Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Ekim '10

 
Kategori
İstanbul
Okunma Sayısı
848
 

Cahil Cesareti

Cahil Cesareti
 

O değil de;

32. Kıtalararası Avrasya Maratonu korkunç bir faciaya sebep olabilirdi. Köprü direkleri falan sallanmış, o derece.

Balık beyinli olduğumuz için bu konu seneye kadar çoktan unutulur, faciayı gerçekleştirme çabalarımıza seneye devam ederiz artık.

Baktık olmadı facia gerçekleşmedi, köprü yıkılana kadar onbinler denize dökülene kadar azimle inatla sürdürürüz bu çabamızı.

Köprü darmadağan, onbinlerce insan telef olana kadar...

Hadi yetkililerin umrunda değil onbinler onu anladık da maratona katılanlar ne akla hizmet ediyorlar onu da hiç anlamış değilim. Aşırı yük binmesi sonucu köprünün yıkılması kaçınılmaz. Bunu bilmek için alim olmak gerekmiyor.

Toplu intihar gibi birşey...

Mimar, Kent Bilimci, Yüksek Mühendis Prof. Dr. Ahmet Vefik Alp, 'Çok büyük bir tehlike atlatıldı, köprü yıkılabilirdi. Bugün yaşanan olay resonans denilen durumdur. Çok tehlikeli bir fizik olayı. Çok küçük titreşimlerin birbirini tetikleyerek kontrolsüz bir biçimde büyümesi sonucu oluşur. Çok büyük asma köprüleri devirebildiği bilinen bir husustur. O bakımdan büyük bir tehlike atlatıldı. İyi ki rezonans sönmüş, yoksa giderek daha da büyüyecekti ve köprü darmadağın olabilirdi. 1940’ta ABD’nin Washington eyaletinde yapılmış olan, Boğaziçi Köprüsü’nün benzeri Tacoma Asma Köprüsü, ulaşıma açıldığından birkaç ay sonra rüzgar etkisiyle rezonansa girerek yıkılmıştı. Benzer etki salınımlı bir asma köprü üzerine büyük bir insan kitlesinin yürümesi veya koşması nedeniyle de oluşabilir. Londra’da da 2000 yılında benzer bir durum yaşanmıştı. Thames Nehri üzerine bir yaya köprüsü yapılmıştı. Kalabalık yaya gruplarının geçişi sırasında titreşim ve sallantıların olduğu farkedildi. Sonra köprüyü yaya trafiğine kapatıp yeniden projelendirdiler. İstanbul’a geçmiş olsun.' demiş.

Bence; Mimar, Kent Bilimci, Yüksek Mühendis Sayın Ahmet Vefik Alp'i İstanbul Belediyesi çok dikkate alsın. Sayın Alp, rahatlıkla konusunda uzman tek kişi denilebilir.

Sonra söylemedi demeyin!

Bundan sonrası için ne yapmak gerekir?

Köprü maratondan sonra yara almadı mı? Bakım onarım yapılmadan trafiğe açık ve şu an tehlike oluşturmuyor mu?

Oluşturmaması hiç mantıklı değil.

Tuhaf bir milletiz. Cahil cesareti var. Korkusuzuz.

Türk'üz ya, bize birşey olmaz...

O değil de;

İyi bayramlar.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ahmet Vefik Alp gibi mimar olan bir kişi olarak Alp Beyin biraz abarttığını söyleyebilirim. Köprü intihar edenler yüzünden yaya trafiğine kapalı olduğu için ve hep abir araç içinde geçildiği için insanlar köprünün nasıl titreştiğini fark edemiyorlar. Ben köprünün ilk yapıldığı zamanlarda ayaklardaki asansörleri kullanarak geçtim ve o zaman da titreşimi hissettim. Köprü titriyor ve köprünün titremesi sağlıklı bir olaydır. Rezonans adi adım yürümekle olmaz. Tribünlerdeki gibi, düğündeki gibi, asker adımı gibi ortak ve birbirini takip eden vuruşlarla olur. Köprü üzerinde koşan yürüyen insanların rezonans yaratması oldukça zor bir olaydır. Rüzgârdan yıkılan köprüler salınıma girmişlerdir ve bu olaylar asma köprülerin ilk zamanlarında olmuştur. Boğaz Köprüsü gibi köprülerde buna önlem alınmıştır. Sonuç olarak diyebilirim ki korkulacak hiçbir şey yok. Ama bu bir insan yapısıdır. Yarın köprü yıkılırsa mutlaka bir şey, bir hata sebep olmuştur. Saygılar.

Mehmet Sinan Gür 
 21.10.2010 21:19
Cevap :
Sayın Yazarım, 'Boğaz Köprüsü gibi köprülerde buna önlem alınmıştır.' demişsin. Keşke bu kadar önemli ve hayati bir konuda böyle bir açıklama devletten, köprünün mimarları tarafından da gelseydi. 'Önlemini aldık' deselerdi. Ben hala Sayın ahmet Vefik alp'in abartmadığını düşünüyorum. Özellikle de köprü videosunu izledikten sonra. Zarif ziyaretine teşekkür ediyorum. Sevgiler.  22.10.2010 19:48
 

MERHABALAR...Sevgili YAZARIM ESMA hanımcığım.. Bunu bir gün böyle olacağı belliydi zaten... MÜHENDİSLİKTE bir REZONANS denilen bir hadise vardır.. Bu sadece KÖPRÜ için değil..! Örneğin bir stadyumda seyirciler bazen tepinirler tribünlerde malum biliyorsunuz... Şayet o tepinmelerinde aynı anda hepsi uyun adım marş misali ile bir anda sağ veya sol ayaklarını vururlarsa, aynı frekansdan yapının rezonansını bozar ve çökmesine sebep olurusnuz. Somut örnek dört beş sene önce İsrael'de bür düğün salonu döşemesi horan tepen düğündeki misafirler nedeni ile döşemeyi tabak gibi çöktürüp 30-kişiye mezar oldu o düğün salaonu..İşte hep bunlar ayakların frekensları ile binaların rezonanslarının bir noktada bozularak çökmesine sebebiyet vermesi.. KONUN ÖZÜ BU..! Demekki KÖPRÜ çölmediyese koşan insanların ayak frekensları KÖPRÜ nün REZONANSI ile aynı durumda çakışmamasından dolayıdır benim düşüncem.. Size ve ailenize sonsuz sevgiler ve selamlar..İSTANBUL'a...ADANA'dan NK-ADA/TR

Necip Köni - Adana / TR 
 19.10.2010 12:37
Cevap :
Sayın Başkanım, köprü çökmediyse çökene kadar devam. Bizde bu azim varken başarırız gbime geliyor. Sonumuz İsrail gibi olmasa bari... İdtanbul'dan sevgiler.  19.10.2010 21:00
 

köprü zangır zangır titriyordu haberlerde gösterdiler nasıl olurda bakımı yapılmadan trafiğe açılır hayretim şaştı!

Çöl Rüzgârı 
 19.10.2010 8:43
Cevap :
Sayın Yazarım, bu ülkede olanlara hala hayret edebiliyorsan hala umut var demektir. Sevgiler.  19.10.2010 13:06
 

edenler düşünmüşlerdir diyeceğim geliyor ama, mantığım da hiç almıyor. Araç trafiğinde, sıkışma oluyor ama dengeli bir yük dağımı mevcut. Ve ben köprünün bu sallandığını hiç görmedim. Büyük bir fırtına esnasında köprünün tam ortasında trafikte şıkıştığım da olmuştu. Önlem alınmalı kesinlikle. Sevgiler.

turuncu 
 18.10.2010 15:54
Cevap :
:) Sayın Yazarım; imrenmekte haklısın. Bende imreniyorum, hatta köprüyü baştan sona şarkı söyleyerek geçmeyi hayal ediyorum. Temsil, 'Ah İstanbul İstanbul olalı/hiç görmedi böyle keder' Çok istesem de yapmıyorum. Hiç mantıklı değil. :) Sevgiler.  18.10.2010 20:45
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1930
Toplam yorum
: 7351
Toplam mesaj
: 429
Ort. okunma sayısı
: 642
Kayıt tarihi
: 11.11.06
 
 

  Hayatı ciddiye almam, emeği çok ciddiye alırım. Dünyanın en vazgeçilmez üçlüsü; çocuklar, çiçek..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster