Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Ağustos '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
958
 

Bölünme tehlikesi çok mu yakın?

Bölünme tehlikesi çok mu yakın?
 

Leman'dan


Birkaç hafta önce, Şemdinli’de bir operasyon söz konusuydu. 15 gün kadar sürdü. O  esnada, oradan sağlıklı haberler alamadık. Yetkililer açıklama yapmadılar.

Başka birisi yaptı... Kim?

Hak ve Eşitlik Partisi (HEPAR) Genel Başkanı Osman Pamukoğlu...

“Hakkari kaybedildi” dedi.

Kıyamet koptu... Ben de bozuldum, kızdım, canım sıkıldı. Yüreğim cızzzz etti.

Fakat asıl bozulan, Pamukoğlu’na en yüksek perdeden tepki gösteren Başbakan oldu: “Ağırlığın ne? Kaç gramsın? Seviyesiz” gibi, “seviyeli” sözlerle haddini bildirdi!

Sonra, Hakkari Valisi, “Operasyon bitti. 100’den fazla terörist etkisiz hale getirildi” diye açıklama yaptı.

Kapalı olan bölge medyaya ve siyasete açıldı. Bölgeye ilk giden de BDP’li vekiller oldu. Valinin, “operasyon bitti” dediği yerde, Hakkari-Şemdinli karayolunda, “peşmerge üniformalı” PKK’lılar, silahlarıyla birlikte BDP’lilerle kucaklaştı. Kameralara pozlar verildi. “Kürdistan’ın özgürleşmekte olduğu”ndan bahsedildi.

x   x   x

Sonra bayram geldi.

Birinci gün, Hakkari’de iki askerimiz yola döşenen mayınla şehit edildi.

İkinci gün, yine Hakkari’de, mayınla, hem de zırhlı araçtaki iki askerimiz daha şehit edildi.

Bayramın ilk günü, Hakkari’ye giden İçişleri bakanı İdris Naim Şahin; yüzlerce polis tarafından korunduğu, kendi ifadesiyle çevrede “istihbaratçı”lar olduğu halde taşlı saldırıya uğradı. Saldırı dakikalarca sürdü.

Hal böyle olunca, “Hakkari kaybedildi” diyen Pamukoğlu’na kızmakta haklılık payı var mı?

Bölgeyi karış karış bilen Emekli General, gördüklerini söylüyorsa, hakikatleri haykırıyorsa, ona bozulmaya ne hakkımız var?

Görmezlikten gelmek, doğruyu söyleyenlere saldırmak, gerçekleri değiştiriyor mu?

Bu arada; Ankara’ya dönerken, NTV’ye, “Esnafla samimiyetimizi kıskanma adına bizi taşladılar.” diyen Şahin, konuşma tonuyla “hayal kırıklığı”nı ekranlara yansıtırken, berbat Türkçe(!)siyle de bizi “hayal kırıklığı”na uğrattı.

x   x   x

İMAM, BÖLÜNMENİN SIZISINI CİĞERİNDE HİSSEDİYORDU

Haddizatında, bütün bu olup bitenlere; “polemik”, “terörün çirkin yüzü”, “kalleş PKK” falan diye “alışıldık” sözlerle tepki gösterip geçebilirdik.

Eğer bayram günü dinlediğim vaaz da “alışıldık” vaazlardan biri olsaydı!

40 yıldır olduğu gibi, bu yıl da, “bayram namazı” için camiye erkenden gittim.
Namaza daha 45 dakika var... 70 yaşlarındaki imam vaaz veriyor. Ramazan'ın "birlik beraberliğe" katkılarından bahisle başladığı vaazında sözü BÖLÜCÜLÜK meselesine getirdi.

Uzun uzun misallerle bölünme tehlikesini, birliğin kıymetini anlattı. Vatansever bir aydının söyleyebileceği her şeyi söyledi. Hatta "emperyalistler'oyunlarıyla bizi bölmeye çalışıyorlar" cümlesini bile sarfetti. Evet, aynen o kelimeyi kullandı. Daha pek çok uyarı-misal-mesel...

Bayram vaazları hep güzellikler, hoşgörü, çocukları sevindirin, küsleri barıştırın ...Vb. gibi mesajlarla dolu olurdu. Bölünme tehlikesinden bahseden bir bayram vaazına ilk defa rastlıyorum.

SEBEP?

Çünkü imam bile görüyor, biliyor ki tehlike çok çok çok yakın.

O imam, bölünmenin sızısını tâ ciğerlerinde hissediyordu.

Ki, daha Hakkari’deki 4 asker şehit verilmemiş, Bakan taşlanmamış, Gaziantep’te bomba patlamamıştı!

İmam endişelerinde haksız mı?

Tehlike çok yakın!

21 Ağustos, sabah, 10:50

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Siz bir askersiniz. Bu konuları hepimizden daha iyi bilirsiniz. Bir tehlike seziyorsanız, sizin komutanınız konumundaki yüksek rütbeli subaylar da bunu seziyorlardır. Herhalde üstlerine ve hükümet yetkililerine de haber veriyorlardır. Alınması gereken tedbirler de onların işi. Biz olayların sadece görünen bir kısmını gören kişiler olarak, böyle bir tehlikeyi güya haber vererk hükümete yardımcıı mı ouyoruz, ortalığı velveleyi mi veriyoruz, yoksa terör örgütüne korktuğumuzu haber mi veriyoruz? Böyle ciddi konularda bir bildiğimiz varsa, doğrudan merciine yapılır. Gazeteler ve internet aracılığıyla uluorta yapılmaz. Öyle değil mi komutanım? Olaylar herhalde bizim dışarıdan görebildiğimiz kadar değil.. İşin içinde başka oyunlar olduğu belli. Sizin tabirinizle bunu imam bile anlamış, siz anlamadınız mı? El birliğiyle teröre karşı neler yapabiliriz sorusu yerine, sanki hepimiz terörü de arkamızı alıp, bu hükümeti nasıl yıkarız sorusuna odaklanmışız gibi... Selam ve saygılarımla...

Ahmet YILMAZ 
 24.08.2012 13:09
 

pek çok kesimden ses veren yazınız umarım sadece yazı olarak kalır. aksini düşünmek istemiyorum. Sayılar

Cemile Torun 
 22.08.2012 23:18
 

Biraz karamsar,biraz halkta panik ve ümitsizlik yaratacak gibi görünen bir yazı olmasına rağmen yöneticilere uyarı anlamında çok değerli bir yazı. İnşallah mesajlar ulaşması gereken yerlere ulaşır.

Kerim Korkut 
 22.08.2012 11:44
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1417
Toplam yorum
: 4674
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 1142
Kayıt tarihi
: 04.06.10
 
 

Ücret karşılığı hiçbir yerde çalışmıyorum. Sandıklı'da doğdum. Anadolu Üniversitesi, Uluslararası..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster