Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Kasım '08

 
Kategori
Tiyatro
Okunma Sayısı
1499
 

Bir oyun eleştiri denemesi: Vakit Tamam Beyler!

Bir oyun eleştiri denemesi: Vakit Tamam Beyler!
 

Baskının en önemli mekanizması iletişim bombardımanı ile oluşmakta ve katlanmaktadır.


Çalışmayı, Oyun Atölyesi’nde DİA (Doğaçlama İfade Atölyesi) içinde birlikte çalışma yürüttüğümüz Dinçer, Çiğdem, Ayşe ve Berrin’le birlikte izledik. Uzun zaman sonra bir oyun/çalışma izlememe ve sonrasında Moda’da bir kafede başlangıçta ne anlamadığımızı, sona doğru da ne anladığımızı bulan yumuşak hoş bir tartışma süreci geçirdik.

Çalışmanın/gösterinin sonu geldiğinde Allah Allah, ne demek istiyor ki? Durumu doğduğunda aslında herkesin aklında sahnede oluşan bölümler ve birbiri ardına sergilenen güçlü resimler kalmıştı. Özellikle başlangıçta altı kadın oyuncunun bir daire çizerek ayakları havada iple gerçekleştirdikleri güçlü resim gösterinin tümü içinde en güçlü olandı.

Burası neresi, hangi ülke, dünyanın hangi bölgesi?” sorusuyla/yabancılaştırmayla ve güçlü dış efektlerle başlayan oyun Epik tiyatro’nun en önemli aracı olan bölümler başına şarkı, şiir, efekt koymak ve geçtiği bölge ve olayın belirsizliğinin seyircide uyandıracağı güçlü etkiyi amaçladığını belli etti.

Belirsiz bir ülkede oluşan evrensel baskı araçlarının ve onların sembolleri olarak görünen Cocacola, para, din vb kavramların seyircinin önüne atma ve açıklama yapmadan seyircinin gözüne sokulması ve onların çevresinde dönen hareket odaklı bir gösteri zaman makinası hissi verdi bana, sembollere indirgenmiş bir mücadele.


Aslında bu cesur gösterinin aralarında net bağ ve geçişler olmayan bölümleri seyircilerde verilmesi amaçlanan mesajın uyandırılması ve evrensel baskıya karşı bir his oluşturulmasından çok kavram kargaşasına yol açtı. Günümüzde baskı, post modern bir görünüm alarak her birimizin yaşamlarına değişik aracılar kullanarak girmeye devam ediyor.


Baskının en önemli mekanizması iletişim bombardımanı ile oluşmakta ve her tekrarda katlanmaktadır. İletişim bombardımanı, baskıyı yaygınlaştırmak amacıyla başladığı yolculuğa kendisi baskıya dönüşmüş biçimde devam etmektedir.

Gösterinin en zayıf yanlarından birisi kavramsallığıydı, baskının günümüz modellerine yapılan göndermelerin eksik olması. Evrensel baskıyı sadece kadın estetiği ve erotizmi ile sunmaya çalışırsanız zaten çok olan soru işaretleri bin beş yüze çıkar. Evrensel baskının erkekler tarafından kadınlara uygulanan bir baskı mı olduğu sorusu oyun süresince benim de aklımda kaldı. Kadın merkezli bir gösterinin genelleme yapılan sorusu bu olmamalıydı diye düşünüyorum. Ayrıca kadının en önemli baskı gördüğü alan olarak tanımlanan cinsellik ve erotizm gösterinin çok da güzel işlenmiş akışı içine yerleştirildiği zaman sapla saman iyice birbirine karışmış oldu.

Her şey yolundaymış gibi rutine sarılmayı” eleştirmeyi amaçlayan oyun her şey berbat ve dehşet içinde yargısını uyandırmaktadır ki bu da ilk yargı gibi çok doğru değildir. “Bir tür kıyamet yaşadığımız günümüz dünyası” yargısı dünyayı anlayamamış olmanın kavrukluğunu ve yanılgısını içermektedir. İçinde yaşanılan her dönemde benzer tespitlerin yapıldığı gözlemlenirse o zaman bu tespit genel geçerdir. Kıyamet ile kastedilen şeyin ne olduğunun bulunması biraz seyirciye bırakılmış görünüyor ki aslında bu paradoks aynı zamanda en geçerli çözüm olarak görünmektedir.

Hareket odaklı bir çalışmaya text sokulmadan baskıyı ve dönüşümü anlatılması belki denenebilirdi. Oyuncuların sözel akışlarının bir tiyatro formunda kullanılmaya çalışılması gösterinin hareketinin akıcılığını engelliyor ve izleyicinin o ana girmesini zorlaştırıyor. Keşke text hiç kullanılmasaydı veya müzik ve efektler gibi dış ses olarak düzenlenebilseydi.

Her şeye rağmen bir gösteri yaklaşımı olarak “Vakit tamam beyler!” Beylere sadece adında mesaj olan genel kavramlar üzerine kurulmuş görsel yönü, çözümleri güçlü ve estetik çözümlemeleri. Nehir sahnesi, burada kullanılan iç ışıklar, genel ışık çözümleri, efektleri ile izlenmeye değer. Kafanızı içeriği anlamakta çok zorlamadan, oluşan estetiğin keyfine vararak..

Ekrem Pehlivan Tasarımcı -
Kurumsal İletişim Danışmanı

www.sanatdergi.com
www.blogcu.com/livanca


* Epik Tiyatro'da “yanılsamacı yönü yokedilmiş, anlatımcı bir tiyatro olması hedeflenmiştir. Epik tiyatro seyirciyi bir gözlemci yapar, ondan yargıya varmasını ister. Bunu sağlamak için de araçlar kullanır. Oyunlar episodik olarak bölümlenmiştir ve bu episodlar arasındaki neden sonuç bağı olabildiğince gevşek tutulur. Hatta Brecht episodların başına açıklayıcı şarkılar ve notlar koyar; bu yolla merak öğesi olabildiğince yok edilir. Seyircinin oyuna olan mesafesini koruyabilmesi için tarihselleştirme kullanmak da yazarın bir diğer yöntemidir. Tarihselleştirme kullanarak, oyunlarının geçmiş bir zamanda ve/ya da başka bir toplumda geçirir. Bunu yaparken Brecht’in endişesi, şimdiki zamanda ve şimdiki toplumda geçen bir oyunun seyircinin özdeşlik kurmasına yol açarak, aktif eleştirel tutumunu kaybetmesine yol açacağıdır.”

hiç düşünmeden öylece zaten anlaşılıyor sanılan bir şey, [yabancılaştırmayla] özellikle anlaşılmaz duruma bile getirilebilir. Bildiğini sanan seyircinin yabancılaştırmayla gerçek bilgiye ulaşmasını sağlamak. Kaynak: Wikipedi



<ımg height="265" src="http://photos-h.ak.fbcdn.net/photos-ak-sf2p/v355/131/52/708928082/n708928082_1513279_4227.jpg" width="462" border="0">

<ımg height="348" src="http://photos-c.ak.fbcdn.net/photos-ak-sf2p/v355/131/52/708928082/n708928082_1513450_585.jpg" width="604" border="0">

<ımg height="433" src="http://photos-f.ak.fbcdn.net/photos-ak-sf2p/v355/131/52/708928082/n708928082_1513421_1448.jpg" width="604" border="0">

<ımg height="356" src="http://photos-b.ak.fbcdn.net/photos-ak-snc1/v343/131/52/708928082/n708928082_1513361_8077.jpg" width="604" border="0">

<ımg height="300" src="http://photos-f.ak.fbcdn.net/photos-ak-sf2p/v355/131/52/708928082/n708928082_1513277_2959.jpg" width="604" border="0">

Copyright © Sanat Dergi - Art Magazine - İstanbul-Türkiye http://www.sanatdergi.com/ Tüm hakları saklıdır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 202
Toplam yorum
: 308
Toplam mesaj
: 61
Ort. okunma sayısı
: 976
Kayıt tarihi
: 29.06.07
 
 

Sosyal medya danışmanı, grafik tasarımcı.  ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster