Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Aralık '07

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
886
 

Bu Beşiktaş şampiyon olamaz

Bu Beşiktaş şampiyon olamaz
 

Sivasspor’un mağlup olduğu, Galatasaray’ın sahasında 2 puan bıraktığı haftanın kapanış maçını oynayan Beşiktaş, ayağına kadar gelen zirveye tutunma fırsatını tepti. Sakatların çokluğu yanında hafta arası oynadığı Marsilya maçının da etkileri bu maçta siyah-beyazlılar açısından handikap sayılabilir ancak Beşiktaş kadrosunun kalitesi de uzun vadeli hedefler açısından değerlendirilmeye muhtaç.

Üç büyüklerin sezon başında tartışmasız şampiyonluk adayları olarak kabul edildiği, Anadolu kulüplerinin henüz şampiyonluk parolasını ağızlarına dahi alamadığı enteresan bir ligimiz var. Sezon sonunda şampiyonluk ipini göğüslemeyi başaran takımlar açısından en belirleyici performanslardan biri olarak da “iç saha performansı” öne çıkıyor. Beşiktaş’ın son şampiyonluğunu aldığı 2002–2003 sezonunu hatırlayacak olursak, o sezon Beşiktaş’ın sahasında yaptığı 17 maçta; 14 galibiyet, 3 beraberlik aldığını ve hiç mağlup olmadığını görüyoruz. Yine o sezon siyah-beyazlılar sahasında oynadığı maçlarda 34 gol atıp (maç başına 2 gol) yalnızca 7 gol (maç başına 0,4 gol) yemişlerdi. Şaşıranlar olabilir ancak bu istatistikleri hatırlatmamızın elbette bir nedeni var. Dilerseniz Beşiktaş’ın bu sezonki iç saha performansına bakalım ve şampiyonluk hedefinin realite ile ne denli örtüştüğünü saptamaya çalışalım. Ligde 14 hafta sonunda sahasında 7 maça çıkan Beşiktaş bu maçlarda 3 galibiyet, 3 beraberlik ve 1 mağlubiyet alarak ortadaki 21 puanın 9’unu kaybetti. Söz konusu maçlarda atılan gol sayısı 7 (maç başına 1 gol), yenilen gol sayısı ise 5 (maç başına 0,7). Tüm bu rakamlar sizlere de Beşiktaş kadrosunda yapısal bir takım sorunlar olduğunu düşündürmüyor mu? Özellikle de Rizespor maçını izledikten sonra…

Rizespor karşısında sahaya 4–1–3–2 dizilişinde çıkan Beşiktaş eksik futbolcuların çokluğu sebebiyle İbrahim Toraman ve Koray gibi isimleri sakatlıkları tam olarak geçmeden oynatmak zorunda kaldı. Maça hırslı ve istekli başlayan Beşiktaş ilk yarı boyunca tempo yapmaya çalıştı ancak ikinci yarıda Marsilya karşılaşmasının da fiziksel etkileri sebebiyle oyunu koparacak baskıyı kurmakta zorlandı. 51.dakikada Rizespor’un Leandro’nun ayağından bulduğu gol Beşiktaş açısından işleri bir kat daha zorlaştırırken, sonuca bu yanından bakılınca Beşiktaş’ın 1 puanı kurtardığı bile söylenebilir. Kendi sahasında Beşiktaş uzun zamandır konuk ettiği takımları baskı altına alamıyordu. Ancak Beşiktaş’ın bu kez rakibini özellikle ilk yarıda sahasına hapsettiğini gördük. Bahsettiğimiz baskıdan efektif sonuçlar çıkaramayan Beşiktaş kadrosu için tam da bu noktada “kalite” şüphesi doğuyor zaten. Maç boyunca Beşiktaş’ın rakip ceza sahasına yaptığı orta sayısı 53, bunlardan “isabetli orta” tabir ettiklerimiz yaklaşık üçte bir düzeyinde. Maçta Beşiktaş’ın attığı gole baktığınız zaman ise tamamen kişisel beceri ürünü, ceza sahası dışından atılmış harika bir gol. Fakat bu harika golün gerçeklerin üzerini örtmesi söz konusu bile olamaz. Rakip ceza sahasına 53 orta yapan bir takım attığı tek golü ceza sahası dışından yapılmış bir plase ile buluyorsa orada bir sorun var demektir. Beşiktaş için bu sorunun halli öncelikle “isabetli orta” oranını arttıracak önlemleri almak, sonrasında ise hava toplarına hâkim bir santrforun takıma kazandırılması demek.

Ocak transfer dönemi yaklaşırken aldığımız duyumlar Beşiktaş’ın özellikle iki isim üzerinde yoğunlaştığını gösteriyor. Bunlardan ilki 1985 doğumlu ve Rennes takımında forma giyen Jimmy Briand. Fransız futbolunun yeni yıldızı denilen bu futbolcu hem hava toplarına hâkim hem de son vuruşlarda becerili, süratli ve güçlü bir isim. Ancak son dönemdeki formuyla milli takıma kadar yükselen Briand’ın ayak seslerine dev takımların kulak kabartmaya başladığı ve Rennes takımının bonservis bedelini 6 milyon Euro olarak açıkladığı düşünülecek olursa Beşiktaş’ın bu transferde işi hayli zor. Gündemdeki diğer golcü ise Chelsea orijinli ve şu anda Westham United’da forma giyen 1.91’lik Carlton Cole. Premier League’deki çaylak dönemlerinde yaptığı futbol sakarlıkları ile alay konusu olan ve adına skeçler hazırlanan Cole bu sezonki performansıyla hayli aşama yaptığını gösterdi ve birçoklarını utandırdı.

Beşiktaş’ın şampiyonluk hedefini reel bir temele oturtabilmesi için kadrosunu stoper ve santrfor mevkiinde çok iyi iki futbolcu ile takviye etmesi şart. Neticede bu takımlar için milyonlarca dolarlık bütçeler ligde üçüncü olsun diye oluşturulmuyor. Tıpkı Galatasaray Eski Başkanı Faruk Süren’in dediği gibi;

“Üç takımın şampiyonluğa oynadığı ligde, üçüncülük sonunculuktur.”

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

dediğiniz gibi marsilya maçının yorgunluğu vardı, tek bir maçla değrlendirme yapmak yanlış bence

stilwater 
 02.12.2007 22:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 235
Toplam yorum
: 233
Toplam mesaj
: 44
Ort. okunma sayısı
: 716
Kayıt tarihi
: 21.06.06
 
 

Yazar 1976 yılında İstanbul'da doğdu. Tüm eğitim ve öğretim hayatını burada tamamlayarak, 1999 yı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster