Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Ağustos '12

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
1126
 

Çeşme Ilıca’da, balık avı… Rastgele.

Çeşme Ilıca’da, balık avı… Rastgele.
 

Çeşme Ilıca... Kendi kendim.


Çeşme Ilıca’da olduğum günlerin çoğunda, rastgele toplanırız, tarihi Rasim palas ve Karabina oteli önündeki Taş iskelede!

Şimdi yerinde yeller esen Taş iskele, yerine helikopter pisti gibi çepeçevre beton çevrilmiş alan.

Ne akla hizmet ki, bütün güzelim doğal çevre her yerde olduğu gibi tabi özelliklerini kaybediyor…

İşte bu yerde sabah akşam balık avı meraklıları rasgele toplanırız.

Tanıdığım arkadaşlar orada ise, ben karşıdan görünür görünmez hemen mırıldanmalar başlar…

( Ülen bizim Aydın Efesi geliyo gene, yaşına başına bakmadan bu Allahın sıcağında.)

Bu laflar biraz dokundurmadır ben büyük ağabeyleriyim ya! Milletvekilleri gibi dokunulmazlığım vardır. Aynı zamanda Çeşme Ilıca’nın gediklisiyimdir, balık yakalama yerlerinin en güzel köşesine ben otururum. (Televizyon belgesellerindeki somon avlayan baba ayılar gibi.) Burası biraz şaka, aslında kimse bulunduğu yeri bırakmaz.

Ve de iyi balık yakalarım. (Laf aramızda.)

Ilıca’daki (Elit pidenin) babaları Denizlili Mümin Çınargür (çok güzel türkü söyler) karşıdan görünür görünmez ben başlarım ona laf atmaya. ( Efe bizim tomatiler eedimi.) Yani bizim domatesler erdi mi? O karşıdan bağırır. " Eemedi". ( De gidinin tomatileri de gitsin gari.) Bizim Ege şivesiyle şakalaşırız.

Neyse lafı fazla uzatmayıp kısa keselim Aydın havası olsun..

Mümin birader buraların yenisi olmasına karşın iyi balık yakalar.

Mübarek öyle güzel Kıbrıs oltaları yapar ki on beş iğneli!..

Ekmeğin kabuğunu ters çevirip içine öyle bir taş koyar mübalağasız kaldırım taşı kadar, üstelik mermerciden özel kesilmiş, balıklara villa yaptıracak sanki. Hele Kıbrıs oltasın bir savurduğunda olta taaa Paşalimanı’na kadar gidecekmiş gibi olur.

Bu ortamda Mümin’in elinden sadece uçanla kaçan balık kurtulabilir ancak.

Bu Ilıca’daki balık avımızın bir bölümüdür devamında kiloluk çipurayı uzun saçlı Mehmet nasıl yakaladı onu anlatırım kısmet olursa bir dahaki sefere... Hepinize rastgelsin.

http://blog.milliyet.com.tr/rastgele--dostlugu/Blog/?BlogNo=195409

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bayıldım bu anılara be Ustam. Helal olsun!

Erdal Ceyhan 
 12.08.2012 22:00
Cevap :
Biraz balık avcılık, haliyle biraz da atıcılık, biraz da şiir miir idere edip gidiyoruz... Şimdilik.  13.08.2012 7:05
 

Rastgele! Eeee tuttuklarınızı yiyek gayri :) Bi keresinde oralarda denize girmiştim..Bacaklarımın arasından bi balık geçti, düştüm balığın peşine.. O kaçıyor ben kovalıyorum ...Baya açılmışım ( iyi yüzme bilmem) boğulacağım, macburen bıraktım balığın peşini, zor geri dönmüştüm...Ama ne balıktı :)) Selamlar, saygılar...

Nil ALAZ 
 12.08.2012 20:59
Cevap :
Nil hanım; Hem de ne balık yedik eşimle birlikte bir bilseniz. Bir iki saat önce yakalanmış hem de deniz balığı ( Biliyorsunuz çoğunlukla çiftlik balıkları var piyasada)taptaze başka koşullarda mümkün değil yiyebilmek. Üzerine emekli öğretmen ahpaplarla Öğretmenevinde çay içmeye gideriz. Sizin de söylediğiniz gibi bizler de zaman zaman kıyıya gelen çoğunlukla bir şekilde sersemlemiş balıkların arkasından çok Koşmuşuzdur. Şimdi tedbirliyim yanımda kepçe taşıyorum. Bu konularda anlatacak o kadar çok şey var ki, en önemlisi huzur ve sukun içindesinizdir.... Saygı ve selam bizden olsun rastgele. Not: Çeşme Ilıca'da deniz kıyısında çok güzel bir Öğretmen evi vardır.  13.08.2012 7:23
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1118
Toplam yorum
: 4296
Toplam mesaj
: 43
Ort. okunma sayısı
: 209
Kayıt tarihi
: 11.02.09
 
 

Teknik ressamlıkla geçen çalışma hayatımdan sonra emekliliğini yaşayan bir kız ve bir erkek çocuk..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster