Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Şubat '16

 
Kategori
Sivil Toplum Kuruluşları
Okunma Sayısı
161
 

Denizli Yunus Emre Gönül Derneği barışa uçan Güvercin

Denizli Yunus Emre Gönül Derneği barışa uçan Güvercin
 

Gönüller yapsınlar, gönüllerde kalsınlar. Av. Mümtaz Sami Özok


Çeşit çeşit savaşların, çeşit çeşit sömürülerin yaşandığı dünyamızın barışa, yardımlaşmaya, kardeşliğe bugün her zamankinden daha çok gereksinimi var. Bu düşünce dünyanın her yerindeki sıradan insanların aklından şu ya da bu şekilde mutlaka geçmiştir, geçmektedir.

Onların da, Denizli Yunus Emre Gönül Derneği kurucularının da aklından geçmiş. “Bir araya gelip barış bilincini yakından uzağa yayalım” demişler. “Dünyanın hiçbir yerinde olmayan bir barış elçisinin, Yunus Emre’nin o ulu velinin, düşünürün, mutasavvıfın çağları aşıp bize ulaşan ulu çınarının gölgesinde oluşturacağımız projelerle barış fikrini daha görünür kılalım, insanların birbirlerine dostça yaklaşmalarının yolunu açalım” diye düşünmüşler. 

Demiş ve Dünya Barış Günü olarak kutlanmakta olan 1 Eylül sabahı derneklerini kurmuşlar.

Bütün bunları Denizli’nin uydudan yayın yapan DRT adlı kanalındaki Sabah Keyfi programına 05.02.2016 sabahı konuk olan Denizli Yunus Emre Gönül Derneği Başkanı Şair, Avukat Mümtaz Sami Özok’tan öğreniyoruz.

Dernek olarak niyetlerinin öncelikle Denizli’de sonra bütün ülkede ve sonra da bütün dünyada barış bilincini yaygınlaştırmak olduğunu, bunu Yunus Emre’nin şahsında, dünyada eşi benzeri olmayan bu gönül insanının gölgesinde gerçekleştirmenin mümkün olduğunu ekliyor.

Milli Eğitim yetkilileri ile el ele Yunus Emre’yi okullarda tanıtmak adına çalışmalar yapma yönünde bir projeyi de yaşama geçirmeyi düşündüklerini ifade ediyor.

Yıllar boyunca çeşitli etkinliklerde kendilerini ifade etmiş, barışçıl yapıcı fikirlerini toplantılarla, televizyon programlarıyla insanlara anlatmışlar.

Ne yazık ki yetmemiş.

Kocaman yüreklerinde daha büyük projeler varmış ve o büyük projeleri gerçekten dinlemesi gereken yüksek yerlerdeki insanlara tüm çabalarına rağmen istedikleri gibi duyuramamışlar.

Onlar Yunus Emre’nin “giderdim gönlümden kini / kin tutanın yoktur dini” dizelerine sırtlarını dayayıp kendi gönüllerini birer gül bahçesine çevirmişler.

“Gelin tanış olalım / yad isek bilişelim” dizelerini ilke olarak kabul edip barışın insanlık arasında yayılması için kurmuş oldukları gönül birliğinin suya atılan bir taşın oluşturduğu halkalar gibi halka halka bütün insanlığa yayılmasını dilemiş, hedeflemişler.

Dünyada eşi bulunmayan Pamukkale Şelalesinin beyazını gönüllerdeki beyazla eşleştirmişler.

Dünya Barış Ödülü’nün dinamiti icat ederek sonraki süreçlerde çok sayıda canın yok olmasına neden olan kişinin, Nobel’in adına değil; Yunus Emre gibi yetmiş iki milleti sevgilisi olarak görebilen gerçek bir barış insanının adına verilmesinin daha doğru olacağını düşünmüşler.

Çok güzel projeleri var.

Dünya Barış Günü’nde barış adına yapılacak bir etkinliğin en çok Türkiye’ye yakışacağı inancıyla yola çıkmışlar. Her yıl 1 Eylül’de Denizli’de “Dünya Barış Konferansı toplanmasını; dünyanın her yerinden gelecek bilim ve gönül insanlarının orada bildirilerini sunmalarını; o etkinlikte Yunus Emre Barış ödülünün Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı eliyle sahibini bulmasını, katılımcıların barış adına fidanlar dikmeyi gelenekselleştirmelerini bir proje haline getirmişler.

Tüm çabalarımıza rağmen Kültür Müdürlüğü’nden öteye sesimizi duyuramadık diye yakınıyor dernek başkanı Avukat Mümtaz Sami Özok.  Kendilerine para yardımı teklifleri geldiğini söyledikten sonra bu işin para yardımı ile gerçekleşemeyeceğini ifade ediyor. “Projemiz ancak Cumhurbaşkanlığı, düzeyinde, onun himayesinde anlaşılıp desteklenebilirse hayat bulabilir, sesimizi oralara ulaştırmak durumundayız” diyor.

Yunus Emre ile ilgili olarak halk arasında da anlatılan olaylara da değiniyor. Onun nasıl bir barış önderi olduğunu örneklerle ifade ediyor. onun niçin böyle bir etkinliğe ışık tutabileceğini sakin ve inançlı bir dille anlatıyor. Molla Kasım’dan, Ana Bacı’dan, Taptuk Emre’den söz ediyor.

Çeşitli yazılarımızda bizim de dile getirmiş olduğumuz gibi insanoğlu kişisel, ulusal, etnik, dini, mezhepsel ve çoğu kez de ekonomik hesaplarla dünyayı bir savaş alanına çevirmeye devam ederken üzerinde yaşadığımız yerkürenin her zamankinden daha çok barışa gereksinimi var. Yunus Emre Gönül Derneği’nin güzel projeleri bu yolu zorlayabilecek nitelik ve kapasitede kıymetli çabalara en güzel örneklerdir.

Böyle yüce bir ülküye gönül vermiş olan sayıları iki yüz civarında olarak ifade edilen dernek üyeleri Anadolu’nun tarihte yaşamış olan ve minnetle andığımız gönül erlerinin günümüzde yaşayan torunlarıdır.

Başkan Av. Mümtaz Sami Özok DTR kanalındaki programını “halkımıza selamlarımı sunuyorum, gönüller yapsınlar, gönüllerde kalsınlar” diyerek bitiriyor.

İlgililerin bu projelerden haberdar olmaları, yaşama geçirmeleri en az o derneğin fedakâr, güzel yürekli, güzel niyetli insanları kadar bizim de dileğimizdir.

NOT: Yunus Emre Gönül Derneği Başkanı Av. Mümtaz Sami Özok çok yakında Denizli DRT televizyonunda on beş günde bir yayınlanacak programlar da yapacağını da bildirmiştir.

05.02.2016

14:38

Abdülkadir Güler bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Amaçlarını destekliyorum. "Para yardımı"nı küçümsemesinler... O yardımla tanıtımlar yapabilirler, zirvelere mektuplar gönderebilirler, yayın yapabilirler, reklam yapabilirler. Selâmlar...

İsmail Hakkı CENGİZ 
 08.02.2016 11:14
Cevap :
Kesinlikle haklısınız. Para pek çok kapıyı açan önemli bir anahtardır. Eğer fikrin yükseklere uçup en yüksekte bulunanlara da ulaşması isteniyorsa para uçak ya da uçak yakıtı görevi görebilir. Çok kıymetli katkınız için teşekkür eder, esenlikler dilerim.  08.02.2016 20:46
 

Böyle etkinlikler mutlaka desteklenmeli, umarım amaca ulaşılır. "1991 yılı UNESCO tarafından Yunus Emre'nin doğumunun 750. yılı sevgi yılı olarak anılmıştır." "Mevlana’nın doğumunun 800. yıldönümü, 2007 yılı Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu (UNESCO) tarafından “Dünya Mevlana yılı” ilan edildi. Türk Hükûmetinin önerisi doğrultusunda UNESCO tarafından "Dünya hoşgörü yılı" olarak ilan edilmişti." Bu konularda bloğumuzda da yazılıyor, özellikle değerli yazarımız AbdulKadir Güler'de sıklıkla yazıyor. Elinize sağlık saygılar

Cemile Torun 
 06.02.2016 9:31
Cevap :
Kıymetli Yazar Arkadaşım, Eminim diğer dinlerde ve kültürlerde de kendi çaplarında barıştan, tanış olmaktan söz eden kimseler olmuştur. Aklı başında, kalbi temiz her insanda bu maya bulunur. Ancak ben şahsen Denizli Yunus Emre Gönül Derneği Başkanının bu anlamda "Yunus Emre kadar büyüğü yok" fikrini destekliyorum. Dünyadaki imajı gittikçe güçlenen, dünyanın her yerinden görünür hale gelmiş olan Türkiye'nin bu adla ve bu anlamda barış sempozyumlarına ev sahipliği yapması, barış ödülü vermesi doğal bir durumdur. Bu etkinlikler süper güçlerin dünyada baskıyla normal durumlar haline getirmiş olduğu haksızlıkların ve zulümlerin sorgulanmasını da sağlar. Bu yolla bir yandan dünyada barış anlayışına ciddi bir katkı sağlanır öte yandan barış fikrinin her ülkede toplum katlarında daha yoğun düşünülmesine, konuşulmasına, yazılmasına zemin hazırlanır. Kıymetli katkınız için çok teşekkür eder, esenlikler dilerim.  08.02.2016 20:56
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 327
Toplam yorum
: 227
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 202
Kayıt tarihi
: 21.06.14
 
 

Yaşadığımız evrenin oldukça zengin bir yer olduğunun farkındayım.  Bu zenginliğin çok az bir kısm..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster