Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Temmuz '11

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
936
 

Çarşı'ya cevap veriyorum: Varım!

Çarşı'ya cevap veriyorum: Varım!
 

Saygıya değer bir taraftar grubu..


Diyoruz ki:
Ortada bu kadar sorgulanan, gözaltına alınan ve tutuklananlar varken, hiç bir şey olmamış gibi TFF tarafından liglerin zamanında başlatılması doğru değildir. İnsanların özgürlüklerinin elinden alınması şaka değildir. Elinizde belge olmaması, hiç bir şey olmadığı anlamına gelmez!
Diyoruz ki:
Evet, suçluluğu ispatlanmadan kimse suçlu sayılamaz. Ancak aklanmadan da suçsuz olduğu varsayımından hareket edilemez. Suçsuz olduğuna inanmak başka bir şeydir, suçsuz olduğunu farz ve kabul ederek peşinden gitmek farklı şeydir. Bu durumda en doğal refleks, aklanmalarını beklemek ve istemektir. Bugün en değer verilen şey, gönül verdiğimiz renklerin lekesiz olmasıdır. Bugün emin olmadan peşinden koştuğunuz insanlar, 100 küsür yıllık tarihinize (isteyerek veya istemeyerek) en büyük kötülüğü yapmış kişiler olabilir.
Bir kaç gündür bunları anlatmak istiyoruz ama..
Fanatizmi (en azından şimdilik) bir kenara bırakma zamanıdır.
......
Dün Beşiktaş taraftar grubu "Çarşı" bir çağrı yayınladı. Ellerim kızarana kadar ve ayakta alkışlıyorum! Kutluyorum!
Bu çağrı, rekabetin güzelliğini anlatmak için de bir çıkış noktasıdır.
"Neden amansız bir rakip olmakla beraber herkesin düşmanı olmadıklarını" bir kez daha ortaya koymuşlardır.
Çağrının bazı bölümleri şöyle:

"Bugün Türk futbolu büyük bir sınavdan geçiyor. Kaybettiğimiz, üzüntüden kahrolduğumuz maçların nasıl parayla satın alındığını, nasıl “ille de başarı” diyenlerin hayatımızın biricik sevdasını istismar ettiğini öğreniyoruz.
......
Mahkemenin kararını vereceği son güne kadar bu olayda ismi geçen bütün Beşiktaşlılar bizim için masumdur. Onlara önyargı ile bakmayacağız.
Ancak diğerlerinin yaptığı gibi arkalarından peşi sıra gitmeyi de reddetmeliyiz. Artık “o” Beşiktaşlılar bize bizden olduğunu kanıtlamak zorundadır.
......
Şimdi iki takım var. Biri namuslu ve dürüst olanların takımıdır. Diğerinde ise şikeci, düzenbaz ve hile ile çıkar peşinde koşanlar var.
Biz Beşiktaşlılar ilkini temsil ediyoruz. Etmeliyiz.
Onun içindir ki masum olduğuna inandığımız, sonuna kadar inanacağımız “zanlı” Beşiktaşlılarla aramıza mesafe koymalıyız. Masumiyetlerini kanıtlayıncaya kadar ne “büyük” diye bağırırız ne de “yanındayız” diye destek veririz. Artık aidiyet değil hukuk devreye girmiştir.
Zira biliriz ki eğer ki ortada Beşiktaşımızı zan altında bırakacak bir iddia varsa. Biz utanacağız.
Kimse “Beşiktaş” dediğimiz için her şeyi mübah göreceğimizi beklemesin.
Diyoruz ki:
Arının…temizlenin…masumiyetinizi sadece yargıya değil, bizlere de kanıtlayın.
.. arınıncaya, temizleninceye ve masumiyetinizi kanıtlayıncaya kadar Beşiktaş’la aranıza mesafe koyun. Beşiktaş’a yapılacak en büyük iyilik budur.
......
Ey diğer renklere gönül verenler…
Bu yazıdaki bütün Beşiktaş sözcüklerinin yerine kendi takımınızı, siyah beyaz yerine kendi renklerinizi yazın…
Var mısınız?"
......
Cevap veriyorum: VARIM! 


................
Yazarın notu: Sayın Yıldırım Demirören'in kupayı geri verme önerisi gereksiz bir şovdur. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 293
Toplam yorum
: 469
Toplam mesaj
: 44
Ort. okunma sayısı
: 1051
Kayıt tarihi
: 07.11.08
 
 

Sporun bir kavgadan çok; ahlak, mücadele, eğitim, zeka ve dürüstlük olduğuna inanıyorum. Doğaya, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster