Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Temmuz '08

 
Kategori
Sivil Toplum
Okunma Sayısı
442
 

Bu sabah yaralıyım

Bu sabah yaralıyım
 

Yitik pencerem...


Bu sabah yaralıyım, canım yanıyor. Kayıplarımın yasını bile tutamıyorum. Güzden önce gelmiştim bahar telaşında bir rüzgarla, fidan misali. Köyümün ışıklarını seyrederek büyüdüm, büyüdüm yıllarca. Nice göçmen kuşlar gördüm özgürce konan, nice kelebekler kozalandı sırlarla doğan. Örümceklerle dertleştim, karıncalarla çalıştım, menekşelerle oynaştım. Nice misafirleri ağırladım sessiz ama gönülden.

Bu sabah yaralıyım canım yanıyor daha da fazla hatırlayamıyorum. Buralar artık eskisi gibi değil. Olmayacak da. Kıpkırmızı bir gök, simsiyah bir geceyi aştım artık. Çılgın sesler var dünden kulağımda kalan. Üşümelerim oluyor sıcak bedenimde hala. Yavaş yavaş ölüyorum, dağ gibi devrilen kestane misali. Rüzgar estikçe gözyaşlarım savruluyor. Siz hiç beni ağlarken gördünüz mü? Gözyaşlarım bedenimden inip dibimde yatan kavruk bir kaplumbağa yavrusunun üzerine damlıyor.

Bu sabah yaralıyım dört bir yanım alevli şelale. Sırrımı yeşillere giydirdiğim yerde ama boynu bükük öksüzüm. Uyanamadım hala her yanım puslarla süslü. Küçük Ahmet’i aradı nafile gözlerim. Çaresiz, perişan. Alışmıştım yalnızlığımın sabahlarında ona. Kavalından yayılan nağmelerle sıçrardı çekirgelerim. Ahmet yok, kuzular melemiyor. Köyüme bakıyorum şimdi umutsuz ve uykusuz.

Bu sabah yaralıyım, uykusuzum suskunum, lal oldu dillerim. Kuşlarım, kelebeklerim, karıncalarım, dibimde biten mor menekşeler yok. Terk edip gitmiş dün gece evini yitiren orman konukları. Biliyorum Ahmet de bir daha gelmeyecek. Oysa benim gölgem Ahmet’in vazgeçilmeziydi. Ve benden vazgeçenlerin beşiği olmuştum bir zamanlar. Ben bu sabah ilk defa ağlıyorum. Alevlerin sıcağıyla eriyen umutlarıma, çaresizliğime, yüreğim bile kavruk. Son nefesimle köyümü gözlüyorum yitik penceremden. Ben bir garip meşeydim, ne istediniz benden?


Tüm oparötörlerden; Yangın yazıp 3919 yazıp gönderin. Meşeler ağlamasın!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yüreğinde sevgi pınarı olmayanın gözünden akmaz yaşlar... Yeşili kara yapanlar karanlıkta kalacağımızı bile düşünemeyen yaratıklar... Adınız çok hoş. Çok sevdiğim bir şaiirin dizelerini armağan ediyorum sevgiyle.. "aşık olmak mı sevgili derince sevişmelerde kozasında kelebek çocuk uykularına masal ninnilemekte türkü adam sazın özüne düşmekle bahtiyar/ söylenmekte bir martılar özgür bu kentlerde titrek balıklar ölmekte..."

kırıkkalp 
 15.08.2008 13:10
Cevap :
Mavi düşlerim, yorumunuz ve bu anlamlı şiir için çok teşekkür ederim. Evet, bu kentte martılar özgür, titrek balıklar ise ölmekte... Sevgiler...  15.08.2008 20:24
 

Ağaçlarımız, ağaçlarımızla birlikte hayatlarımız yanıyor... Kim neden, nasıl çıkartır bu yangınları, nasıl kıyarlar milyonlarca cana... Üzüntünü çok iyi anlıyorum sevgili dost, ben de bir o kadar üzgünüm... Sevgilerimle..

Haluk Seki 
 16.07.2008 18:48
Cevap :
Sen ki ormanına aşık, fidanları, filizleri okşayan öpen, doğa tutkunu adam. Bende senin üzüntünü anlıyorum. Anlıyorum ve kahroluyorum çaresizliğimden...Ve vatan hainlerini bir kez daha lanetliyorum taaa derinden...  17.07.2008 2:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 21
Toplam yorum
: 174
Toplam mesaj
: 48
Ort. okunma sayısı
: 2565
Kayıt tarihi
: 17.06.08
 
 

Hayat benim için herkesin iyi kötü rolünü oynamaya çalıştığı kocaman bir sahne. Ben de bu sa..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster