Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Şubat '13

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
727
 

Çilek ağacından Aşk toplamak!

Çilek ağacından Aşk toplamak!
 

Günümüz şatafatında, Aşk’ın; türlü türlü halleri vardır. Mecnun hali, macun hali, t-aşkın hali, ş-aşkın hali, sapkın hali, çapkın hali! Üzerine dökülmüş sipariş sancısı, aman hiç eksik kalmasın yürek çarpıntısı! İçi bomboş, dışı cakalı; ruhu liboş, cismi fiyakalı! Al sana aşkın vaktinden önce sipariş; postmatüre doğum sancısı!

Yürü ey âşık yürü! Yollar senindir. Korkma, doğacaktır alkışlar şafak'ta; dolacaktır banknotlar cebine yatakta! Haydi durma ilerle! Doldur aşk kokulu şaraptan; içenin aklı kaçsın ,uçkuru düşsün kı..ından! Aman sen yola devam et sakın utanma! Hem âşık adamın işi ne ola çilek ağacı başında! Haydi anlat âlem şenlensin, dinleyenlerin kulakları Midas’ın eşek kulaklarına çevrilsin:

" Şehvetin adını aşk koydular eğer şehvet aşk olsaydı eşekler aşkın şahı olurdu.”

Hz Mevlana Muhammed 

Şehirlerarası yolculuk yapanlar bilir; aşkın kamyon arkası hali pek güzeldir! Fonda Müslüm baba çalar, direksiyon ve kasada bilumum zerzevat seğirtir durur. Biri; "Hayatımı yazsam duble yol olur" diyordur. Öteki, karşı yoldan ; " Sollama beni sollarım seni" diye dütleyip duruyordur. Aşk'ın türlü türlü halleri kamyonların uzunluğuna göre şekil alır durur.

Tabi bir de aşkın Facebook hali vardır! Mesela yağmur yağınca, aşıklar hemen telefona, bilgisayara sarılır. Neymiş efendim yağmur şakır şakır yağarmış.  Arap kızları camlara çıkar, buğulu gözlerle sokaklara bakarmış. Gökler yırtılır, şimşekler çakar, yarasalar dağlara tırmanırmış! Eğer bizde seyretseymişiz, o'nun gibi, yağmurun düştüğü toprak kokusunu içimize çekince, kendimizden geçecekmişiz! Hatta onun diyesiymiş ki; yağmursuz günlerde Facebook'dan hep birlikte yağmur duasına çıkmalıymışız! Böylece Facebook'u boşu boşuna çarçur etmezmişiz! Böylece ‘New Age” ışık toplama olayına bir parça da güzellik kazandırırmışız! Pehh, ne diyelim; tiz yıldırımlara gelesin, yağmurlar altında kendini kaybedip alaçam gibi devrilesin!

Biz çok küçükken bir tekerleme döndürüp döndürüp dururduk! Hani, " sepet sepet yumurta sakın beni unutma, unutursan beni unuturum seni" gibi bir şeydi. Ama sonra çok büyüdük, eşek kadar olduk! Artık bazılarımız tekerleme yerine; şişe ya da dolap çeviriyoruz! Hem ne sepet kaldı artık ne de yumurta! İsimleri ve sözleri dillerde dolaşıyor ama; ne Şems kaldı artık ne de Mevlana! Konuşanlar mı dedin? Aldanma! Konuşanlar onlar değil; onları kendi aklınca süsleyip püsleyip servis yapanlar!

İşte bu yüzden,"aşk aşk aşk" sözünü duydukça, düşünmeden edemiyorum! Acep şimdi bu zerzevat-ı muhterem ,aşkın hangi halinden dile geliyor? Şöyle kulak kabartınca sözü Şems'in sözüne çok  benziyor! Ama hali aynı sarmusaklı yoğurt gibi; yaklaşınca kokuyor, konuştukça kusuyor, durdukça çürüyor! Sahte ve cüretkâr! Takiyeci ve düzenbaz! Şıpsevdi ve alçak! İşte ben bu yüzden bazen kendimi tutamayıp; "hay boynunuz aşkın altında kalsın emi " demeden durmayıyorum!

Geçenlerde bir haber okudum, yazarın birisi aşk cinneti geçirmiş! Yok aşktan değil, aşkın türlü hallerinden delirmiş! Sanırım o da benim gibi aşkın doz aşk’tan zehirlenmiş olmalı. Belki de son kullanım süresi geçmiş sipariş aşkları bünyesi kabul etmemiştir. Hal böyleyken adam hızını alamamış, sosyete pazarının tezgâhlarına dalıvermiş! Fonda "Danalar girdi bostana kov bostancı danayı " şarkısı çalmasına rağmen, adamımız; "aşk aşk " diye kendini paralayıp duruveren, photoshoplanıp siparişleşip; biraz nemli, biraz da seksi pozlarla kitap arkalarından seğirten yazarın kitaplarına tekmeyi-tokatı basıvermiş. Yandım anam modunda yerinden zıplayan krocanlar, yazarı pek de fena pataklayacakmış, ama Allah’tan Turkcel’in Celocanları yetişmiş! Hep birden, "Hayat paylaştıkça güzel" demişler. Adamı ipten indirmişler.

Eh ne diyelim, “helal olsun” yazarımıza! Allah zeval vermesin tekmesine tokatına!

İşte böyle, "aşk aşk aşk". Hay Allah aşk’tan canınızı alsın da; siz de kurtulun biz de! Hay aşk diyeni,  Mevlana ve Şems'i diline alanı gökler yakalasın!  Yakalasın da bir daha çilek ağacından aşk toplamaya mecali kalmasın!  DNR'ın, Facebook'un değil; Hızır'ın listesinde top 10'a ulaşsın! Yoksa bu aşk'ın türlü türlü hallerini anlatmaya; ne eşekler yeter ne de kamyonlar! Ne geceler yeter ne de Şafaklar!

Neyse, hatalıysam ödemeli at ben seni ararım!

 
Kutay Bilgehan

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Toplam blog
: 30
Toplam yorum
: 25
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 4331
Kayıt tarihi
: 15.01.13
 
 

İzmir doğumluyum, İstanbul'da yaşıyorum. Şirketlere, ' insan kaynakları ve bilişim teknolojileri'..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster