Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Şubat '09

 
Kategori
Bilim
Okunma Sayısı
7499
 

Bor madeni ve Türkiye'nin jeopolitiği

Bor madeni ve Türkiye'nin jeopolitiği
 

Stratejik bir maden...Bor.


BOR MADENİNİN TÜRKİYE'NİN JEOPOLİTİĞİ ÜZERİNE ETKİSİ...


Hatırlatma...

Bundan önce yazdığım "Atatürk ve Türkiye'nin Jeopolitik Önemi" başlığı altındaki bloğum, yeteri kadar ilgi görmedi. Oysaki, jeopolitik konusu, bloğumda da belirttiğim gibi 20.Yüzyıldan bu yana bir bilim olarak tanınmakta ve bilinmektedir.

Bilimsel tanımı, yine bloğumda belirttiğim gibi, "Devletlerin coğrafi özellikleriyle siyasetleri arasındaki ilişkileri inceleyen bir bilim" şeklindedir.


TÜRKİYE'NİN COĞRAFİ KONUMU VE JEOPOLİTİĞİ İŞTAH AÇICIDIR....

Bir ülkenin coğrafi konumu, yerüstü ve yeraltı enerji kaynakları ile nüfüsü, o ülkenin jeopolitiğine yön veren önemli unsurlardır.

Türkiye bu bakımdan, hem "etkileyen" ve hem de "etkilenen" özellikleri ile, geçmişte olduğu gibi günümüzde de
jeopolitik özelliği ile en dikkat çekici ülkelerden biridir.

Osmanlı döneminde, Osmanlı'nın parçalanmasına ve Ortadoğu'nun enerji kaynaklarına yönelik "Doğu Sorunu" ya da o günlerin yazılışı ve söylenişi ile "Mesele-i Şarkiye"nin daha sonra "Sevr İdeolojisi"ne dönüşü, Türkiye'nin bulunduğu coğrafi konumun belirlediği iştah açıcı "jeopolitik önemi"nden kaynaklanmaktadır.

Günümüzde ise, ABD'nin şekillendirdiği ve uygulamak için çırpındığı "Büyük Ortadoğu Projesi"nin altında yatan neden de aynıdır. Ortadoğu'nun petrolünden ve Asya'nın doğal gazından yararlanmayı amaçlayan ABD'nin, bu projesini kolaylaştıracak olan da zorlaştıracak olan da Türkiye'dir; Türkiye'nin jeopolitik konumudur.

TÜRKİYE'NİN JEOPOLİTİĞİNİ ETKİLEYEN VE ÖNEMİNİ ARTIRAN UNSURLAR...

Türkiye'nin önemini artıran ve jeopolitiğine yön veren en önemli unsurlar, "yerüstü(su ve güneş) ve "yeraltı(maden ve petrol) enerji kaynakları ile birçok ülkede olamayan "genç nüfus"un çokluğudur..

Gelecekte, Türkiye'nin jeopolitik özelliğinin "etkilenmesine" ya da "etkilemesine" neden olacak en önemli unsurlardan ikisi, bence "su" ve "bor madeni" olacaktır. Bunlardan hangisinin öncelikli sorun olacağını tahmin etmek sanırım pek kolay değildir.

"Su(akarsu)"
sorununun, küresel ısınmayla ilgili olduğu ve genelde Suriye, Irak(özelde Kuzey Irak) ve Türkiyeyi ilgilendirdiği için, "Bor madenin"nden daha öncelikli olarak ortaya çıkacağını sanmıyorum. Ben, daha yakın bir gelecekte çok fazla önem kazanacak olan "Bor madeni"ne öncelik veriyorum.


BOR MADENİ VE TÜRKİYE'NİN JEOPOLİTİĞİ...

Bor madeninin stratejik önemi...

* Bor madeninin, gelecekte dünya çapında bir enerji kaynağı olması kuvvetle muhtemeldir. Çünkü, Bor madeni, petrolün, kömürün, elektriğin ve giderek nükleer enerjinin yerini alabilecek özelliklere sahiptir.

* Sanayi ve teknoloji geliştikçe Bor madeninin kullanım alanlarının artabileceği ve bu nedenle de, ilerlemiş sanayileşme ve teknolojinin, Bor ürünlerine olan bağımlılığının artabileceği söylenmektedir.

* Gelecekte, uzay araçlarında kullanılabilecek tek yakıtın, Bor madeninden çıkarılabileceği düşünülmektedir.

* Bilinen enerji santralları yerine Bor füzyon santrallarının kurulabileceği de bilim adamlarının düşünceleri arasındadır.

Türkiye Bor madeni zengini bir ülkedir...

Türkiye, dünyadaki Bor rezevlerinin %63'üne(bu konuda farklı yüzdeler var; %75'e kadar çıkmaktadır.Benim kaynağım ansiklopediktir) sahip bir ülkedir. Konu ile ilgilenen uzmanlar, yeni arama çalışmaları ile bu rezervin daha da artabileceğini söylemektedirler. Dünyanın en büyük rafine Bor üreticisi US.Boraks'ın kontrolündeki Bor rezervleri(ABD ve Arjantin rezervleri) ise sadece %11 cıvarındadır.

İşte Türkiye'nin, Bor madeni rezervi bakımından dünya ülkeleri arasında ilk sırada yer alması, coğrafi konumun ona kazandırdığı önemini bir kat daha artırmaktadır. Türkiye, bu yeraltı stratejik zenginliğini akıllı bir şekilde jeopolitiğine yansıtırsa, dünya üzerinde söz sahibi bir ülke konumuna gelebilir.

Çünkü, 70-80 yıl sonra dünyadaki Bor madeni rezervlerinin biteceği ve Türkiye'nin Bor madenine sahip tek ülke konumunda olacağı varsayılmaktadır. Bu da, Türkiye'nin jeopolitik ve jeostratejik önemini artıran diğer bir etmendir.


Türkiye, bu konuda, şimdiye kadar ne yapmıştır?...

Osmanlı döneminde bu madenin öneminin bilinip bilinmediğini bilemiyorum. Ama 1960'lı yıllardan itibaren, küçük ölçekli bazı firmaların bu işi kıvıramadıkları anlaşılınca, 1978 yılında, çıkarılan bir yasa ile, Bor madeni ile ilgili tüm faaliyetlerin devlet adına Etibank tarafından yürütülmesine karar verilmiştir. Yani, Anayasa'nın 168. maddesinin gereği yapılmıştır.

İlgili maddenin özeti şöyledir : "Tabii servetler ve kaynaklar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Bunların aranması ve işletilmesi hakkı Devlete aittir..."

15 Haziran 1985'te de Milli Güvenlik Konseyi'nin, Maden Kanunu'nda yaptığı bir değişiklik ile bu kanuna, "...Bor madeninin ihracatına ait usül ve esasların Bakanlar Kurulu'nca tespit edileceği" hükmü eklenmiştir.

Bor madeninin(bu arada uranyum toryum madenlerinin) stratejik önemini daha iyi kavrayan devlet, 16 Şubat 1994'te yürürlüğe giren bir yasa ile bir önceki yasada(15 Haziran 1985) değişiklik yaparak "Bor tuzları, Uranyum ve Toryum madenlerinin aranması ve işletilmesi devlet eliyle yapılır" kesin hükmünü getirerek bu madenlerin özelleştirilmesini engellemiştir.

Türkiye, bunları neden yapmıştır?...

Acaba, ABD ve IMF, Bor madeninin özelleştirilmesini istemiş olabilir mi? Bu arada, OYAK'in da Bor madeninin işletilmesine ve pazarlamasına talip olduğu da duyulmuştur.

ABD'nin, Bor madeni nedeniyle, Türkiye'yi en sadık müttefik olarak görmeye devam edeceği muhakkaktır. Acaba ABD, bu madene sahip olmak üzere, Türkiye'nin bu madeni işletmesine engel olabilir mi?

Acaba Türkiye, sahip olduğu Bor madeni yüzünden, bugünkü petrol zengini Ortadoğu ülkelerinin durumuna düşebilir mi?

Türkiye, yukarıda da belirttiğim gibi yasal önlemleri almıştır ama, yasaların süper bir güç karşısında uygulanma şansı nedir ki?

SONUÇ VE ÖNERİLERİM :

Dünyadaki bütün ülkeler, özellikle yeraltı kaynaklarını stratejik olarak kabul eder ve bu doğrultuda gerekli önlemleri alır. Bu, genel bir uygulamadır ve bu durum yasalarla da korunmuştur. Yeraltı kaynakları bir hükümet sorunu ve politikası değil, bir devlet sorunu ve politikasıdır.

Türkiye'nin de, artık sahip olduğu yeraltı maden ve enerji kaynaklarına özel bir ilgi göstermesi, bunların çıkarılması, işletilmesi ve pazarlanması konusunda ciddi çalışmalar içine girmesi gerekmektedir.

Türkiye, artık yabancı endüstrilerine hammadde hizmeti sağlayan bir sömürge ülkesi gibi olmaktan kaçınmalıdır.

Türkiye, ham ve öğütülmüş bor madeni ihracatını kontrol altına alarak, bu madeni işleyen ülkeleri, kendisine bağımlı hale getirmelidir.

Bor, Uranyum ve Toryum gibi stratejik madde niteliğini taşıyan madenlerin özelleştirilmemesi Anayasa'nın "değiştirilemez maddeleri" arasında yer almalıdır.

Bor ve ürünleri ile ilgili olarak bugün için dünyada bir rezerv sorunu bulunmamaktadır. Bunun için Türkiye'nin sahip olduğu bu rezerv büyüklüğü bugün için fazla bir önem taşımamaktadır. Tüketim artış hızı dikkate alındığında Türkiye ancak 70-80 yıl sonra bor kaynağı bakımından dünyada tek olacaktır. Bu nedenle, rezervden çok bu madenin işletilmesi ve üretiminde üst seviyeye çıkmanın koşulları yaratılmalı ve bu konudaki teknolojik çalışmalar hızlandırılmalıdır.

Bu maden yüzünden Türkiye, gelecekte ya kazançlı çıkacak ya da üzerinde çıkar oyunları oynanan bir ülke olacaktır. Türkiye, bu durumları şimdiden düşünmeli ve jeopolitiğini buna göre şekillendirmelidir.

Okuyucuya Not :
Ben bu bloğumda, Bor madeninin teknik özelliklerine girmedim. Bunlar benim ilgi alanım içinde değillerdir. Ben, yalnızca bu madenin stratejik bir madde olduğunu ve Türkiye'nin jeopolitiğine olan etkisini vurgulamak istedim.

cdenizkent

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazdıklarınızdan yararlandım. Aradan 6 sene geçmiş. Sanırım, biraz daha fazla değerlenidirlmeye başlanmış ama hala çok çok yetersiz. Suyun önemi konusuna girmişsiniz ki bence bordan daha hayatî! 5-10 sene içinde su'dan kıyametler kopabilir! Selâmlar...

İsmail Hakkı CENGİZ 
 15.04.2016 18:58
Cevap :
Merhaba İsmail Bey...Okuduğunuz için teşekkür ederim. Su konusuna gelince, o da çok önemli ama, şu sıralarda kirli ve tuzlu suları içme suyu haline getiriliyor(örneğin bir örneğini yaşadım. Yeşillenmiş bir derenin suyundan 15-20 dakika sonra bardakla su içtik)...Deniz suyundan da temiz su çıkarmak mümkün; en azından sulamak için...Belki basına yansımamış olabilir ama, Öcalan'ın Suriye'den çıkarılması için Suriye'ye karşı su kozunu kullandığımız kulağıma gelmişti...Kıbrıs'a borularla su aktardığımız da biliniyor. Bir yaşanmışlığım daha var. Kıbrıs'ta su ve elektrikten biri bizde diğer güney Kıbrıs'taydı(şu anda hangisinin bizde olduğunu hatırlayamadım), ne bizim tarafın ne de Rum tarafının elektriği ve suyu hiç kesilmezdi...Evet, su hala önemli bir kaynaktır. Geçen yıl,Fırat ve Dicle'nin jeopolitik değerini öne çıkaran bir blog da yazmıştım...Teşekkürler ve selamlar.  16.04.2016 15:44
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 955
Toplam yorum
: 2451
Toplam mesaj
: 64
Ort. okunma sayısı
: 1385
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster