Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Ekim '11

 
Kategori
Dans
Okunma Sayısı
659
 

Dans bir tutku mu? Yoksa dansınız karakteriniz mi?

Dans bir tutku mu? Yoksa dansınız karakteriniz mi?
 

"Dans"kelimesi telaffuz ederken bile düşünsel anlamda bizi harekete geçiren bir sözcük. “Dansın her devirde büyüleyici bir etki yaratmasının nedeni, yaşam eyleminin sembolü oluşudur" demiş Martha Graham..

Sanatın bir dalı olarak dansın görsel anlamda insanların hayatına güzel bir renk kattığını düşünmüşümdür. Yakın bir zaman içerisinde de, bu düşünceden yola çıkarak, birkaç arkadaşımın tavsiyesiyle onların da ders aldığı bir dans okuluna başladım... İlk olarak derslere başladığımda ne kadar zor bir yola çıktığımı, zira hiçbir şeyin dışarıdan göründüğü gibi olmadığını anlamıştım. Hatta ilk dersimizde asla dans etmeyi başaramayacağımı düşünmüştüm:). Değerli dans hocamızın "Eğer alacağınız dans eğitimi sonunda hala dans edemiyorsanız bu sizin değil bir eğitmen olarak benim hatamdır" söylemi ile büyük bir şevkle kısa zamanda dans etmeyi öğrendim diyebilirim!.. Elbette ki bu süreçte hocamızın işini inanılmaz büyük bir aşkla yapmasının rolü çok büyük olmuştur.

Dans etme tutkusu ile uzun zamandır planladığım ve bu vesile ile başladığım keyifli dans eğitimi, hayata farklı bir pencereden bakmama neden olmuştur. Bu süreçte insanların dansla ilgili düşüncelerinin, amaç ve karakterlerinin nasıl değişime uğradığını gözlemleme şansını elde ettim. Bu farkındalığı keşfetmek aslında "Dansınız Karakterinizdir!.." konulu Sn.Tuncay Vural'ın Stand Up dans gösterisini izlemem ile birlikte oldu:) tek kelimeyle muhteşemdi. "Dans etmiyorum, edemiyorum... Dans mı? artık benden geçti... Eşimi, dostumu, arkadaşlarımı yıllar sonra hala neden tanıyamamışım...vb. " gibi birçok sorunun da cevabını mizahi bir anlatımla bu gösteride keşfetmek hoştu doğrusu:))... Gerek aldığım dans eğitimi sırasında gerekse sonrasında tıpkı bu gösterideki gibi "dostumu, arkadaşlarımı yıllar sonra neden hala tanıyamamışım" ın cevabını buldum diyebilirim. Zira çok iyi tanıdığınızı sandığınız kişilerin karakterlerinin nasıl değişebildiğini, dostlukların, arkadaşlıkların bozulabildiğini de!... Dans eğitimi esnasında ve sonrasında her kesimden, farklı kültürlerden, farklı yaş ve çeşitli meslek gruplarından oluşan kişilerin katılmıyla gerçekleşen aktivitelerde, insan ilişkilerinin günümüz toplumunda nasıl bir erozyona uğradığını fark ettim. Şöyle ki; bu noktada dans etmenin bir tutku olmaktan çıkıp başka hırsları da beraberinde getirebileceğini öğrenmiş oldum. Aynı zamanda bazı insanların dans etmeyi amaç olmaktan çıkarıp araç olarak kullanabildiğini, her ortama her insanın uyum sağlayamayacağını, dans vesilesi ile çok sık biraraya gelindiğinde değişik duyguların ortaya çıkabildiğini, yok böyle dans denebilecek kadar amacını aşan konuşmaların, esprilerin olabildiğini, kıskançlığa varabilen durumların ortaya çıkabileceğini gördüm, hatta ve hatta trajikomik ama insanların dans etmeyi dahi birbirleriyle rekabet haline getirebildiklerini üzülerek gözlemledim. Hal böyle olunca çok severek ve isteyerek gittiğim dans kursuna geçici bir süre ara vermek zorunda kaldım.


Ancak herşeye rağmen öğrenmek istediğim çeşitli ulusların kendine özgü danslarını yapabilme hevesi ile bıraktığım yerden devam etmek için yine yeniden yalnızca dans edebileceğim bir dans okuluna devam etme isteğimi gerçekleştirmeyi umuyorum:). Son olarak sözlerimi Headlam'ın şu cümlesi ile noktalamak istiyorum " Dans etmek sanattır”...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 11
Toplam yorum
: 5
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 1402
Kayıt tarihi
: 17.09.07
 
 

Kelimelerin gücüne inandığım için yazmayı seviyorum. Düşüncelerimi, duygularımı, dünyaya bakışımı if..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster