Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Kasım '08

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
2749
 

Türkiye nerde, biz nerde yaşıyoruz?

Türkiye nerde, biz nerde yaşıyoruz?
 

En çok soruyu çocuklar sorar. Çünkü her şeyi öğrenmeye ihtiyaçları vardır Hiçbir şeyi bilmezler. Hayatın bütün ögelerini tek tek öğrenmek zorundadırlar.

Biz de çocukken sorular sorduk. Kimimizin sorularını cevaplandırdılar, kimimizin soruları yanıtsız kaldı belki. Verilen cevapların ne kadarı doğruydu, o da başka bir konu.

Anne babaların doğrusu, çocuklar için her zaman aynı anlamı ifade etmez biliyorsunuz. Hatta büyüdüğümüzde anamızdan babamızdan farklı düşünebiliriz. Kuşak çatışması dediğimiz şey de zaten buradan çıkar ya...

*****

Çocukların adam yerine konup sorularının cevaplanmadığı, hatta daha da beteri soru sormalarının engellendiği toplumlardan biriyiz. Belki son yıllarda biraz aşama kaydettik ama, hâlâ çoğunluğu teşkil eden ailelerde çocuklar yeterince "insan" yerine konmamakta ve sorularına net cevaplar alamamaktadrdılar.

Şüphesiz bu durum onların yeterince yetişmesini de engellemekte ve kültür düzeyi düşük bir toplumun temelleri böyle atılmaktadır.

*****

Büyüdükçe insanların soru sorma duyguları azalır mı? Hiç sanmıyorum. Ama çocuklara göre daha az soru sormaz mıyız? Oysa her şeye aklı eren yetişkin biri olarak daha çok öğrenmek, bunun için de daha çok soru sormak zorundayız.

Fakat ndense çoğumuz, artık her şeyi biliyorum havasında, dağarcığımıza yeni bir şey ekleme ihtiyacı duymadığımz gibi, ahkâm kesip etrafa akıl vermekten de geri durmuyoruz.

Günlük hayatta siyasetin girdabına kapılıp durmadan yöneticilere çatan, onları tenkit eden ve aklınca onlara yol gösterenlere bakarsanız, çoğunluğunun benim gibi kendi hayatını bile doğru dürüst düzene sokamamış insanlar olduğunu görürsünüz.

Ekonomik, sosyal ve kültürel bazda belli bir mesafe katedenler, bizim kadar günlük politikaya bulaşmazlar ve durmadan herkese akıl vermezler.

*****

Pazar günü internette gezinirken bir haber gördüm. Bir şarap krizi yaşanmış... Nerde nasıl olduğunu merak ediyor değil mi insan... Hele içinde şarap ve kriz kelimeleri de geçince... Zaten haberi hazırlayanlar da belli ki böyle yapıp tirajı ya da reytingi artırmayı düşünmüşler.

Efendim, Amerika'da Başkan Bush, gider ayak dünyanın içinde bulunduğu krize çözüm bulmak amacıyla, ekonomik olarak söz sahibi 20 ülkenin yetkililerini Beyaz Saray'da toplamış. Ekonomoik krize çare bulmak için yapılan toplantıda, piyasa değeri hayli yüksek şarap ikram edilmiş.

Dünya ve Amerikan basınında işin bu çarpık tarafı haber konusu yapılırken, bizim basının ilgisini de Recep Tayyip Erdoğan'ın "şarap içmemesi" çekmiş ve Başbakanın bardağında su olması sanki bir kriz gibi duyurulmuş.

*****

Ben ekonomik kriz için 20 ülkenin Amerika'da toplandığını bu haberden öğrendim. Eminim benim gibi başkaları da vardır.

Çünkü bizim için dünyanın ekonomik krizine çözüm amacıyla toplanan 20 ülke arasında yer almamızın, hiçbir haber değeri yok, ama burada başbakanın şarap içmemesi önemli(!) bir haber...

Evde, bu tür siyasi işlerle pek uğraşmayan bir bayan ahbabımız vardı.

Hemen kendisine şu soruyu sordum:

"- Sence Türkiye dünya ülkeleri arasında kaçıncı sırada yer alır?"

"- Hangi açıdan?"

"- Genel olarak"

"- Peki dünyada kaç ülke var?"

Bu soru benimkinden de zor aslında. Çünkü dünyadaki ülke sayısı herkese göre değişiyor. Birleşmiş Milletler kayıtlarına göre 171 galiba... BM'ye üye olmayanlar da var. Neyse ben o kadar ayrıntıya girmemek için, "160 kadar" diye cevaplandırdım.

"- Sanırım 100. sırada filan..."

"- Biliyorsun, dünyanın bir ekonomik krize doğru gittiği söyleniyor. Amerika bu konuyla ilgili dünyanın en büyük 20 ülkesini toplantıya çağrmış... Bunların arasında Tükiye de var biliyor musun?"

"- Hadi canım! Türkiye dünyanın ilk 20 ülkesi arasında mıymış?

"- Elbette..."

"- O zaman neden biz bunu hissetmiyoruz?"

*****

Ben konuyu daha Erdoğan'ın şarap içmediğine getirecektim ama bu soru karşısında çarpıldım.

Evet olay budur.

Türkiye dünyanın ilk 20 ülkesi arasında yer alıyorsa, biz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak bunu niye farketmiyoruz?

*****

Birinci sebep herhalde, Türkiye'nin böyle önemli bir toplantıya katıldığını, bizim ancak başbakanımızın şarap içmemesi dolayısıyla öğrenmemizdir.

İknci sebep de durumumuzun farkında olup, "ülkenin bu zenginliği bize niye yansımıyor?" sorusunu sormamamızdır.

Gerisi lâf ü güzaf.....


Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Acaba gelişmişlik ve ekonomimizin iyi olması nedeniyle mi 20 ler arasında söz sahibi olan bir ülkeyiz; yoksa stratejik yönden orada bulunan misafir bir ülke miyiz? Selamlar

Hilmi Polat 
 17.11.2008 22:28
Cevap :
Zayıf bir ülkenin stratejisinden ne olur ki Hilmi bey... Stratejik önem de bir tür güçlülüktür diye düşünüyorum. Ben ekonomist değilim ama, bu anlamda aranılan özelliklere sahip olmayan bir ülkeyi sırf kara kaşı kara gözü için G-20 toplantısına çağırmazlar. Öyle olsa bu bir skandal olur. Siz Türkiye'nin ekonomisini güçlü ve yeterli bulmazken sanırım vatandaşların durumunu, büyük şehirler dışındaki yelerin perişan halini kastediyorsunuz. Ben de bir anlamda zaten bu çarpık bölüşüme ve ülkenin genel halindeki yetersizliğe işaret etmeye çalıştım. Hepimiz aynı derdi çekiyoruz, fakat bu derdin nerden kaynaklandığı konusundaki şikâyetlerimiz ve tespitlerimiz farklı. Oysa vatandaş olarak hepimiz önce "şu dertlerimiz bir sona ersin" konusu üzerine odaklaşmamız lazım. O parti bu parti derken, arada yükünü tutanlar alıp başını gidiyor. Katkınız için teşekkür ederek selam ve saygılar sunarım.  18.11.2008 10:04
 

Bu toplantıda çok da önemli mesajlar verdik, ABD, AB ve IMF yetkililerine. Ancak siyasi alanda sadece, " Bu başbakan 6 yıl sonra bizi IMF'e muhtaç etti" şklinde özetlendi. Oysa IMF ile ilk kez kıran kırana pazarlık edebilir olduk. Bizim ilk 20 lerde oluşumuzu fark etmeyişimizin bir önemli nedeni de, sürekli kendimizi gene kendimizle kuyaslar oluşumuzdur. Dışarıda her şey gülistanlık gibi nedense!!!

Muharrem Soyek 
 17.11.2008 15:23
Cevap :
Böyle önemli ve ciddi konularda ancak Basın'ın bize yansıttığı kadar bilgi sahibi olabiliyoruz. Bunlar da ya gerçeklerden uzak, ya da çok cüzi bir parçası oluyor. Mesela sizin bahsettiğiniz şu IMF meselesi... Bugünkü gazetelere bir bakın, anlayın ne olduğunu anlayabilirseniz. Bir gazete sırf hükümet karşıtlığını gösterebilmek için IMF'ye verip veriştirirken, diğeri aynı maksatla yağ çekiyor. Şöyle bir kendimize gelmeye ihtiyacımız var. Katkınız için teşekkür ediyor selam ve saygılar sunuyorum.  17.11.2008 16:06
 

Ülkemiz güzel..nimetle bol..lakin..evet lakin hoyratça kullanıyoruz bu güzellikler..yansıtmayı pek bilmiyoruz..sağ olsun bizi yönetenlerde buna çanak tutuyor..Güzel bir konuya temas etmişsiniz..

emeklidede 
 17.11.2008 13:14
Cevap :
Yaşadığımız güzelliğin farkında değilsek, ya da farkında olmamıza rağmen doyasıya onu yaşayamıyorsak, bir yerde yanlışlıklar olduğunu farketmeliyiz artık diy düşünüyorum ve katkılarınız için size teşekkür ederik selam ve saygılar sunuyorum.  17.11.2008 15:03
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 859
Toplam yorum
: 1414
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 945
Kayıt tarihi
: 21.06.06
 
 

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu, ekonomik..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster