Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ekim '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
416
 

Cumhur ve strateji…

Cumhur ve strateji…
 

CHP siyasette başarı stratejisi toplantısı düzenledi. Umarız hem kendileri hem de ülke için yararlı olur.

Ancak siyasette strateji dendi mi akla ilk gelen isim sayın Recep Tayip Erdoğan. Onun uyguladığı siyaset stratejisi Türkiye’de yaşayan insanlar açısından her halde en uygunu olsa gerek. Gerçi irticalen konuştuğunda kendini sık sık ele veriyor ama ardındaki danışman ordusu ve partideki görevlileri derhal devreye girip düzeltmeler yapıyorlar. Bu da başbakana strateji hazırlayanların ne kadar işinin ehli olduğunu gösteriyor. Kendilerini buradan tebrik ediyoruz.

Kızılcahamam’da başlayan AKPnin 16. istişare toplantısında yaptığı konuşmada sayın başbakan "Cumhura ait olan hiçbir yer cumhura yasaklanamaz" diyerek stratejik bir adım daha attı. Başbakanın attığı bu küçük ama etkili adımları ard arda dizersek hem kendisinin hemde ülkemizin nereye doğru gittiği hakkında daha net görüşe sahip olacağız.

Malum, değindiği konu cumhurbaşkanlığı köşkünde türban. İki açıdan inceleyelim. Birincisi, o makam Cumhurbaşkanına ait. Mantıken o makam hakkında biri konuşacaksa bu Cumhurbaşkanı olmalıdır. Mesela, cumhurbaşkanı istese başbakana, ben burada olduğum sürece bu mekana giremezsin, istemiyorum dese başbakan o mekana girebilir mi? Giremez değil mi? Öyle ise başbakan neden o makam hakkında kendinden üst bir mevki olmasına rağmen böyle rahatça konuşabiliyor? Hatırlanacaktır, Büyük Millet Meclisinde bir kanun teklifi üzerinde konuşulurken sinirlenmiş ve kendinden üst bir makamı (meclis başkanını) azarlamıştı. Sonradan özür dilediğini bile duymadık. Bu, o makamın kendi emrinde olduğunu, o makam sahibininde kendi memuru olduğunu insanlara sindire sindire kabul ettirmeye çalışması anlamına gelmez mi? Şimdi de Çankaya hakkında konuşmaları pek ala o makamın da kendine ait olduğunu kabul ettirmeye çalışmak olarak düşünülebilir. Benim partim, benim bakanım, benim milletvekilim, benim milletim gibi söylemleri başbakandan duyuyoruz. Bu gidişle de varılacak noktanın demokrasi olmayacağı açıktır.

Birde, "Cumhura ait olan hiçbir yer cumhura yasaklanamaz" konusu var. Adı geçen makam hangi cumhura yasaklanamaz? Aklından zoru olduğu iddia edilen %41 e mi, anasını alıp ta gitmesi istenen köylüye mi? Hakkını korumaya çalıştığı için kış kıyamette havuza dökülen biber gazı sıkılan işçiye mi, yasa dışı dinlenen görüntüleri çekilenlere mi, alay edilir gibi seksen lira ücret artışı verilen emeklilere mi, parasız eğitim istiyor diye korumaların ve polisin yaka paça götürdüğü kız çocuklarına mı.

17/10/2010

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Tavsiyenize uydum ve blog yazayım dedim.. Aldığım cevap şu şekildedir.....Red sebebi: Yaziniz sitemiz icin belirlenen yayin cercevesine uygun bulunamamistir. Daha geniş çerçevesiyle şu.... Merhaba Atila SARUHAN Milliyet Blog yazari olmak için yaptiginiz basvuruya Tesekkur ederiz. (Bakınız.... üstelik teşekkür ediyorlar....) Her neyse devamını vermeye devam edemil biz..... Milliyet Blog yazarligi için uyelik basvurunuz ne yazik ki kabul edilememistir. Lutfen asagidaki mesaja gore bilgilerinizi yeniden guncelleyiniz. Basvurunuz yeniden degerlendirmeye alinacak ve uygun goruldugu takdirde onaylanacaktir. Red sebebi: Yaziniz sitemiz icin belirlenen yayin cercevesine uygun bulunamamistir. Profil bilgilerimi guncellemek istiyorum. Haberdar olmak istediğiniz yazarları güncellemek için tıklayınız. Saygılarımızla... Milliyet Blog - Sesinizi dunyaya duyurmanin en kolay yolu! blog.milliyet.com.tr Davet ettiniz... İcabet ettim.... Kapıcı defetti maalesef... Protesto ediyorum.. ::))

Atila SARUHAN 
 01.11.2010 15:03
Cevap :
Merhaba, Protestonuzda haklısınız. Ama şaşırdığımı belirteyim. Ben olsam kabul ederdim. Saygı ve selamlar...  05.11.2010 18:33
 

Osman ağabeyim... Yazdığım yorumlar bir takım yerlerde değerlendirmeye alınıyor... Bu hususda da kuşlar sağ olsunlar tarafıma bilgi geçtiler. Önceleri paranoyamı geçiriyorum diye düşünüyordum. Ama bir takım yerlerde değerlendirmeye alındığını duyunca rahatladım. Bazen kelebekler kendilerini ışık diye ateşe atarlar. Bu ne kelebeğin, ne de ateşin kabahatidir. Hatta o ateşi yakanında kabahati yoktur bu hususda. Zira o ateşi yakanda üşümektedir... Kelebeğin cürmünden ne olacakki o kelebeğin ateşte olmasından faydalanabilsinler. Üstelik kelebekler olmasa özgürlüğün simgesi olan kelebekleri yiyen güvercinler mi özgürlüğün simgesi olacaklar... O yüzden merak buyurmayınız efendim Ayın sekizinde yazdığım yorumlara ayın 27'sinde cevap geliyor çoğunlukta 19 veya yirmi günlük bir gecikme oluyor hepsi o. Bu da bir takım zevatın oldukça hantal bir yapıda yorum incelediğini gösterir... ::)) Merak buyurmayınız efendim... O kelebek bir zamanlar tırtıldı. Saygı ve sevgilerimle Osman Ağabeyim...

Atila SARUHAN 
 27.10.2010 16:40
Cevap :
Merhaba, Sadece sizin yorumlarınız değil hepimizin yazıları okunuyor ve değerlendiriliyor. Dikkatli gözlerden bir çok şey kaçmıyor. Yine tekrarlıyayım. Sizi de aramızda yazar olarak görmek bizi çok mutlu edecek. Saygı ve selamlar..  27.10.2010 19:25
 

Tabiidir ki, siyaset ilmi farklı birşey.... Siyasetin de bir çok kolu vardır.... Yoruma cevabınızda şöyle bir ifade de bulunmuşsunuz.... AKP Bitmiştir. Bir seçim mağlubiyeti eski kazak gibi sökülmelerine, ipliklerinin pazara dökülmesine yetecektir. Aslında güzel bir TEŞHİS.... Olması gerekende zaten bu.... Bir parti eğer seçim kaybetmeye başlamışsa.... Takdir edilemiyor demektir. Plan, program ve projelerini sunamıyor.... Bu projelerin UYGULANABİLİRLİĞİ Hususunda da ikna kabiliyetini yitirdi demektir. Burada yapılması gereken yegena şey de DERHAL PARTİNİN YETKİLİ KURUMLARININ ÇÖZÜLMESİ'dir... SORUMLU'ların SORUNLU hale düşmemesi adına.... İpliği de sizin ifade ettiğiniz üzere pazara arz edilmelidir. Yani MİLLİ İRADE'ye... Burada MİLLİ İRADE bu ipliğe bakıp, bundan yeni bir kazak olup olamayacağı hakkında kararını da satıcıya yani parti başkanı ve yetkili kurumlarına da bildirmelidir. Her şey HAKİMİYET'in bila kayd'ı şart milletin elinde olmasının gereğinin tezahürüdür....

Atila SARUHAN 
 27.10.2010 14:22
Cevap :
Merhaba, Bazı yorumlarınıza yazdığım cevapları sayfamda göremiyorum. Çıkmamışsa çok özür. Değise hepsini cevaplıyorum. Yaptığınız yorum çok yerinde, eğer iş millette bitse. Saygı ve selamlar...  27.10.2010 15:39
 

Adam haklı sadece galatasaray ve ferenbahçe ile ilgili yaptığı yazı üçbin küsür defa okununca fikirleri ile katkı sunan biri hakkında üzülmesi de normal.... Hakikaten Osman ağabey, senin yazını okuyacak üçbin küsür tane fikir ürününü okuyacak kaç kişi biliyorsun. Hemde haline üzülünebilecek....??? Neyse üzülme ağabey. Bizim için de üzülen birilerinin var olması güzel bir şey olsa gerek...

Atila SARUHAN 
 21.10.2010 20:55
Cevap :
Merhaba, Onlar genç. İlerde daha detaylı düşüneceklerdir. Saygı ve selamlar..  22.10.2010 13:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1508
Toplam yorum
: 5843
Toplam mesaj
: 265
Ort. okunma sayısı
: 1670
Kayıt tarihi
: 16.07.08
 
 

Yetmişiki yaşında iki çocuk ve iki torun sahibi bir erkeğim.. Lise mezunuyum. Uzun yıllar esnaflı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster