Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ocak '11

 
Kategori
Yılbaşı
Okunma Sayısı
689
 

Büyük ikramiye!

Büyük ikramiye!
 

Yine çıkmadı amorti, tut o vakit yaşanası bir dileği. İnanmakla başlar belki de hayatın gerçeği...


Güzel şeyler duymak istiyoruz. En meraksızımızın bile, hayatımıza dair kulağımıza ferah feza şeyler muştulamakla para kazanacağını öğrenmiş o falcılara kulak kabartmasındaki sır bu.

Acı kahvelerin falları en çok o zaman tatlı. Biri, geleceğimize başımızdan aşağı konfeti misali, parlak ve güzel şeyler serpsin, olmadı yalanlar söylesin, bilelim ama, yana yana inanalım o yalanlara. Bunu istiyoruz hep.

Zira her şeyin iyi olacağına, üç, bilemedin beş vakte kadar yollarımızın açılacağına, kısmetli bir hayat süreceğimize olan inançtan alıyoruz gıdamızı.

"Güneşli günler görecek" olmanın hasletiyle deviriyoruz kadeh misali bir dikişte hüzne teşne yıllarımızı...

Kimileyin geçmezken bir an, mıh gibi çakılıvermişken zaman, koşar adım geçivermişiz zamanı; zor fark ediyoruz.

Daha yaşanılır, ayağımızın taşa gelmediği bir hayatı adımlamak istiyoruz. Çözüleceğini bilmenin rahatlığıyla sadece gündelik işlerin telaşesinde, daha büyük dertlerin pençesine girmeden yaşamak...

Özlemimiz bu.

Hakettiğimiz bir hayat, insanca soluyacağımız günler için, bize mucizevi vaatler sunsun istediğimiz icatlarımız var. Sığındığımız o efsunlu dünya, dallarına derman bulunması için asılmış binbir türlü dert parçası kağıtlar, eprimiş çaputlar, dünya derdini taşımaktan yorulmuş o dilek ağaçları, adaklar...hep bizi mutluluğa bir adım daha yaklaştırmasını umduğumuz maneviyatımızın can simitleri.

Kötü günlerimizde omuz versin istediğimiz sabır sunaklarımız. İyi günleri göstersin diye başrol verdiğimiz inanç aktörleri...

İnsanca yaşamak istiyoruz. Derdimiz bu! İki ayağının üstünde doğrulduğundan beri, hep bununla yoğrulmuş insanlık tarihi...

Hayatın bir rutini işte. Çıkageldi yine iyi ve güzel şeyler söylemenin kaçınılmazlığı. Dürtüyor hayat, hadi güzel şeyler söyle diye! Olacağını bilmenin çocuk umarsızlığıyla, olmayacağını bilmenin yetişkin karamsarlığı kolkola. Ne çok şey yığdık şimdiden yine şu gelen yeni yılın sırtına.

Yeniye olan o el değmemiş niyet çekmelerimizin zamanı geldi çattı. Bir ilkokul defteri temizliğiyle, o deftere ilk cümleyi yazmanın benzersiz heyecanıyla karşılıyoruz her yeni yılı. İlk günden yaratıyor hayal kırıklığını, yok ki dünden farkı...

Geçtik büyük ikramiyeyi, çıkmadı bir amorti...

Ne gam!

Her bayram arifesinde iyiye ,güzele döndürdüğümüz dilimiz, kurdu bugün de tüm sevdiklerimize en güzel istekleri, murat alacağımız günleri...

Radyoda istek yaptığımız şarkılar misali yolluyoruz sevdiklerimize, yollayacağız hep de,

Sağlık, mutluluk umut...daha nicelerini. Şuncacık ömrümüzde hep bekleyegeldiğimiz, uğrunda ömrü berhava ettiğimiz temennilerimiz... Yaşarken gelip bizi bulduğunda göremediğimiz, eskisini devirip yenisini karşılayacağımız her yeni yılda,bayramlarda dilimizden dökülen isteğimiz.

Bir bakmalı, belki de yanıbaşımızda bitmiştir o UMUT çiçeği,
Bir görmeli, MUTLULUK kaçtıkça kovaladığımız ufuk çizgisi,
Bir derin nefes alıp, SAĞLIK'lı olduğumuza şükretmeli...

İşte hayatın ikramiyesi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba Deniz, yazını okuyunca benim de aklıma “teselli ikramiyesi” kazananlar geldi. Düşünsene senin o bahsettiğin büyükkkk ikramiyeyi sadece ve sadece 1 numara ile kaybeden teselli edilesi şanslılar(!). Tam da buradan konuyu hayata bağlarsak, ufacık bir farkla muhteşem bir hayat yaşayacakken teselli ile avunanlar, avunmak zorunda kalanlar… Umutsa tam göbeğinde duruyor insanın hep. Her yıl, her yılbaşı bir umut devam ediyor şansını denemeye. Zira şapkadan ne zaman tavşanın çıkacağı da belli olmuyor:) Bense her yeni yıldan tek bir şey diliyorum; Sahip olduklarımı kaybetmeyeyim yeter! Ya da senin son satırlarda yazdığın kelimeyi kullanayım; “yanıbaşım”dakileri kaybetmeyeyim bana yeter. Sevgiler…

Hezar Yokus 
 05.01.2011 0:16
Cevap :
Ne büyük haksızlık değil mi? Teselllisiz bir teselli, büyük ikramiyeyi bir numarayla kaybedenler. Tabi bir de piyangozedeler var. Yani onca para, başını yastığa vurduğunda uyutur mu insanı, huzurun kaçmaz mı? Yan etkileri de çok vesselam. Dileğin çok güzel.Parayla alınamayacak kadar değerli.Selam, sevgiyle...  05.01.2011 20:34
 

Sevgili Deniz yine döktürmüşün. eline yüreğine sağlık. "İnsanca yaşamak istiyoruz.Derdimiz bu" demişsin. Ancak günümüzde bu o kadar zor ki. Kış ortasında dağıtılan buzdolabına. yaz ortasında Ayvalık'ta dağıtılan kömüre şükreden bir halk olduğu sürece çok zor görünüyor. Tüm umutlarının gerçekleşmesi dileğiyle....

AHMET CANAN 
 02.01.2011 13:26
Cevap :
İnsan mutluluğu hep içinde arayamaz doğru, bireysel naiflik, o vurdumduymaz iyimserliğin bittiği yer, kapıdan adımımızı attığımız anda başlar. Her ne kadar güzel şeyler söylemenin kaçınılmaz olduğu zamanlarda kötü şeylerden bahsetmenin zül sayıldığı bir duyguyla karaladıysam da bu satırları, bu böyledir...Selam güzel abime, sevgiyle...  02.01.2011 16:13
 

Evde yapay çam süsledik. Ağacı beş dakika yalnız bırkatım salonda. Geri döndüm ki küçük kızım her dalına küçük not kâğıtlarından dilekler asmış. Sırf bu haliyle bile süslenmişti. Açıp baksam inanılmaz ilginç üslupta dilekler ama başkasına söylenmez ya; bakmadım. Bugün ağacı bozarken, bu su gibi duru dilekleri ne yapayım diye düşündüm. Sonra saksıya gömdüm. Aslında oradan çıkarıp ağaç kutusuna geri koymalıyım. Seneye açar bakarım; en azından ne yazmış diye... Bir keresinde de uydu antenine dilekler asmıştık. Başka dileklerden hızlı mı gitti ne; olmuştu:) Yeni yılda tüm dileklerin gerçek olsun...

vakayinüvis 
 01.01.2011 19:16
Cevap :
Sevincin çeşitlemesi çok, çocukluk oyuncakları kontenjanından biz "büyümüşlere" oyuncak çok.Onlar için diyoruz ya söz de, gani gani kullanıyoruz yerine göre, kimi naif çizgi animasyonlarını da, tepeden tırnağa ışığa kesmiş dilek ağaçlarını da...Dileklerin bir okunma tarihi vardır elbet, ne zaman bilemem ama, gerçekleşsin diyim.Selam, sevgiyle...  01.01.2011 19:45
 

Hayatı hep büyük ikramiye beklentisi içinde yaşarsanız en çok kaybeden siz olursunuz derim sayın yazar!Beklentili yaşanmaz hayat ve aşk!Saygılar ve iyi yıllar...

DERİN, SADE VE KARIŞIK... 
 01.01.2011 18:56
Cevap :
Kaybettiklerimin çıkını hala sırtımda... Kayıplar olmadan anlaşılmıyor yaşamın değeri..Esasında bu yazıya kayıp bir arkadaş dökümü de girerdi, kuytularda duran yaralar da, onlar mebzul miktarda var önceki yazılarda. Bir yanım yaşlı yorgun, bir yanı güleç durmanın iyimserliği diyelim mi buna? Büyük ikramiye beklentisi derseniz, hayat olsa olsa bir amortidir bana ve yılda bir kez aldığım bilet gibi amorti var mı diye bakarım hayata. Doğrusu bu kadarlık bir beklentiyi çok görmemeli insan kendine Belki de aynı şeyi farklı bir şekilde yaşıyoruz kimbilir.Selam, sevgiyle...  02.01.2011 12:23
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 85
Toplam yorum
: 1392
Toplam mesaj
: 114
Ort. okunma sayısı
: 1591
Kayıt tarihi
: 02.12.06
 
 

..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster