Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Eylül '12

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
1081
 

Çocukları eğitmek için doğru yaklaşım nedir?

Çocukları eğitmek için doğru yaklaşım nedir?
 

Çocukları eğitme konusunda en önemli olan şey, çocuklar için belli bir çevre düzenlemektir. Çocuk, doğal olarak diğer çocuklarla bağ kurmaya ihtiyaç duyar. Dolayısıyla, çocuklar hep birlikte bir grup olacak şekilde çevrenin düzenlenmesi gerekir.

Çalışma sırasında, çocuklar ortak bir çember oluşturarak otururlar. Bu şekilde yapılan çalışmalar sayesinde, zaman içinde çocuk, sadece beraber birlik oldukları zaman güçlü oldukları hissini kazanır.

Öğretmen aslında bir öğretmen değil, bir eğitmendir, bir danışmandır, yol göstericidir. Çocukların daha yaşlı bir arkadaşı gibidir. Çocuklarla aynı çember içinde oturur, bir yetişkin olarak dünyaya dair anlayışını gizler ve doğru beceriyle çocukları “eşitlerin birliğine” yönlendirir. En önemli şey grup içinde bu birliği sağlamak ve korumaktır.

Çocuğa verilmesi gereken anlayış ve his şudur: Her insan, sadece diğerleriyle birlik olduğu koşulda başarı kazanır ve diğerleriyle birlikte, grup sonucu elde eder. Her insanın başarısı, diğerlerine ne kadar yardım ettiği ile belirlenir. Kişi, kendi başına yaptıklarıyla değil, sadece grup içinde ve grup aracılığıyla edindiği kazanımlara göre değerlendirilir.

Çocukların “üstün” ya da “zeki” öğrenci olmaları teşvik edilmez. “Kim biliyor?” diye sorulmaz, çünkü bu soru çocuğu kendini diğerlerinden daha zeki ve bilgili olduğunu ispatlama ve “kahraman” olmayı isteme sürecine sokar. Bunun yerine, soru ve cevap gruba yönelik olmalıdır. Çocuk, bunun böyle olduğunu hissetmelidir; en önemli şey birlikte olmak, birlikte çözüm üretmektir. Cevap yanlış bile olsa bu önemlidir, çünkü sonuçta herkesin katkısı olan ortak bir çözüm oluşturulmuştur, bu ortak çözümü oluşturmak için birlikte çaba sarf edilmiştir.

Eğer imkân varsa, yaşça daha küçük olan bir çocuk grubu, kendilerinden iki veya üç yaş büyük eğitmenler ile çalışmalıdır. Çocuklar, bu tür eğitmenlerden diğer herkesten öğreneceklerinden daha iyi öğrenirler. Küçük çocuklar, daha büyük çocuklara “meleklere” bakar gibi bakarlar. Buna karşılık, yaşça daha büyük olan çocuklar da daha küçük olanlar karşısında hata yapmamak için çalışmaya mecbur kalırlar. Sonuç olarak, iki türlü kazanç olur: 10 yaşındakiler zevkle 13 yaşındakilerden öğrenirler, daha büyük çocukların onlara zaman ayırmasından ve ilgi göstermesinden sevinç duyarlar. 13 yaşındakiler de daha küçük olanları eğitmek üzere malzemeyi çalışırlar, çalışmak için motive olurlar, hem sorumluluk hem de güven kazanırlar.

Çocuklara, hem ayrı ayrı hem de birlikte birbirlerini nasıl değerlendireceklerini öğretmek gerekir. Eğer biri yanlış bir hareket yaptıysa,  bu olayı ve onun sonuçlarını incelemek üzere oyun şeklinde bir “mahkeme” düzenlenebilir ve şu tip sorular araştırılabilir: “Bu hareket doğru muydu yoksa yanlış mıydı? O kişinin yerinde olsaydım ben de aynı şekilde davranır mıydım?” Çocuklar, davalı, davacı, şahit, yargıç rollerinin her birini oynayarak olaya farklı konumlardan bakma ve farklı açılardan olayı değerlendirme becerisini edinirler.  Bu süreçte her çocuk içsel olarak bir çalışma yapmış olur ve bu içsel çalışmayı yapmak için diğerlerine karşı kendisini sorumlu tutmayı da öğrenir.

Çocukların yaşamlarımızın nasıl inşa edildiğini ve hangi sistemlerden oluştuğunu bilmeleri gerekir. Dolayısıyla, onları içinde yaşadıkları dünyayı tanıyacakları gezilere götürmek iyidir: her tür fabrika, havaalanı, postane, banka, planetaryum, vb.  Ziyaret edilen her yerde, her kurumun nasıl kurulduğuna ve nasıl işlediğine dair açıklamalar çocuklara verilmelidir; yetkili kişi ya da denetmen çocuklara uygun açıklamaları yapmalıdır. Okula döndüklerinde ise, gördükleri ve duydukları şeyleri hep birlikte tartışmalılar. Her biri ziyaret ettiği yer hakkında bir sunum hazırlamalı, gezdikleri yerin ne olduğunu, ne için amaçlandığını, insanlara ve genel olarak insanlığa nasıl hizmet ettiğini, orada ne tür insanlar çalıştığını, ne tür bir hazırlıktan geçmeleri gerektiğini, vb. anlatmalı.

Bu tür geziler, çocukların dünyayı ve dünyadaki ara bağlantıları öğrenmelerini sağlar. Yaşamın çeşitli alanlarını organize etmenin ne kadar karmaşık olduğunu görürler ve bu onları tam donanımlı dünya vatandaşları olmak için hazırlanmaya teşvik eder.

Esas kaygı, çocuklara belirli, profesyonel bilgi vermek değil, onlara hayata karşı doğru yaklaşımı vermek olmalıdır. Kişi, nasıl bir dünyada yaşadığını ve insan toplumunun tüm parçaları arasında uyumlu bir şekilde yaşamak için ne yapması gerektiğini bilmelidir.  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 78
Toplam yorum
: 22
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 335
Kayıt tarihi
: 01.11.11
 
 

Yaşam yolculuğu hepimizi farklı duraklarda indiriyor. Bu duraklara varmak için çeşitli eğitimler ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster