Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Mayıs '14

 
Kategori
Hukuk
Okunma Sayısı
3609
 

Çocuğun soyadı değişikiği davaları

Hukuk geçmişten günümüze toplumların şekillenmesinde esas rol oynayan toplumsal mühendislik aracı olmuştur. Toplumların yaşayan yapısı çağa göre değişen şartlar, ihtiyaçlar beraberinde hukuk kurallarını da şekillendirmiştir. Hukuk kuralları din kurallarının aksine dogmatik olmayıp günün ihtiyaçlarına göre değişmek zorundadır. Aksi durumlarda hukuk kuralları da din kuralları gibi toplumları eski çağlara mahkum etmekten öteye geçemez. Dünya devletleri de toplumların değişimine ayak uyduran kanun düzenlemeleri ile hukukun etkinliğini arttırmalıdır. Zamana bağlı ihtiyaçlar değişmesine rağmen mevzuatını değiştirmeyen toplumlarda sorunlar da ortaya çıkmaya başlar. Günümüz Türkiye sinde de soyadı değişikliği konusunda bu sorun çokça yaşanmaktadır. Şu an yürürlükte olan soyadı kanunu 2 Temmuz 1934 günü Resmi Gazete'de yayımlanmış ve 2 Ocak 1935'te yürürlüğe girmiştir. Bu kanunun kabulünden sonra soyadı, Türkiye’de kişilerin kimliğinin ayrılmaz bir parçası olmuştur.

 

 

Soyadı kanunun 4. maddesindeki değişiklikten önce soyadı seçme hakkı münhasıran babaya aitti. Bu durum hem çocuğun psikolojisinde hem gelişiminde sorunlara yol açabiliyordu. Hele bir de boşanma sonrasında mahkeme kararıyla çocuğun velayeti anneye verilmesine rağmen soyadının hala babanın soyadı olması zorunluluğu büyük bir sorun teşkil ediyordu. Bu durum hem anayasaya aykırı hem insan haklarına, eşitliğe aykırı bir durum ortaya çıkarıyordu.

Ancak AYMnin bu konuyla ilgili en son kararında bu sorun bir nebze olsun giderilmiştir.

 

soyadı kanundaki değişiklik şu şekilde yapılmıştır:

 

madde 4: Soy adı seçme vazifesi ve hakkı evlilik birliğinin reisi olan kocaya aittir.

(...) (*) Koca ölmüş ve karısı evlenmemiş olursa veyahut koca akıl hastalığı ve akıl zaifliği sebebiyle vesayet altında bulunuyor ve evlilik de devam ediyorsa bu hak ve vazife karınındır.

Kocanın vefatiyle karı evlenmiş veya koca evvelki fıkrada zikredilen sebeplerle vesayet altına alınmış ve evlilik de zeval bulmuş ise bu hak ve vazife çocuğun baba cihetinden olan kan hısımlarından en yakın erkeğe ve bunların en yaşlısına yok ise vasiye aittir.

_____

 


(*) Madde 4' ün ikinci fıkrasının “Evliliğin feshi veya boşanma hallerinde çocuk anasına tevdi edilmiş olsa bile babasının seçtiği veya seçeceği adı alır.” biçimindeki birinci cümlesi, Anayasa Mahkemesi'nin 14.2.2012 tarih ve 28204 sayılı R.G.'de yayımlanan, 8.12.2011 T., 2010/119 E. ve 2011/165 K. sayılı Kararı ile ile iptal edilmiştir.

 

_____

 

AYMnin kararı da şu şekildedir (kısa bir şekilde yazıyorum devamını daha sonra yazacağım)

 

21.6.1934 günlü, 2525 sayılı Soyadı Kanunu'nun 4. maddesinin ikinci fıkrasının “Evliliğin feshi veya boşanma hallerinde çocuk anasına tevdi edilmiş olsa bile babasının seçtiği veya seçeceği adı alır.” biçimindeki birinci cümlesinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, 8.12.2011 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

 

 

Ad ve Soyadın Değiştirilmesinin Şartları Nelerdir

Ad ve Soyadın Değiştirilmesi Aşağıdaki Şartlara Bağlıdır

Ad Soyad Değişikliği İçin Haklı Bir Sebebin Varlığı

Medeni Kanun ad ve soyad değişikliği için “haklı bir sebep” olması gerektiğini belirtmiş fakat hangi sebeplerin haklı sebep olarak kabul edilmesi gerektiğini belirtmemiştir. Bu yüzden ad ve soyad değişikliği için dava açarken haklı sebep olarak Nüfus Kanunu’nun 21. Maddesi ve Soyadı Kanunu’nun 3. Maddeleri göz önünde bulundurulacaktır. Bu maddeleri incelediğimizde

1.Milli kültüre,

2.Örf ve adetlere uygun olmayan,

3.Gülünç ve çirkin anlamları olan

4.Kişisel ilişkilerde veya meslek ve sanatın icrasında yanlış anlamalar doğurabilecek hususlar haklı sebep olarak sayılacaktır.

Medeni Kanun ve Nüfus Kanunu gereğince ad ve soyadın değiştirilmesini talep hakkı ad ve soyadın sahibine aittir. Talep hakkı olan kişi bu başvuruyu bizzat kendisi yapabileceği gibi Avukat marifetiyle de yapabilir. Ad ve soyad değiştirme davaları sadece 1 defa açılabileceği için yapılacak başvurunun, hazırlanacak dilekçenin dikkatli yapılması gereklidir. Evli kadınlar, evlilik devam ettiği sürece soyadı değiştirme davası açamazlar.

 

Ad ve Soyad Değiştirmek İçin Hangi Mahkemeye Başvurmak Gerekir

Adını veya soyadını değiştirmek isteyen kişi, bizzat kendisi veya bir Avukat marifetiyle, yerleşim yeri (ikametgah) Asliye Hukuk mahkemesine bir dilekçe ile başvuru yapar. Ad ve Soyadı değiştirilmesi davası görülürken;

1.Cumhuriyet Savcısı

2.Nüfus Müdürü veya nüfus memuru hazır bulunur.

3.Ad ve soyadı değişmesi kişisel durumları etkilemeyecektir. Kişi erkek ise erkek, kadın ise kadın, bekar ise bekar olmaya devam edecektir.

4.Ad ve soyad değiştiğinde , Hakim, bu değişikliği yerel gazetede ilan ettirir ve nüfus müdürlüğüne bildirir.

5.Kocanın soyadı değiştiğinde, evlilik birliği içerisindeki kadının, küçük çocukların ve evlatlığın soyadı da değişecekti

İsim Değiştirme davası için 2 adet tanık gereklidir.

-Tanıkların ad soyad T.C kimlik no ve adreslerinin belirtilmesi gerekir.

-Tanıklardan en az bir tanesinin (aile dışından) iş arkadaşı veya sosyal yaşantısından arkadaşı olması faydalıdır.

İsim Değiştirme Dava Süresi :

-Mahkeme yoğunluğuna göre 2-4 ay arasında

İsim Değiştirme İçin Vekaletname Çıkarırken Dikkat Edilecek Hususlar :

-Vekaletname çıkarılırken (Nüfus davaları açmaya, isim , soyisim değiştirmek için dava açmaya) şeklinde ibarenin MUTLAKA eklenmesi gereklidir.

Soyadı davasıyla ilgili AİLE MAHKEMESİ KARARI:

 

“Annenin soyadını alması çocuğun menfaatine”

Velayet hakkının, ergin olmayan çocukların bakım ve gözetimine ilişkin haklar ve yükümlülükleri de içerdiği vurgulanan kararda, çocuğun soyadını seçme hakkının da velayet hakkının içinde değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.

Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Uluslararası Sözleşmesi'nin başlangıç hükümlerinde çocukların yetiştirilmesi ve büyütülmesinde ana ve babanın aile içindeki rolleri bakımından tam bir eşitliğin sağlanmasının, taraf devletlerin yükümlülükleri arasında sayıldığına dikkat çekilen kararda, bu sözleşmenin 2, 9 ve 16. maddelerinde de çocukların tabiiyeti, aile adını seçme, evlilik ve aile ilişkileri konusunda tam bir eşitliğin sağlanması yükümlülüklerine yer verildiği kaydedildi.

Evlilik birliği sırasında çocukla ilgili bütün hak ve menfaatleri anne ve baba ortak kullanıyorken, boşanmayla birlikte velayetin verildiği eşin, velayetin bütün hak ve yetkilerini kullanabileceğinin kabulünün gerektiği bildirilen kararda, “çocuğun, beraber yaşadığı annesiyle soyadının aynı olmasının sosyal yaşam içinde ve hakların kullanılmasında menfaatine olduğu” vurgulandı.

 

 

Ertuğrul Akar 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 8
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 621
Kayıt tarihi
: 29.04.14
 
 

Adalet Mülkün Temelidir ve mutlaka bir gün herkese lazım olacaktır.... Hak öyle güzeldir ki bir g..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster