Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Aralık '08

 
Kategori
Mizah
Okunma Sayısı
812
 

Bir Ergenin Gelişimi

Bir Ergenin Gelişimi
 

Birçoğumuz, özellikle erkekler, ergenlik döneminde inanılmaz bir değişime uğrar ve adeta evrim geçiririz. Hepimiz için çalkantılı olan bu dönemde sosyal olarak da kendimizi farklı buluruz. Adeta uzaydan gelmişizdir ve kimse bizi anlamamaktadır. Saçlar ekstra jölelenir, parfümle adeta özdeşleşilir, kötü alışkanlıklara eğilim (en azından bazıları için) artar, bir isyan, bir haykırış. Sebep? E ben ergenim?

Ergenlik insanın dünyayı anladığı değil anlamadığı bir salaklık dönemidir aslında. Herkes hayatına normal devam ederken kendi kendine isyan eden bir baltayla karşılaşırsınız. Evde kendi dünyasında yaşayan bu orjinal karakter salaklığının henüz farkına varamamış hatta büyümüş havalarına girerek kendini bir b.k sanma durumundadır.

Bu tipler ergenliğe girdiklerini “siz ne anlarsınız”, “ne koydu be”, “caz yapma lan”, “kim lan bu moruk” gibi argo literatürünün başlangıç cümleleriyle belli ederler. Dünyanın onlar için döndüğünü düşünen bu yaş grubuna sıkışmış zavallı kardeşlerimiz cinselliğin gizemli dünyasını da kamuya açık fakat bir o kadar da gizli kaynaklarla tanımaya başlarlar. Yeri gelmişken yazın ortasında tanınmamak için şapka ve atkı ile eğitsel bir sinema filmine giden kültür elçisi arkadaşımı huzurlarınızda saygıyla anıyorum. Çeşitli kültürel yayınlarla başlayan yolculuk günümüzde video teknolojisiyle yepyeni kuşaklar yetiştirmeye devam eder. Bir de okullarda cinsellik dersi verelim diyorlar, ne gerek var yahu?

Ergen kızlar makyaj ve kuaför kelimelerini sözlüklerine yeni yeni eklerken ergen erkekler de traş olma gibi kavramlara ilgi duyarlar. Traş, kırk yıldır sakalını kesen ve yüzü artık jilete duyarsız hale gelmiş baba için işkenceyken ergen için bir erkeklik göstergesidir. “Geçen derse geldim ya, hoca bir kızdı. Meğer sakalları kesmemişim, dalgınlık işte” gibi cümlelerle ben büyüdüm mesajı veren ergen erkek sakalı yoksa da pürüzsüz cildini jiletle güzelce kazır. Traş aynı zamanda karşı cinse gönderilen bir erkeklik mesajıdır. “Traş” yaz 3595’e gönder, tüysüz ergen resmi cebine gelsin.

Bu dönemde karşı cinsle yakınlaşma manevraları çok yaratıcı ve keyiflidir. “Sinemaya gidelim mi, oradan da bize gideriz?”. Türkçe meali: sinema kolay, bize gidelim de biraz koklaşalım. Sinemaya gittiğinizde etrafınızda ikili gruplar halinde dağılmış ergenleri dikkatle gözleyin. Ergen kızımız “Mehmet bana mısır al” gibi erkek ergenin cep harçlığını eritirken erkek ergen sinemada son pişmanlığını yaşamaktadır. Fakat “zafer yakınsa beklemek kutsaldır” felsefesini benimsemiş erkek ergen filmin bitmesiyle “bize gidelim, çok güzel kahve yaparım ben” gibi anlamsız önermelerle dişi ergenin aklını çelmye çalışır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

biraz da ailedeki yetiştirme tarzından kaynaklanıyor mu? ne dersiniz?

Tunay 
 29.12.2008 11:56
Cevap :
Tabi fakat bu genel bir şablon aslında. Bir çoğumuzun kaçınılmaz olarak geçtiği bir yol. Cinselliğe merak salmak, çapkınlığa kalkışmak ergenliğe aykırı birşey değil. Hepimiz için farklı bir dönem...  29.12.2008 12:38
 

iyi analiz :P

ol 
 27.12.2008 20:41
Cevap :
İyi yorum:)  27.12.2008 22:56
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 128
Toplam yorum
: 364
Toplam mesaj
: 134
Ort. okunma sayısı
: 1970
Kayıt tarihi
: 03.10.06
 
 

Gözlerini kapat ve düşün: bir cümle kaç kişide farklı etki yaratır? Birbirimizi anlamanın gittikçe z..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster