Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Kasım '08

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
11164
 

Dehşet ! İnanamayacaksınız !Özel bir bakımevi.

Dehşet ! İnanamayacaksınız !Özel bir bakımevi.
 

Özel bakımevinde koltuğa bağlı !!


Bu gün pazar. Eşimin halası alzheimer hastası. Bir fabrikatör eşinin bulunması gereken en son yerde.
Bu konulara girmek canımı yakıyor ve girmeyeceğim. Özel bir bakımevinde.

İsim zikretmiyorum. Önemli olan isimler değil. O ismi zaten gerekli mercilere ileteceğim.

Efendim, burada bakılabilmeniz için 2 kişilik odalar için 1900.-, 3 kişilik odalar için 1700.-ytl vermeniz gerekiyor. Şifre veriyorlar, hastalarınızı kameradan izleyebiliyorsunuz. Küçük bir bahçesi var, cadde üzerinde, üç katlı bir bina. Tertemiz, pırıl pırıl.

İçeriye girdiğimizde bizi ilk karşılayan bir kadın çığlığı oldu. Normaldir. Demans hastalarında görülen bir tepki. Hatamızın ismini söyledik, 3.katta ki kafeteryaya çıktık. 150 metrekare bir yer.
Renk renk deri koltuklar. Plazma tv. Kısaca vitrin düzgün. Annelerini ziyarete gelmiş bir çift var !
Yerler taş, bir tane ufo ısıtıcı var. Ortam soğuk.

Uykusu gelen yaşlılar, koltukların üzerinde uyuyor. Bir kısmı oturduğu yerde, bir kısmı uzanmış. Katlarda kat görevlisi yok.

Bu tip yerleri iyi bildiğim için farklı gözle bakıyordum elbette ki. Bir de geçen haftadan duyum almıştım. Hastamızı ziyarete giden yakınlarımıza giyecek bir şeyi olmadığı, kalın birşeyler getirilmesi söylenmişti. Hastamızın çok üşüdüğünü duymuştum. Kendisi farkında değil , ama kendisini öpenler yanaklarının, ellerinin buz gibi olduğunu söylemişlerdi. Talep üzerine kargo ile giyecek gönderildi. Fakat konu yakınlarına söylendiğinde çok şaşırdılar. Yeterince kalın kıyafet götürmüşler çünkü...

Bu bilgiler doğrultusunda odasını görmek istedim. 3.kat'a indiğimiz an girişte duyduğum çığlığı duydum. Kapısı açık bir odadan geliyordu. Önce halanın odasına girdim. Soğuk olduğunu hissedince radyatörü tuttum. YANMIYOR ! Tuvaletin camı açık. Buz gibi. Bakıcı halayı tuvalete götürdü. Dolaşan ve tuvalet ihtiyacı olduğunu söyleyen hastanın altını bezledi (! ) Bu hastalarda doğru olabilir, bilmediğim bir konuda konuşmam. Ancak 1900.-ytl alınıyorsa , hastalığın daha ileri safhalarında bu uygulama daha uygun olur diye geçirdim içimden... Bakıcıya kaloriferlerin neden yanmadığını sorduğumda " arıza var" yanıtını aldım. Akşam odalarda yatmadan önce 1 saat ısıtıcı yakıyorlarmış. Yatakların altına da battaniye seriyorlarmış. (!) Doğruluğuna inanmayı istesemde inanamam.
Çoğunluğu taş, ortada pis kokan bir halı. Hiçbirşey yanmayan bir ortamı 1 saatte ısıtsanız ne olacak ki? Gece kalksa , tuvalete gitse buz gibi. Bu insanlar yaşlı ve hasta !

Dolabına baktım ve şaşırdım. İçerisi her türlü giyim eşyası doluydu. Geçen hafta gönderilen kıyafet aynen duruyordu (!). Giydirilmemenin adı, kıyafeti yok olarak lanse edilmişti. Üzerinde başka birisinin kıyafetini görende var (!)

Bağıran hastanın odasına gittim. Resimlerde de göreceğiniz gibi hasta ve yaşlı kadın koltuğa bağlı !!!!!! Karşısında küçük bir ısıtıcı. Korkunç bir idrar kokusu. Bağırıyor ve kurtulmak istiyor.
'Sakin ol' diyerek elini tuttum. Göz teması sağlamaya çalışarak, sakinleşmesine yardımcı oldum. Bu arada bildiğim bütün duaları okudum. O an kendimi çok çaresiz hissettim. O debelendikçe, o'nun bir anne, bir insan olduğu geldi aklıma ve isyan ettim ! Elimi sıkıca tutup ağzına götürmek istediğinde , ısıracağı ihtimaline rağmen sesimi çıkartmadım. Ama o elimi öptü. (!) Sarıldım kendisine. Ter içinde kalmış. Tam karşısında sıcak ve bağlı (!) Resimde de göreceksiniz eli elimde ve sakinleşmiş bir şekilde.

Giriş kata indim, yetkili ile konuştum.

-Kaloriferler neden yanmıyor ?

-Arıza var. Tamir ediliyor.

-Görebilir miyim tamircileri ?

-Bu gün pazar diye gelmediler.

-Ne demek gelmediler , bu yaşlı insanlar buz gibi ortamdalar. Madem yetkilisiniz sahiplerine iletin şikâyet edeceğim.

-Doğalgaza abone olundu o bekleniyor. Bu hafta içinde hallolacak.

-305 numaralı odada ki hasta neden bağlı?

-Efendim o hasta 99 depreminden sonra böyle olmuş. Sahipleri de evde bağlıyormuş. Bu gün gelip yemeğini yedirip, bağlayıp gittiler.

Yeniden kafeterya'ya çıktım ve annelerine ziyarete gelen çifte durumu izah ettim, ilgilenin takip edin dedim. Bana aynen şu ifadeyi kullandılar. "Siz aşağıdayken konuştuk. Merak etmeyin hallolacakmış." Bu güne kadar farketmediniz mi? diye sordum. "Yoo dikkatimizi çekmedi." dediler.

Evet hal bu !! Bazıları için bu anlattıklarım doğal olabilir. Ama değil. Bu güne kadar gittiğim devlet'e ait huzurevlerinin rehabilitasyon servislerinin hiç birinde böyle bir manzara görmedim. Olsa bile biliyorsunuz ki güç buna yetmektedir. Personel yetersizdir, kimsesizlerdir.. Ama yanmayan bir kalorifer asla ve asla ...

Zannedersem ben evlat olmayı herşeyden önemlisi insan olmayı fazla abartıyorum. Bazı hastalıklar var ki ayda değil 2 milyar kaç para verirseniz verin bakımı zordur. Kabul ediyorum. Ama şu var ; parayı veriyorum gerisi beni ilgilendirmez mantığı hiçbir vicdana sığmaz. Kontrol etmek, sık sık denetlemek gerekir. Bakmak değil, görmek gerekir. Akıl hastası bile olsa sevgiyle sarılmak, saçını okşamak gerekir. Acılarını sarmaya çalışmak, itmemek, anlamsız konuşmalarına bile dahil olup onunla ağlayıp, onunla gülmek gerekir.

Hepimiz için değişmez bir kural var. Bir gün hepimiz o yaşa geleceğiz. Üstelik yarınlar, alın yazısı gibi bilinmez ve sürprizlerle dolu. Ne kadar sağlıklı , zengin , itibar sahibi olsak da yaşlılıkta bizi nelerin beklediğini bilemeyiz. Herşey emanet. Görüldüğü gibi 1900.-ytl de vermeniz , sevdikleriniz etrafınızda olmadığı sürece, huzurevi yada bakımevi'nde bir başınıza kalmanızı engelleyemiyor.

Hastaya, yaşlıya, engelliye, çocuklara bakmak vicdan, merhamet, sabır ve sevgi ister.

Buradan soruyorum bu bakımevi yetkililerine. Hastahane değilseniz bu denli ağır bir vak'ayı neden kabul ediyorsunuz? Neden katlarda kat görevlisi yok? Uykusu gelen yaşlı insanlar neden kafeteryada ki koltukların üzerinde uyuyor? Odalarında uyumaları, bakıcı tahsis etmeniz gerektiği için ek bir külfet mi getiriyor ? Çalışma ruhsatınız var mı? Varsa bu şartlarda nasıl aldınız o ruhsatı?

Yetkililer ! İstanbul'un göbeğinde bu bakımevi'ni neden denetlemiyorsunuz? (Saçma bir soru oldu.)

Sağlıklı, mutlu bir gelecek diliyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Burada bahsedilen yer doğa huzurevi ve ben oranın sahibiyim. Burda yazılanların hiçbiri doğru değil ve yazılanları kınıyorum.

Levent Cebir cebir 
 11.05.2010 1:40
Cevap :
Halamız halen sizde yatıyor. Yazımı yazdığım günden bu yana çok aşama kaydedilmiş. Ben isim zikretmedim. Adını koyan sizsiniz! Kınamak gibi bir lüksünüz yok. Yazdığım herşey doğru! Birebir yaşadık, gördük, görüntüledik. Yeni açılan yada herhangi bir sebeple tadilat yapılan bir mekanın adı Rehabilitasyon merkezi ise ticari kaygılarla yaşlı insanları soğukta bırakmak hiç bir vicdana sığmaz ! O tarihte bu durumu bire bir yaşadığımız bir sürü hasta yakınını karşınıza çıkartabilirim. Her kimseniz , ben şurası yada burası diye isim vermiyorum vermem. Siz ,yazımın içeriğine rağmen REKLAMIN İYİSİ KÖTÜSÜ OLMAZ mantığı ile halâ isim veriyorsunuz! Bahsettiğim merkeze en son gittiğimde başlangıçtaki aksaklıkların büyük bir bölümü giderilmişti. Halamız pis kokmuyordu! Kadro çoğaltıldığından hastaların hepsi bir arada, koltukların tepesinde uyumak zorunda kalmadan odalarında dinlenebiliyordu. Natamam açılan bir merkezde yaşlıların gördüğü eziyeti anlattım. Sonuna kadar da arkasındayım.  16.05.2010 4:05
 

*** İnsana değer vermesi gerekenler, önce kendileri insan olmalı . Güzel satırlarınız için teşekkürler. Devlet bu gibi yerler için ruhsat alacakları çok iyi incelemeli ve sonra da denetlemeli. Gerçekten meeni olmak için daha çok fırınlar dolusu ekmek yememiz lazım. Ellerinize sağlık ***

SÜLEYMAN SIRRI 
 19.11.2008 17:24
Cevap :
Teşekkür ediyorum efendim değerli katkınız için. Hainlik, sahtekârlık, yalancılık öylesine başını alıp gitmiş ki bazen devlet ne yapsın demekten alıkoyamıyorum kendimi. Herşey tamam diye devlet ruhsat veriyor, 3 gün sonra gittiğinizde tasarruf tedbiri diye elektrikten, sudan, ısınmadan yoksun bir yerle karşılaşıyorsunuz. Yada doktor var diyor denetleme günü oturtuyorlar, denetim elemanları gidince yol veriyorlar. İnsanımız insani duygularını kaybetti. Bakın Deniz Feneri hadisesine. İnsanların merhamet duygularını istismar ettiler. O kadar yardım heba oldu. Allah bu gidişle sonumuzu hayır etsin sevgili yazarım. Sağlıklı ve mutlu kalınız.  21.11.2008 14:14
 

En çok neyi merak ediyorum biliyormusunuz? Bu insanlarda nasıl bir yürek var? Ya da yürekleri var mı, veya bu zavallılar karşısında o vicdanları hiç sızlamaz mı, veya kendilerinin de birgün böyle çaresiz olabilecekleri akıllarına gelmez mi? Özel veya devlet kurumu olmAsı farketmez.Hepsini de yöneten ve o hizmeti vereceklerini söyleyenler insan !!!!(mı acaba) ÜZGÜNÜM

Gülsüm Tiknaz 
 17.11.2008 19:09
Cevap :
Yüreğinizin güzelliğinden üzüntü duyuyorsunuz sevgili Gülsüm. Herşey duygularınız kadar güzel olsun. Teşekkürlerimle..  18.11.2008 16:08
 

Devlet- Özel zihniyeitnden çok, insan vicdanı ile alakalı. Her şeyin kar marjı olarak bakıldığı şu an da ne yazıkki yaşlılarımızda bu zhniyetten nasibini aldı!

yekruseha 
 17.11.2008 15:18
Cevap :
Teşekkürler ziyaretiniz için. Evet, bu konularda kurumlar değil, vicdanlar ve insan faktörü önemli. Keşke diyorum, yaşlılar, çocuklar ve hastalar para hırsına alet edilmese .. Sağlıklı ve mutlu yarınlar diliyorum.  18.11.2008 16:07
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 348
Toplam yorum
: 959
Toplam mesaj
: 108
Ort. okunma sayısı
: 1298
Kayıt tarihi
: 31.10.07
 
 

İstanbul 25 Temmuz : /… İşletme tahsil ettim. Özel ilgi alanım olduğu için 2 yıl Psikoloji okudum..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster