Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Ekim '16

 
Kategori
Beslenme / Diyet
Okunma Sayısı
900
 

D Vitamini eksikliği şakaya gelmez!

D Vitamini eksikliği şakaya gelmez!
 

Peynir yemek sizi D vitamini eksikliğinden koruyabilir


Bildiğiniz gibi vitaminlerin A’dan başlayıp K harfine kadar sıralanmış birçok çeşidi var ve durum böyleyken neden başka bir vitamin değil de D vitamini hakkında bir yazı yazmayı gerekli gördüğümü merak ediyor olabilirsiniz. İki sebepten D vitamini önemli. Birincisi, bu vitamin hakkında yeni ortaya çıkan birçok bulgu gösteriyor ki D vitamini sağlığımıza faydaları önceden bildiğimizden çok daha fazla. İkincisi, gene son dönemdeki bazı araştırmalara göre dünya çapında eksikliği en yaygın görülen vitamin, D vitamini.

2010 yılında yazılan ve o güne kadar dünyanın çeşitli ülkelerindeki D vitamini eksikliğine dair yapılan araştırmaları derleyen bir makaleye göre dünyada insanları en az D vitamini alan iki ülke Hindistan ve Çin. Çinliler, D vitamini eksikliğinden o derece muzdarip ki Avustralya ve Yeni Zelanda’ya göçenler bu ülkelerin de ortalamasını aşağı çekiyormuş. Afrika, Orta Doğu ve Güney Avrupa da D vitamini açısından pek şanslı değil. Bu bölgelerin ortasındaki Türkiye’nin de D vitamini eksikliğinin yaygın olduğu bir ülke olduğunu tahmin etmek güç değil. Eğer bol peynir ve balık yemiyorsanız veya hergün süt içmek alışkanlığınız yoksa sizin de D vitamini seviyeniz düşük olabilir. Yeterli olmasa bile idare eder oranda D vitamini alabilen milletler ise Kuzey Avrupalılar ile Kuzey Amerikalılar. Sebebi Norveçlilerin bol somon yemesi, Kanada ve ABD’de ise süt ürünlerinin D vitamini ile güçlendirilmiş olması.

Görüldüğü üzere tüm dünyanın başı D vitamin eksikliği ile dertte. Peki D vitamini eksikliği neden bu kadar ciddi bir problem ve ne gibi sonuçlar doğuruyor. Bunu anlamak için D vitamininin vücutta ne işe yaradığına bir bakmak gerek.

D Vitamini ve Vücudunuzdaki Görevleri

Çocukların büyümesi için süt içirilmesi tavsiye edilir. Bunun sebebini biliyor musunuz? Tabi ki protein önemli bir sebep çünkü büyümek için protein gerekli. Bir başka nedeni de sütün kalsiyum açısından zengin olması çünkü kalsiyum kemikleri büyütüp güçlendiriyor. Sütteki D vitamini de çocukların büyümesine yardımcı besin maddelerinde çünkü D vitamini kalsiyumun kana geçmesi ve daha sonra kemiklere ulaşarak yerleşmesini sağlıyor. Eğer gıdalardan ve güneş ışınlarından yeterince D vitamini almadıysanız kalsiyum da bir işe yaramaz. Hatta kemiklerinizdeki kalsiyum bile ayrılıp kana karışmaya başlayabilir. Bu durumda kalsiyum kemikleri güçlendireceğine damarlarınızda birikerek kalbinizi de yoracaktır. İşte bu yüzden D vitamini güçlü kemikler ve sağlıklı bir kalp için gerekli.

D vitamini fosfor mineralinin de kullanılacağı yer olan dişlere ulaşmasını sağlıyor. Yani kemiklerinin gibi dişleriniz de D vitaminine muhtaç.

İnsan vücudundaki hücreler kendileri için belirlenmiş zamanı doldurunca ölür ve yerlerine yeni hücreler bölünme yoluyla ortaya çıkar. Yeni ortaya çıkan hücrelerin ise bir süre sonra bölünmeyi bırakarak özel görevlerini yapmak üzere değişmeleri ve örneğin kas hücresine, deri hücresine yada ciğer hücresine dönüşmeleri gerekir. Bu süreç bozulursa yada bir takım hatalar ortya çıkarsa hücreler kontrolden çıkarak sınırsızca blünerek çoğalır. İşte buna kanser deniyor ve bilim adamları bunu nasıl önleyeceklerinin bulmak için on yıllardır araştırma yapıyorlar. Doğrusu D vitamin kanseri önler diyecek kadar kanıt ortaya çıkmış değil henüz ama D vitamininin bu bölünme ve değişme sürecine yardım ettiğini biliyoruz. Buna göre ise D vitamini seviyenizin yüksek olması kanser riskini azaltıyor.

Kışın korkulu rüyamız gribe yakalanmak. Gerçekten kötü bir durumdur grip ve kurtulmak için çoğumuz ya limon ve portakaldan medet umar ya bitki çayları içer yada bala zencefil ve zerdeçal gibi baharatlar katarak doğal ilaçlar yapmaya çalışır. Bunları hepsi işe yarayabilecek yöntemler ama sürekli hasta olmanızın sebebini bulmak daha iyi değil mi? İşte bu D vitamininin beni en şaşıran faydası. Birkaç yıl öncesine kadar bağışıklık sistemini güçlendiren vitamin olarak C vitamini anılırdı. Oysa şimdi bilim adamları D vitamini ile bağışıklık sistemi arasında bağlantı kuruyor. Biliyorsunuz kışın güneş alamıyorsunuz ve D vitamini seviyeniz düşüyor. Bu durum bağışıklık sistemini zayıf düşürüyor ve grip oluyorsunuz. Yazın güneş altında bol bol vitamin depolamış olan ise daha dayanıklı oluyor. Gribe en iyi gelen yiyecek peynir olabilir mi acaba?

Son olarak bazı görüşlere göre D vitamini beyin için faydalı bir vitamin. Bu yüzden D vitamini olmayınca konsantrasyon bozukluğu ve hafız zayıflığının ortaya çıktığı düşünülüyor. D vitamini depresyona karşı da koruyor olabilir. Zaten depresyon kış mevsiminin ışıksız günlerinde daha çok insanı etkileyen bir durum değil mi?

D Vitamini Eksikliğinin Belirtileri Nelerdir?

Yukarıda ne işe yaradığı ayrıntılı olarak anlattığımız D vitamini olmazsa ne gibi problemler yaşayabileceğinizi tahmin ediyor olmalısınız. D vitamini eksiliğinde görülen belirtileri ikiye ayırabiliriz: Kısa vadedeki belirtiler ve uzun cadedeki hastalıklar. D vitamini eksikliği ilk ortaya çıkınca bazı işaretler ortaya çıkar ve bunlar vücudunuz ihtiyacı olan D vitamini seviyesine kavuşunca sona erer. Bu belirtiler arasında şunları sayabiliriz: Kas ağrıları, kemik ağrıları, herhangi bir çarpma ve darbede normalden çok fazla acı hissetme, yorgunluk, kırgınlık, unutkanlık, depresyon, terleme, kilo verememe veya sağlıksız kilo alma, soğuk algınlığı gibi hastalıklara çok yakalanma.

Eğer D vitamini eksikliği aylarca ve yıllarca devam ederse –ki birçok kişi bu sorunu sürekli yaşıyor- kalıcı bazı hastalıklar ortaya çıkabiliyor. Bunlar yetişkinlerde kemik erimesi yani osteoporoz, kronik solunum yolu enfeksiyonları, obezite ve tam olarak aradaki bağlantı kanıtlanmamış olsa da kanserdir.

Bir kişide D vitamini eksikliği belirtileri görülmese bile gizliden gizliye D vitamini seviyesi düşük olabilir. Risk taşıyan kişiler güneşe hiç çıkmayanlar, ten rengi koyu olanlar, soğuk ve güneşsiz bölgelerde yaşayanlar ve D vitamini içeren yiyecekleri hiç tüketmeyenlerdir. D vitamini eksikiliğinin sebebi bir hastalık da olabilir. Mesela bazı mide hastalıkları yada böbrek hastalıkları D vitamini azlığına neden olabiliyor.

D vitamini eksikliğini tedavi doktor gözetiminde olmalıdır. Özellikle ABD gibi tüketim kültürünün ilaç tüketimini de sonuna kadar körüklediği Batı ülkelerinde D vitamini eksikliği kuruntusuyla aşırı miktarda D vitamini takviyesi alan insanlar D vitamini zehirlenmesi yaşayabiliyor. Ülkemizde pek görülmeyen bu durum da çok tehlikeli.

Belki de en iyi D vitamini eksikliği hiç ortaya çıkmadan tedbir almak ve vücudunuza yeterli D vitaminini doğal yollardan sağlamak. Bunun için D vitamini kaynaklarına bir bakmak gerek.

D Vitamini Kaynakları Nelerdir?

Bazı bilim adamlarına göre D vitamini aslında vitamin değil. Bunu ilk duyduğumda bana da çok tuhaf geldi ama bir yandan da mantıklı bir yaklaşım çünkü bir maddenin vitamin olabilmesi için insan sağlığı için gerekli olması ama vücutta yapılamayıp mecburen gıdalardan alınması gerekiyor. Oysa D vitamini insan vücudunda yapılabiliyor. İnsan bedeninde D vitamini üretme özelliğine sahip hücreler epidermis hücreleridir yani deri hücreleri. Bunların D vitamini üretmeye başlaması için güneş ışınlarına maruz kalmaları gerekiyor. Başka bir ışık olmaz çünkü sadece güneş ışığının bir parçası olan gözle görülmeyen morötesi (UVB) ışınları deri hücrelerinin D vitamini sentezlemesini sağlayabiliyor. Vücuda gerekli bir maddenin üretimi için insanın güneş ışığına gerek duyması doğanın gerçekten tuhaf yönlerinden birisi ama bir gerçek. İşte bu sebeple bazı uzmanlar D vitamini yerine D hormonu demeyi tercih ediyor çünkü vücutta üretilen maddelere hormon deniyor.

Yeterince D vitamini almak için ne kadar güneşlenmeniz gerektiğine bir yanıt vermek ise oldukça zor çünkü güneşten alınan D vitamini birçok faktöre bağlı olarak değişiklik gösteriyor. Örneğin mevsim, bulunduğunuz ülke, günün hangi zamanı olduğu ve cildinizin rengi ne kadar D vitamini alabileceğinizi belirleyen değişkenlerden birkaçı. Genel olarak eğer cildiniz beyaza yakınsa daha çok D vitamini aldığınızı söyleyebiliriz. Güçlü güneş koruma kremleri ve camın arkasında durmak ise D vitamini almanıza engel.

Güneşlenerek D vitamini almanızın bazı sakıncaları da yok değil. D vitamini sentezini sağlayan UVB ışınları aynı zamanda güneş yanıklarından ve uzun vadede deri kanserinden sorumlu olan ışınlar. Her ne kadar en iyi D vitamini kaynağının güneş olduğu kabul görse de yiyeceklerden D vitamini almak da fena fikir değil. Bu durumda D vitamini nelerde bulunur, diye kısaca bir bilgi edinmenizde fayda var. D vitamini neredeyse tamamen hayvanlardan elde edilebilen bir vitamini yani et, süt ve yumurtada bulunuyor. Tavuk, kuzu ve dana gibi çiftlik hayvanlarının etinde ya hiç yok yada eser miktarda var. Bu yüzden işinize yarayacak kadar D vitamini içeren tek et çeşidi balık eti. Balıktaki D vitamini de türüne göre değişiyor. En çok somonda D vitamini var. Bir dilim veya bir fileto ithal somon bir yetişkin için gereken bir günlük D vitaminini verebiliyor. Diğer balıklar o kadar zengin değil D vitamini açısından. Büyük ve yağlı balıklar daha çok D vitamini ihtiva ediyor. Hamsi ve sardalye ise en az D vitamini içerenler. D vitamini içeren bir başka gıda grubu is süt ve sütten imal edilen herşey. Beyaz peynir ve kaşar peyniri gibi yağlı ve yoğun kıvamlı peynir cinsleri vitamin açısından en faydalı olanlar. Tereyağındaki D vitamini oranı ise son derece düşük. Son olarak bir yumurta günlük almanız gereken D vitamini miktarının yüzde onunu veriyor.

Yiyeceklerde bulunan D vitamininin yeterli olup olmadığı konusunda kesin bir şey söylemek güç. Benim bu konuda tavsiye edebileceğim şey hem D vitaminli gıdaları daha çok tüketmek hem de mümkünse güneşli günlerde eve kapanmamak. Sadece yüzünüz ve ellerinizin güneş görmesi bile katkı sağlayacaktır. D vitamini eksikliği kendini pek belli etmeden uzun süre devam edebilecek ve ciddiye alınması gereken bir problem. Bu yüzden eğer sizde bu eksikliğin yukarıda anlattığımız belirtileri görülüyorsa yada yaşam tarzınız ve beslenme gibi sebeplerden dolayı D vitamini eksikliğinden şüphe ediyorsanız bir doktora danışmak en iyisi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 25
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 7917
Kayıt tarihi
: 11.10.15
 
 

Sağlıklı ve lezzetli gıdalarla beslenmek, temiz ve huzurlu bir ortamda sade ama keyifli bir yaşam..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster