Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Nisan '15

 
Kategori
Şiir
Okunma Sayısı
708
 

Çürüme karşısında irkilme!

Çürüme karşısında irkilme!
 

Görsel kaynak: www.onedio.com


"Neyin var?" dedi baba kızına,

"Hiç!" dedi kız önce,

"Yok yok, var bir şey, baksana"

Kirpiklerin inmiş ve yapışmış sanki

O masmavi gözlerinin akına

 

"Tek cümle ile..." dedi kız,

çırpındığı ergenliğin eşiğinde(n) sızlanarak

"Çürüme karşısında irkilme ve ardından gelen

tiksinmedir bu" dedi, hafifçe kızararak.

 

Dalında taze kirazlar gibi tüm doğru bildiklerim,

öyle diye öğrendiklerim

Gerçeklik evreninden hızla kovulmaktalar.

İçinde acımsı tatlar barındırmakta artık

henüz şu 21'lik hayatımda bile

Ve güzel şeyler anımsamak istediğimde

Yüzümü sadece geçmişe baktıran

Es kaza dönsem onu geleceğe

İçimi kanattıkça kanatan

Zifiri bir karanlığın içindeyim!

 

Oysa hep geleceğin ışıklı ufkuna

uzanmak isterdi ellerim(iz)

Bu mahalle baskısı, çevremde

bu, Tanrı'yı bile şerle yorumlayan,

Bırak fikirleri, düşleri dahi tutsak eden

kapalı bir toplum içinde

Toprağın öptüğü çocuklar olmaktayız

Git gide...

Beyaz, çorak, kumumsu bir toprağın içinde,

hayali hurma ağaçları gölgesinde,

Avutucu ilahiler okunmakta  sanki

Ta şimdiden başucumuzda

çağdaş senfonilere duyarlı hassas kulaklarımıza.

 

Biz, bu ülkenin kabir gelincikleri

henüz gencecikken boynumuz bükük,

rengimiz soluk!

 

Durmadan soruyorum kendi kendime

" Bu dünya bizim dünyamız mı?

Bu hapishane, bu tımarhane, yer yer mezbaha

Kimin eseri!

Tanrının mı yoksa insanların mı?

Ve hangi geçmiş zamandan doğdu

bu şimdiki zaman" diye...

 

"Tek sen değilsin kızım, inan ki!" dedi baba

"Kayıp nesil dedikleri" işte böylesi bir şeydir,

Bilesin

İstersen yakın - ve uzak- tarihe bir bak.

Ama yine de pes etmeyip

İçindeki o güneşli sesi dinleyesin!

Ve unutma

"...Işıksın sen, aydınlıksın, kendi kurtuluşunsun!" (*)

 

İ. Ersin KABAOĞLU,

28 Nisan 2015, Ankara

Blognot: (*) Son dize bir Hasan Hüseyin Korkmazgil dörtlüğünden alınmıştır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ersin Bey,ışık olan,umut olan bir kuşağın ne durumlarda,nasıl "kayıp bir kuşak"durumuna düştüğünü; dizelerinde,duygulu ve dramatik bir yaklaşımla dile getirmişsin.Bu duygularını,"Hasan Hüseyin Korkmazgil"in bir dizesiyle de pekiştirmişsin.Selam ve sevgilerimle.

Hüseyin Başdoğan 
 04.06.2015 21:20
Cevap :
Değerli ve onur veren ilgi, övgü ve katkınıza içten teşekkürler üstadım. Gerek toplumsal, gerek duy(g)usal ve gerekse yaş olarak içinde bulunduğum(uz) bir kum saatinin o ince kısmindan, daha da doğrusu "araftan" ince bir empatiyle aşağı doğru baktığımda sizler gibi güngörmüş, çağdaş, bilinçli, onurlu ve yurtsever ağabeylerimizi, yukari bakınca da ezilen taze çiçekler gibi "kayıp kuşak" olmaya aday gençlerimizi görüyorum. Umarım yeni bir umutla yukarısı da sizlerin onurlu, idealist ve azimli gençliği gibi hak ettiklerini alır ve yasarlar. İçtenlikli sevgi, selâm ve derin saygılarımla...  09.06.2015 14:03
 

Pespaye bir kuşatılmışlık içinde özellikle genç kuşağın ve duyarlı tüm insanların yaşadığı kırgınlık ancak bu kadar güzel ve şiirsel bir anlatımla dile getirilebilirdi; o da sizin özelliğiniz olsa gerek. İçten saygı ve sevgilerimle...

Akın Yazıcı 
 30.04.2015 19:56
Cevap :
Evet üstadım, ulkemizde öncü ideolojik temelleri 12 Eylül 1980'de atılan, son 13 yıllık rejim değişimi amaçlı piyasacı= teokratik- takiyeci hükümet uygulamalarıyla adım adım yaşanan geriye gidişin, karanlığa doğru suruklenisin gençlerimiz - özellikle de ilk hedefte yer alan genç kızlarımız- üzerindeki tutsak edici , caresizlestirici etkisiydi tutamayıp kalemimden ak sayfalara sızan... Her zamanki ilgi, beğeni be övgünüze sonsuz teşekkürler saygıdeğer, sevgi değer Akın bey. Onur verdiniz, güç-kuvvet verdiniz. Bilesiniz. En içten saygı, sevgi ve selâmlarımla...  02.05.2015 13:48
 

Gençliğin durumunu şiirsel ve edebi bir bakış açısıyla değerlendiren bir blog ve inanın bana rahatlıkla şiir olabilir bu yazınız. Belki şiir olarak yazdınız editör bu kategoriye koymuş da olabilir. Duyarlı bir yürekle gözlemlendiğinde varılan sonuç iç karartıcı ve gerçekten üzücü. İnsanlar başkalarının yaşama ve dilediği gibi yaşama hakkına nasıl bu denli kayıtsız kalabiliyor, daha da ileriye giderek bu hakkı yok etmeye çalışıyor, anlamk çok güç gerçekten. Selamlar, saygılar.

Güz Özlemi 
 30.04.2015 11:18
Cevap :
Evet, hissettiğiniz gibi bu yazı öncelikle 'serbest vezinli şiir' formunda tasarlandı. Konu ve imgeler önceden belirlenerek kıtalara dönüştürüldü. Fakat düz yazı gibi de okunabiliyor. Öte yandan, bir yerde rastladığım ünlü şair İlhan Berk'in "gerçek şiir düzyazıya çevrilemez!" şeklindeki (ağır) yorumu nedeniyle serbest vezinli nazımlarımı bu başlık altında sunmakta tereddüt eder hale geldim nedense... Editörlerimiz ile bir ilgisi yok. Sağ olsunlar 7 yılı aşkın süre içinde bu türden hiç bir müdahaleleri olmadı! Yorumunuzda belirttiğiniz gibi; "İnsanların başkalarının dilediği gibi yaşama hakkına kayıtsızlığı" -hatta yoğun müdahaleleri- aşikar. Bu saptamanızın yanı sıra konumuzun öznesi açısından da bakarsak; şu da bir gerçek ki; tarih boyunca, tüm iktidarlar, dinler ve diğer güç odakları kadından -hele de genç iseler- hep korkmuşlar ve baskı uygulamışlardır! İçten teşekkürler, saygı ve selamlarımla...  30.04.2015 17:27
 

Modern bir tirad! Derin bir isyan ve uyandırıcı bir UYARI - ey, gençlik türünden! Ve umarım bu nesil olmasa bile bir-iki nesil sonra KADIN ve arkasından-ve dolayısıyla- erkek de anlayacak yaşanan FİYASKOLARI! Ben okumuş dindar ERKEĞİN AÇIK kafalı kadın arayışına şahit oluyorum ve görüyorum. Gözü açılan her erkek, toplumu için değil kendi için bir kadın istiyor. Namuslu olduğu müddetçe dünyanın en çıplak kadınıyla da beraber olurum. Çünkü kadın tavırlarıyla tüm çıplaklığını kapatacaktır. Ben çok böyle kadın gördüm. Proleteryanın burjuva savaşı, köyden kente göç, cahillikten okumuşluğa, okumuşluktan yaşanmışlığa, en az iki ama daha çok üç kuşak gerek! Türkiyenin uyanışı liderinde değil, toplumunda! Enfes bir yazıydı! İSYAN! Sevgilerimle

ERIC VAN BUYTEN 
 30.04.2015 7:39
Cevap :
Benzeri bir tiradı 2 Nisan 2013'te "Güncel Girdap" adlı bloğumda da denemiştim aziz kardeşim. Gözlemleyip sezinlediklerimi içimden geldiğince aktarmıştım. Orada 'gençlik', 'park-bahçe-ağaç', 'zarif kuğular', 'bayındır olma' gibi imgeleri kullanmıştım. Arkasından haklı bir "Gezi"nin gaza, toza hatta kana bulaşan onurlu başkaldırı elçilerinin, içinde çağdaş kadın ve kızlarımızın da ağırlıklı olduğu Haziran direnişi geldi! O muhteşem günlerden bir gün ('Kuğulu Park'daki coşkulu bir miting sonrası) yazıya dönüp tekrar baktığımda "olacakları hissetmişim galiba!" dedim. Şimdi de sanırım öyle! Ama şartlar artık çok daha ağır!Üç kuşak bekleyebilecek miyiz? Sahip olduğumuz ve çoğunu karanlık, gerici erozyona feda ettiğimiz kurucu ve çağdaş değerlerimiz o kadar süre dayanabilecek mi acaba? Kritik soru bu! Bizleri de yazmaya ve paylaşmaya sevk eden kritik durum! Şu da bir gerçek ki; tarih boyunca, tüm iktidarlar, dinler ve diğer güç odakları kadından hep korkmuşlardır! İçten sevgi ve selamlarımla  30.04.2015 17:03
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 335
Toplam yorum
: 3201
Toplam mesaj
: 251
Ort. okunma sayısı
: 2315
Kayıt tarihi
: 05.10.07
 
 

Samsun/Ladik doğumluyum. Çocukluğum ve ilk gençlik yıllarım babamın görevi gereği ülkemizin Orta ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster