Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Mart '14

 
Kategori
Kültürler
Okunma Sayısı
7178
 

Bir siyasetçiye öğütler. 5 : Ahi Evran ne demiş

Bir siyasetçiye öğütler. 5 : Ahi Evran ne demiş
 

Ahi Evran


Seçim sathi mailine girdik ya, bizim siyasetçiye öğütlerimiz de sürüp gidecek. Aslında bizim sakalımız olsa sözümüz dinlenir de; sakal filan hak getire… Yok öyle bir şey. O zaman hadi bakalım eski sakallılara başvuru… Bilgeler neler söylemişler; o zamanın kralları da, padişahları da o sakallıların dizinin dibine oturmuş, o erenleri dinlemişler. Bunlardan biri de Türklerin Anadolu’ya girip devletleşmeye başladığı çağlarda yaşayan Ahi Evran’dır.

Ahi Evran kimdir?

Ahi Evran, ( Şeyh Nasırettin Mahmut el Hoyi); (1171- 1261) Ahiliğin kurucusu sayılan debbağların (dericilerin) piri sayılan bu eski bilge, Osmanlı Devleti’nin kuruluş devirlerinde çok uzun yıllar yaşamış, kimine göre tam 90 yıl, kimine göre 93 yıl yaşamış ; o zamanların akıl hocalarından biriymiş. Kendisi İran’ın Hoy kasabasında doğmuş. Sonra hayatı Maveraünnehi, Azerbaycan ve Bağdat’ta geçmiş. Ondan sonra o da Anadolu’ya göç etmiş. Önce Kayseri’ye yerleşmiştir. Kayseri’de Ahilik örgütünü kuran Ahi Evran, daha sonra Konya ve Kırşehir’e gider. Hayatının sonuna kadar da Kırşehir’de  kalır.

Bir Anadolu filozofu olan Ahi Evran’ın özellikle esnaf’lar için söylediği, güzel sözler, kolay kolay unutulmaz:

Ahi Evran’ dan ders alınacak güzel sözler ...

''Eline, diline, beline sahip ol. Kalbini, kapını, alnını açık tut.”

“Ahi’nin eli, kapısı, sofrası açık olmalı; gözü beli ve dili kapalı olmalı”

“Eşine, işine, aşına özen göster.” 

“Harama bakma, haram yeme, haram içme. Doğru, sabırlı, dayanıklı ol. Yalan söyleme. Büyüklerinden önce söze başlama. Kimseyi kandırma. Kanaatkar ol. Dünya malına tamah etme. Yanlış ölçme. Eksik tartma. Kuvvetli ve üstün durumda iken, affetmesini, hiddetli iken yumuşak davranmasını bil ve kendin muhtaç iken bile başkalarına verecek kadar cömert ol.”

'' Gelen gelsin saadetle, giden gitsin selâmetle…''

“Ahi Evran'ın Selçuklu Sultanı II. İzzettin Keykavus'a sunduğu Letaif-i Hikmet adlı kitap, sultanlara ve yöneticilere nasihat verici ve “Siyasetname” türü bir eserdir. Bu eserde halkın ihtiyaçları belirlenmekte, bu ihtiyaçların karşılanması, istihdamın, kaliteli bol ve ucuz üretimin arttırılması sırasında çıkabilecek sorunlara karşı tedbirlerin neler olması gerektiği şöyle anlatılmaktadır.

“Allah insanı, medeni tabiatlı yaratmıştır. Bunun açıklaması şudur: Allah insanları yemek, içmek, giymek, evlenmek, mesken edinmek gibi çok şeylere muhtaç olarak yaratmıştır. Hiç kimse kendi başına bu ihtiyaçları karşılayamaz. Bu yüzden demircilik, marangozluk, dericilik gibi çeşitli meslekleri yürütmek için çok insan gerekli olduğu gibi, bu meslek dallarının gerektiği alet ve edavatı imal etmek için de birçok insan gücüne ihtiyaç vardır. Bu yüzden toplumun ihtiyaç duyduğu ürünlerin üretimi için gerekli olan bütün sanat kollarını yaşatılması şarttır. Bununla da kalmayıp, insanların sonradan doğacak ihtiyaçlarını karşılamak için yeni sanat dallarının meydana getirilmesi gerekmektedir.”

“O halde toplumun büyük bir kesiminin sanata yönlendirilmesi ve her birinin belli bir sanat dalıyla meşgul olması gerekir ki toplumun ihtiyacı görülsün. Ahi Evran'ın kurduğu Ahilik Teşkilatı'nın eğitim anlayışı bu temel görüşe dayanmaktadır. Devlete düşen görev bu görüşe destek vererek halkın eğitilmesine ve yönlendirilmesine yardımcı olmaktır. Ahi Evran eserinde belirttiği eğitim ve öğretim konusundaki tüm önerilerini kendisi Ahi birliklerinde uygulamıştır.” (ahilik.net)

Ahi Evrandan  çağları aşan altın tavsiyeler...
İslâm âleminde daha önce de mevcut bulunan, cömertlik, mertlik, mürüvvet mânâlarına gelen ve güzel ahlâkın en yüksek mertebesi şeklinde bilinen fütüvvet teşkilâtı ile Ahî Evranın nasihatlarından Ahîlik teşkilâtının umdeleri, şartları, ortaya çıktı.

”Ahî ve şeyh helâlinden kazanmalıdır. Teşkilât mensuplarının hepsi sanat sâhibi olmalıdır. Cömert olup yoksullara yardım etmelidir. Âlimleri sevmeli, gereken hürmeti göstermelidir. Namazlarını zamânında kılmalı, kazâya bırakmamalıdır. Alçak gönüllü olmalı, fakirleri sevmelidir. Nefsine hâkim olup, haramlardan kaçınmalıdır. Beylerin, zenginlerin kapısına gitmemelidir.

Bir Ahînin üç şeyi açık olmalıdır:

1) Cömert olup eli açık olmalı, fakat isrâf etmemelidir.

2) Misâfire kapısı açık olmalı, gelene ikrâmda kusûr etmemelidir.

3) Sofrası açık olmalı, aç geleni tok döndürmelidir.

Üç şeyi de kapalı olmalıdır:

1) Gözü; harama ve başkasının ayıbını görmeye kapalı olmalıdır. Kimseye sû-i zan etmemeli, yabancı kadına, kıza ve başkasının bakması haram olan yerlerine bakmamalıdır.
2) Dili bağlı olmalı, kimseye kötü söylememeli, lüzumsuz yere konuşmamalıdır.
3) Beli bağlı olmalı, kimsenin nâmusuna, ırzına, haysiyet ve şerefine göz dikmemelidir.” (turkdoner.com)
Ahilere göre :
Söz söylemekteki edepler dört tanedir:

- Sert konuşmamak,
- Konuşurken sağa-sola bakmamak,
- Sen-ben değil de siz-biz olarak hitap etmek,
- El kol hareketleri ile bir şey ifade etmemek.
“Ahi Evran, kalfalıktan ustalığa yükselenleri şed, yani kuşak bağlarken şu öğütlerde bulunmuş ve bu öğütler, yüzyıllar boyunca Ahilikte her şed kuşatma töreninde söylenmiştir:

“Harama bakma, haram yeme, haram içme. Doğru, sabırlı, dayanıklı ol. Yalan söyleme. Büyüklerden önce söze başlama. Kimseyi kandırma. Kanaatkâr ol. Dünya malına tamah etme. Yanlış ölçme, eksik tartma. Kuvvetli ve üstün durumda iken affetmesini, hiddetli iken yumuşak davranmasını bil ve kendin muhtaç iken bile, başkalarına verecek kadar cömert ol.”

Bu öğütlere dayanarak Ahilikteki meslek ahlakının kuralları da şöyle sıralanabilir: Eğitimli ve bilgili olmak, rastgele ve plansız değil, planlı ve programlı-yöntemli çalışma, dayanışma, kanaatkâr olmak, üretimin dayanıklı olmasına gayret etmek, tüketicinin haklarına riayet etmek, doğru ve dürüst olmak.”(erzurummedya.com)

Ahi Evren’in “Siyaset-Name” sinde (Sultanlara ve Devlet adamlarına öğütler) geçen şu görüşler, böylesi bir ileri açılımın “yazım belgesi”niteliğindedir:

“Allah insanları, yemek, içmek, giymek, evlenmek, mesken edinmek gibi bir çok şeylere muhtaç olarak yaratmıştır. Hiç kimse kendi başına bu ihtiyaçları karşılayamaz. Bu yüzden demircilik, marangozluk gibi çeşitli meslekleri yürütmek için çok insan gerekli olduğu gibi, demircilik ve marangozlukda da bir takım alet edevatla yapılabileceği için bu alet ve edevatı tedarik için de çok sayıda insana ihtiyaç vardır. Böylece insanın ( Toplumun) ihtiyaç duyacağı bütün sanat kollarını yaşatılması gerekir. O halde toplumun bir kesiminin sanatlara yönlendirilmesi ve her birinin belli bir sanatla meşgul olması gerekir ki toplumun ihtiyacı görülebilsin”

“Osmanlı Devleti’nin büyük bir cihan imparatorluğu haline gelmesindeki sır Ahiler’in desteğini almış olmalarındandır. Osman Gazi, Orhan Gazi, Murat Gazi, Ahi olup, Ahilik beratı sahibiydiler. Fatih dönemine kadar bütün vezir, vezir-i azam (başvekil), ordu komutanları ve kadılar da Ahi kökeninden gelmekteydiler. Ahi Teşkilat’ı eğitimini tamamlamış ve yetenekleri ile devlet idaresine seçilmiş olan bu kimseler, kendilerine öğretilen ahlak, adalet, hoşgörü, kahramanlık gibi insani değerlere saygıda kusur etmemiş ve halkına hizmet etmeyi görev bilmişlerdir..” (ahilik.net)

Ahi Evran ve Ahiliğin en büyük tezlerinden biri “Meslek Eğitimi”nin savunulması ve bu eğitimin son derece dikkatli kurallarına uygun bir şekilde yapılmasıydı.. Ama bizde son yıllarda meslek eğitimi yozlaştırılmış. Meslek Liselerinden üniversiteye giriş adeta imkansız hale getirilmiş; ve okulların makine parklarına önem verilmemiştir.

Belki de çıkarılacak derslerden en büyüğü budur. Meslek eğitim bir ülkeyi kalkındıracak, gençlere meslek kazandıracak önemli bir eğitim biçimidir. Ama imam-hatip olayını meslek eğitimi saymak en büyük yutturmacalardan biridir. İmam Hatip Eğitimi önemlidir fakat “Üçüncü Cins” bir eğitimi gerektirir. Diğer yandan, Meslek eğitimi ihmal edilemez; yozlaştırılamaz.  Ahilerin vurguladıkları da aslında budur.

 

Şahin ÖZŞAHİN bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

tez elden sana takma sakal gonderecegim!

Newyorker 
 07.03.2014 18:24
Cevap :
Değil mi abi, belki ancak öyle sözümüz dinlenir. Bu işler sakalsız olmuyor! Saygılar.  07.03.2014 19:21
 

Değerli arkadaşım, yorumu tamamlamadan bir hata sonucu silindi size gelip gelmediğini bilmiyorum ve tekrar yazıyorum. Yazınızın bam teli en sonda belirtiğiniz gibi, gerçek meslek hangileridir. Ben daha ileri götürüp kişilerin birden fazla mesleği olması taraftarıyım. Bu günlerde bilhassa karar verici konumda olan birçok kişi sanki emir kulu durumundalar. Eğer diğer bir meslek güvencesi olsaydı sanırım çeşitli dayatmalar karşısında direnirler ve ya basarlardı istifalarını. Aslında çok söylenecek söz var ama!? Sevgi, selamlar.

Şahin ÖZŞAHİN 
 07.03.2014 17:49
Cevap :
Sizin alanınnızda konuştuğumun farkındayım Sayın Şahin. Bence Türkiye'de Meslek Eğitimi ne yazık ki yeterli değildir. Daha doğrusu insanlarımızın çoğunluğunun doğru dürüst mesleği yok. Sokaklar, "Ne iş dersen yaparım ağabey," diyen insanlarla dolu. Gerçek meslek sahıbi hiç bir zaman başını eğmez. Çünkü onun altın bir bileziği vardır. Ama o insanlar nerde??? Sağolasın. Yorumun için teşekkürler.  08.03.2014 1:05
 

Kıymetli öğretmenimiz,Sayın,Erdal CEYHAN: Hocam çok önemli bir yazı okuduk. Hak ile, sabır ile, akıl ile ahlak ile yaşanmalı,eşe,işe, aşa özen gösterilmeli,hane kapısı, sofra kapısı açık olmalı,gözün, dilin, belin kapısı kapalı olmalı. En son da gelen gelsin saadetle, giden gitsin selâmetle.c Ne önemli, ne büyük ne anlamlı sözler.Teşekkürler Hocam, Saygılar sunuyorum.Sağlığınızı ve mutluluğunuzu diliyorum.

Mehmet Burakgazi 
 07.03.2014 13:52
Cevap :
Sayın Burakgazi, bizde de Anadolu erenleri, bilgeleri, hikmet sahibi insanlar çoktur. Eskiler ( eski yöneticiler..) bu gibi insanların dizinin dibine varır, onların sözlerini dinlerlermiş; söylediklerine uyarlarmış... Şimdikilerin bir kulağından giriyor bir kulağından çıkıyor. Dinleseler bile, ezberlemek için dinliyorlar; ondan sonra da slogan atmak için yuvarlıyorlar. O adamların her biri koca erenler, ne deneyimlerden geçmişler, nerelere erişmişler. Lafları boşuna mı? Göreceğiz. Saygılar efendim  07.03.2014 15:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2579
Toplam yorum
: 10204
Toplam mesaj
: 237
Ort. okunma sayısı
: 764
Kayıt tarihi
: 24.10.10
 
 

Mesleğim eğitimcilik… Şimdi artık emekli bir vatandaşım… biraz şairlik, biraz hayalcilik, biraz s..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster