, kendine, insana, çağına sorumlu, tavırlı, taraflı , çağdaş ve yüzü aydınlığa dön..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster