Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Mayıs '13

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
299
 

Can Bonomo'nun çeyrek asrı

Can Bonomo'nun çeyrek asrı
 

Yeni Bir Çağ: Ev Konserleri


Bu yazıya oyuncu, yönetmen, yazar ve yapımcı Orson Welles'in (1) ünlü şarkısıyla mı başlamalıyım, bilmiyorum. "Ben genç olmanın anlamını biliyorum, ama sen yaşlı olmak ne demek bilmiyorsun." Bu parçayı 1984'te yayınlamış. Altmış dokuz yaşındayken. Ölümünden bir yıl önce.

 
Hayır, ben yaşlı değilim. Olmayı da düşünmüyorum. Genç kalmanın hep bir yolunu bulabilmek istiyorum. Sanırım Welles de yaptığı güzel işleri hep gençliğin coşkusuyla yapmıştır.
 
Ama Can Bonomo'nun "Ev Oturması" konserini (2) izlerken yirmi beş yaşımdan sonra köprünün altından epey su akmış olduğunu gördüm. Aynı ırmağa bir daha girilemiyor. Bir araya gelen gençlerin yalnızca müziği sevdikleri için çalıp söylemeleri her zaman bulunamayacak büyük bir mutluluk.
 
Konser öncesinde Elif Ekinci'yle yeni albümü hakkında konuşan sanatçı "Başımıza ne geliyorsa aşktan ve gariplikten geliyor. Gelmiyorsa da o işte gariplik var" demiş.  Adını İhsan Oktay Anar’ın Puslu Kıtalar Atlası kitabındaki bir karakterin dövmesinden alan albümde bir türkü, bir Nazım Hikmet şiiri, Hakan Günday'ın Az'ından esinle yazılmış bir Derda varmış. Bonomo her gün düzenli çalışıyormuş. Yazdıklarının bazıları şiir, bazıları sonradan bestelenebilecek şarkı sözü oluyormuş.
 
Jean-Paul Sartre'ın "Her yaşın bir şiiri vardır" sözünden söz ederek "‘Aşktan ve Gariplikten benim 25 yaşımın şiiri" demiş. Şiir ve kitaplarla ilişkisini de anlatmış.
 
"İlk şiirimi -çok kötüydü tabii- 11 yaşımda yazmıştım. Annem çok okurdu benim. Ben 15-16 yaşıma gelene kadar bütün herkesin sürekli kitap okuduğunu zannederdim. Kitabım bitince, diğerine başlayana kadar kendimi arafta gibi hissederdim. Biraz daha büyüyüp okumak zorunda olmadığımı anlayınca bıraktım ve üniversiteye kadar hiç okumadım." (3)
 
Sartre her çağda tarihsel koşulların yalnızca şiirle ifade edilebilecek durumlar yaratarak şiir meşalesini taşıması için bir grubu seçtiğini söylüyor. (4) Bonomo'ysa tarihsel çağ yerine kişisel yaşı koyarak bu sözü kendi yaşamı için uyarlıyor.
 
Gazetedeki bir söyleşinin başlattığı bu karşılaşma Bonomo'yla ne kadar yakın ve ne kadar uzak olduğumuzu düşündürdü.
 
Yakınız, farklı bir zaman ve yerde başlasak da hepimiz aynı yoldan geçiyoruz.
 
Uzağız, yolumuzu yıldızlar belirlemese de ilk adımı attığımız an ve konum kim olacağımızı, nereye gideceğimizi belirliyor.
 
Genç sanatçının ilk yirmi beş yılında okuduklarının sözlerinde yansıdığı görülüyor.
 
Yeni dönemde gideceği yönü ne belirleyebilir? Önceki rüzgarlar mı, yeni esintiler mi?
 
 
 
2. http://www.izlesene.com/ , 28.04.2013
 
3. Elif Ekinci: Can Bonomo Söyleşisi, Bu albüm benim 25 yaşımın şiiri, http://www.radikal.com.tr/radikal.aspx?atype=radikaldetayv3&articleid=1131350&categoryid=41, 28.04.2013
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Okumak değil,yaşamak lazım; ben de okumam.

Kerim Korkut 
 12.05.2013 9:57
Cevap :
Belki de yaşamakla okumak arasında koşullara göre değişen dengeler kurmak gerek. Sözcüklerle gelen rüzgarlar yeni dünyalara götürebilir. İlginiz için teşekkür ediyorum.  16.05.2013 18:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 72
Toplam yorum
: 18
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 253
Kayıt tarihi
: 08.01.12
 
 

1958 doğumlu. Mühendislik eğitimi aldı. Teknik alanda çalışırken kültürel konulara ilgisini sürdü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster