Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Eylül '07

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
515
 

Değiştirmeye çalışanlar, değiştirilir

Değiştirmeye çalışanlar, değiştirilir
 

Kalıpların etkisindeki, birbirini tanıma dönemi dedikleri devreyi, hem de birbirini tanıma sürecinin uzun sürmesiyle birlikte çok iyi tanıdıklarını söyleyebilenlerin hikâyesiydi bu…

Tanıma sürecin sonunda, adam evlenme teklif etmiş, her zaman omuz askılı badi ve kendisine çok güzel yakışan kot pantolon giyen kadın, uzun süredir beklediği teklifi düşünmeden kabul etmişti.

Birbirlerini çok sevdiklerine ve çok mutlu olacaklarına o kadar çok emindiler ki, kendilerine göre, aşkları “Kerem ile Aslı” tarafından bile kıskanılabilirdi.

Evliliğin, o güzelim ayları geçtikten sonra, bir gün; yere göğe sığdıramadığı ve her zaman neredeyse bir tanrı gibi gördüğü kocası, gözü gibi baktığını defalarca deklere ettiği kadınına “Böyle omuzdan askılı badi giyme” demişti.

Küçük bir masum istekti bu.

“Evli insanlar, sonuçta ilkelerine ters düşmediği sürece, evliliklerine olan saygıları ve birbirlerini sevdikleri için, fedakârlıklarda bulunmaları gerekirdi”

Bu fedakârlıklar zaten yapılması gerekli olan isteklerdi.

Birlikte, iyi ve kötü günlerinde bir ömür geçirmeyi taahhüt edenler, beraber yaşamanın bedelini, karşılıklı yapılan fedakârlıklarla ödemeleri gerekiyordu.

Ama bir kez ilkelerinden fedakârlık yaptığın zaman, bunun sonu gelmeyeceği belli olan bir “ilke tavizine” yol açacağını görmek gerekiyordu.

Devamlı, ısrarla, sanki evleneceği kadını bu tür giyim tarzıyla sevmemiş adam, şimdi evlendikten kısa bir süre sonra, kadını değiştirmeye çalışıyordu.

Kadın başlangıçta bunu bir fedakârlık olarak kabul etti. Fakat kocasının bu yöndeki isteklerinin sonu bir türlü gelmiyordu. Kocası , yavaş yavaş kadının düşüncelerini de kendi çizgisine çekmeye çalışıyordu.

Artık kadının kocasına, o eski tanıma döneminden kalan, tanrısal bakış açısıda bitmişti.

Kadın kendi gözünde bile değersiz hale gelmişti. Yapılan fedakârlıklar, ilkelerle karışmış tek taraftan çalışılan ömür ağacının törpülenmesi şekline bürünmüştü.

Bütün uyarılarına rağmen değiştirme harekâtı, dur durak bilmiyordu.

Bir gün, kadın valizini toplayarak evi terk etti.

Adam, yıllar sonra anlayacaktı kadının gerçekteki gidiş nedenini.

“Değiştirmeye çalışanlar, değiştiriliyordu”

Foto: en blanco y negro

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

hanımlar sağolsunlar kendi açılarından bakmışlar olaya. kıyafetimize karışılmasın diyorlar ben de diyoruım ki, o zmaan benim çapkınlığıma, akşamları arkadaşlarımla iki tek atmama (böyle bir huyum yok. örnek olsun istedim) karışmasın. biz yine bekarmış gibi yaşayalım. evlilikten anladığımız bu mu? yoksa kadına karışılmasın ama, erkek kısıtlansın mı? Rosemoon ablacağım görüşüne ve tecrübelerine saygımı sunuyorum. Tabiki sen de haklısın ama, ben de haklıyım. Evlilik bana göre karşılıklı jestlerle daha doygun olur. o ona karışmasın bu buna karışmasın. ya da biri karışsın biri karışmasın. ı ıhhh... bu arada benim de kendimce tecrübelerim mevcut. Lütfen sözlerimi kişisel algılamayın. Sizi seven kardeşiniz koray...

karga 
 11.09.2007 17:56
Cevap :
Yoruma açık. hehehehhe....  11.09.2007 23:59
 

Yaptıkları suçlamaları duyduktan sonra hatalarını bir gün anlayacaklarını hiç zannetmiyorum. Kıyafete karışmak belki yapabildiklerinin en basiti. Buna bir de kendini üstün görme karşısındakini küçümseme, hor görme eklenip hakaretler başladığı zaman bırakın valiz toplamayı ceketinizi aldığınız gibi bir daha arkanıza bakmıyorsunuz bile. Karşılarındakini suçlamaktan vazgeçip kendilerine bir bakarlarsa, seneler sonra bile olsa belki birgün anlarlar kadınların gerçek gidiş nedenlerini kimbilir???

garfield 
 08.09.2007 4:35
Cevap :
Böylesine süper bir yoruma, şapka çıkartılır. Saygılar sunarım.  08.09.2007 19:30
 

Kıyafete göre mi seviliyoruz? O zaman almayalım biz böyle sevgiyi. Birliktelik kadının tarzıyla evlilik noktasına gelmişse, erkeğin her haliyle kadını onaylaması, güvenmesi anlamındadır.Sonradan istenen değişim niye? Sevgiliyken başkası da mı seviyordu? 22 sene önce bir cahillik yapıp eşime neden bana karışmadığını sormuştum çünkü arkadaşlarım eşlerinin kıyafetlerine hep karıştığını söylüyordu. Onun cevabı ise seni giyim tarzınla görüp eşim olarak kabul ettim, başka beklentim olsa öyle birini bulurdum, oldu. Bilmem anlatabildim mi? (Karga'da bana kızmasın lütfen. Abla deneyimi :))) Elinize sağlık. Sevgilerle.

ROSEMOON 
 07.09.2007 20:24
Cevap :
Merhaba. Verdiğiniz örnek çok mükemmel. Nedense erkek olsun kadın olsun evlendikten sonra, değiştirmek isterler. Değiştirdikleri zamanda, evlendikleri kişi aynı kişi olmayacakki? Hikayemizde, sadece giyim yokki. Kadının düşüncelerine doğrudan (giyimle açılan yolda) hükmetme var. Karga burayı ıskalamış sanırım. Katkınıza teşekkür ederim.  08.09.2007 0:21
 

tabiki evli bir kadın bekarken giydiklerini giymemeli. Bu fedaakrlık mı? Evleneceğim kadın bunu fedakarlık olarak görür ve vazgeçmezse, ben de bekar hayatımdaki gibi aynı anda bir kaç hatunla olmaya devam ederim. Bu mu evlilik? Benden uzak olsun...

karga 
 07.09.2007 16:15
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 138
Toplam yorum
: 559
Toplam mesaj
: 168
Ort. okunma sayısı
: 910
Kayıt tarihi
: 06.02.07
 
 

Gazete ve kitaplara hep tersten göz atar, daha sonra okumaya başlarım. Bu özelliğim devrik cümlel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster