Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Nisan '07

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
768
 

Dil öğrenimi ve konsantrasyon

Bugün bir gazetenin zevkle takip ettiğim Bilim Teknoloji ekinde okuduğum bir haber bana dil öğrenimi ile ilgili yazmaya başlamamın gerekliliğini bir kez daha hatırlattı. Bu yazıda iki dil bilenlerin daha iyi konsantre olduklarından bahsediliyordu. Bazı bilim adamlarına göre iki dil bilenler bu dilleri karıştırmamak için dikkat etmek zorunda olduklarından beyindeki önemli bölgelerin daha iyi çalışmasını sağlıyorlarmış. Ayrıca bu insanların yaşlandıklarında Alzaimer veya diğer beyin hastalıklarına daha geç yakalandıkları ileri sürülüyor. Bununla birlikte doğru kelimeyi bulmak için zorlandıklarından diğer insanlardan fark birkaç salise de olsa daha yavaş konuştuklarından söz ediliyordu. Bir an sadece iki dil konuşan biri değil aynı zamanda bu dili öğretenlerden de biri olduğum için mutluluk duydum ve akşam yazımın başına oturdum. Peki ya her insan dil öğrenebilir mi? Yoksa bu özel bir yetenekmi gerektirir?

Mesleğe ilk başladığım yıllardan bu yana bana en çok yöneltilen sorulardan birisi de

“Ben İngilizce öğrenebilir miyim?” sorusudur. Benimse mesleğin ilk yıllarında soruyu soranların azmini kırmamak adına daha sonraları ise gerçekten inancım arttığı için yanıtım hep “Evet”olmuştur. Elbetteki dil öğreniminde yeteneğin önemini yadsımamak gerekir. Ancak ortalama zeka kapasitesine sahip her insan dilediği yaşta dil öğrenebilir.

Her insanın dil öğreniminde farklı hedefleri ve farklı bir öğrenme tarzı vardır. Öğrenme tarzı hedeflere göre değişkenlik gösterebilir. Örneğin dil öğrenmek isteyen kimsenin amacı karşılıklı konuşmaya yönelik ise dersler dinleme - konuşma ağırlıklı şiir, drama çalışmaları, bunların yorumlamaları ya da benzeri etkinliklerle yürütülebilir. Yazma - okuma ağırlıklı çalışmalar ise daha çok belli sınavlara hazırlık yapmak için diğerlerine ek olarak yapılabilir. Bir de doğal ortamda öğrenmek vardır ki bu öğrenimi oldukça hızlandırır. Çoğu öğretmen dil sınıflarında bunu yaratmak için bazı durumlar dışında ana dili kullanmazlar.Dil öğrenmek isteyen kişiler kendi amaçları doğrultusunda çalışma ortam ve tekniklerine karar verirler. Seçtiğimiz teknik ya da ortam ne olursa olsun her şeyde olduğu gibi dil öğreniminde de kendimize inanmamız sabır ve sebatla devam etmemiz önemlidir.

Umarım yazımın başında bahsettiğim haber dil öğrenmeye başlayacak olan ya da başlayıp da devam edenleri biraz olsun güdüler. Buna göre konsantrasyonumuzu artıran ve ileriki yıllarda bizi Alzheimer’dan koruyacak olan bu etkinliğe devam eden herkese keyifli bir öğrenim süreci ve başarılar diliyorum...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ilave olarak tecrubelerim isiginda; Dil ogrenme erken yas ile orantilidir. Ikinci ucuncu dilleri ogrenme egitim ile orantilidir."iyi ogrenimliler daha colay anlaminda" 2ci dilin ana dili hale gelmesi sureci cok uzun ama mumkun 2. dilin kulturunun tamamen abzorbe edilmesiyle. Yasadiniz ulkenin disinda bir dil ogreniyorsanin bol bol yayin okuyun. O dildedusunmeye calisin. TV nin rolu cok buyuk kulak dolduruyor. TEd de egitim alinca o yillarda ben sanki bu lisani biliyorum demistim yanilgim uzun surmedi .Ama gene en iyi egitim o egrenim yuvasinda idi. saglikla

Newyorker 
 17.04.2007 17:51
Cevap :
Sayın Newyorker, Bol bol yayın okuma ve o dilde düşünme yeteneğini geliştirme konusundaki tavsiyelerinize yürekten katılıyorum. Sanırım bir lisanı öğrenmenin sonu yok. İlginiz için teşekkür ediyorum. Saygılarımla  18.04.2007 20:39
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 12
Toplam yorum
: 40
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 3694
Kayıt tarihi
: 19.03.07
 
 

1966 Ankara doğumluyum. Ortaokul ve Liseyi TED Kayseri Koleji'nde tamamladım. Gazi İngilizce Öğretme..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster